Ana içeriğe atla

Ulusal ve Uluslararası Yargı Kararları ışığında Deprem Hukuku Uluslararası Sempozyomu Bildiri Kitabı 24-25 MAYIS 2021

1

Kitap Adı: Ulusal ve Uluslararası Yargı Kararları ışığında Deprem Hukuku Uluslararası Sempozyomu Bildiri Kitabı 24-25 MAYIS 2021

Yazar: Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu / Prof. Dr. Fulya İlçin Gönenç

Yayınevi: İstanbul Medipol Üniversitesi Yayınları

Sayfa Sayısı: 84

Ebat:

ISBN: 978-605-4797-42-4

Pdf İndir

Kitabın Konusu

Anayasanın 125. maddesinde idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu ve idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu düzenlenmektedir. Buna göre idarenin sorumluluğu kusur şartına bağlanmamıştır. İdarenin sorumluluğu kusura dayanan sorumluluk veya kusursuz sorumluluk şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Bu bağlamda idarenin sorumluluğundan söz edebilmek için idari davranış, zarar ve idari davranış ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bununla birlikte doktrin ve yargı içtihatlarında kural olarak, mücbir sebep kabul edilen doğal afetlerin idarenin hem kusur hem de kusursuz sorumluluğunu kaldıran bir hal olduğu kabul edilmektedir. Mücbir sebep, idarenin faaliyetinin dışında gelişen öngörülemeyen ve önlenemeyen olaylardır. Deprem ise mücbir sebebin en klasik örneği olmasının yanında en sık karşılaşılan ve toplum hayatına etkisi de en ağır olan doğal afetlerin başında gelmektedir. Bununla birlikte günümüzde yaşanan teknolojik ve bilimsel gelişmeler depremi öngörülemez olmaktan çıkarmıştır. Daha açık ifadeyle, depremin önlenmesi mümkün olmamakla birlikte, hangi yerde, hangi şiddet ve büyüklükte deprem olabileceği bilimsel olarak ortaya konulabilmektedir. Buna ilaveten deprem bölgelerinde yapılan binaların da, bilimsel olarak öngörülen depremlere dayanıklı yapılması mümkün ve gereklidir. Bu noktada idarenin imar mevzuatı uyarınca yapıların depreme dayanıklılığını sağlamak için yapılaşma koşullarını düzenleme, bunlara ilişkin ruhsatlandırma yapma ve denetleme görev ve yetkisi bulunmaktadır. İdarenin kusur sorumluğunun dayanağını oluşturan hizmet kusuru ise iradi bir işlem ya da eylemden kaynaklanabileceği gibi, idarenin dikkatsizliğinden, tedbirsizliğinden ve ihmalinden de kaynaklanabilir. Bu husus, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla idarenin imar mevzuatından kaynaklanan görev ve yetkilerini yerine getirmemesi, denetim ve kontrol görevlerini yapmaması hallerinde idarenin hizmet kusurundan söz edilebilecektir. Bu bağlamda deprem, idarenin davranışıyla deprem neticesinde ortaya çıkan zarar arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırmamaktadır. Bu halde ise deprem neticesinde ortaya çıkan maddi ve manevi zararlardan idarenin kusuru oranında sorumlu olması hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Nitekim Danıştay kararlarında da depremin mücbir sebep olduğu kabul edilmekle birlikte, her somut olayda depremin meydana geldiği yer, zaman ve şartlara göre idarenin sorumluluğuna etkisi de ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Bu çalışmada da ilgili yargı içtihatları göz önünde bulundurularak, deprem dolayısıyla ortaya çıkan zararlardan idarenin sorumluluğuna ilişkin hukuki esasların belirlenmesi amaçlanmaktadır.