Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi
Sayı 17

·2011

Tıp eğitiminde hasta - Prof. Dr. Hüsrev Hatemi Tıklayınız.

Hekim paradoksu - Dr. Sule Selvi Tıklayınız.

Psikiyatride hekim-hasta ilişkisi - Prof. Dr. Kemal Sayar Tıklayınız.

Sağlık bakanlığı iletişim merkezi – sabim - Dr. Ekrem Atbakan Tıklayınız.

Etik yönden hasta hakları - Doç. Dr. Hanzade Doğan Tıklayınız.

Hasta şikâyetlerinin hukuksal boyutu - Dr. Nurhan Demirhan Tıklayınız.

Sağlıkta sahtecilik ve bilişim önlemleri - İlker Köse Tıklayınız.

Hasta şikâyetlerini fırsata dönüştürmek - Dr. Selma Altındiş Tıklayınız.

Doktorum altın kafeste – fıkra gibi hasta şikâyetleri - Prof. Dr. Şaban Şimşek Tıklayınız.

Neden hekim hakları - Dr. Recep Güloğlu Tıklayınız.

Hastayım, Öyleyse Haklıyım: Bir “Empati” Denemesi -  Dr. Sebahattin Işık Tıklayınız.

Hasta ne bekler, hekim ne bekler - Prof. Dr. Yüksel Altuntaş Tıklayınız. 

Ulvi Alacakaptan: Biz ev ziyaretinde birbirine ilaç ikram eden bir milletiz Tıklayınız.

Body worlds'un ardından- Dr. Mahmut Tokaç Tıklayınız.

Sağlıkta vizyon: politikaların seyri - Prof. Dr. Sabahattin Aydın Tıklayınız.

Akılcı ilaç kullanımı perspektifinden ilaç harcamalarının kontrolü - Ecz. Aylin Acar Sancar Tıklayınız.

Değişimin karşı konulamaz gücü ve çalışan faktörü - Osman Alkan – Dr. M.Şefik Köprülü Tıklayınız.

Kalite yönetim sistemini doğru anlamak- Hidayet Şahin Tıklayınız.

Tıp eğitimi: yeni eğilimler - Dr. Ahmet Murt Tıklayınız.

Avrupa’da toplum sağlığı: fırsatlar ve tehditler - Zsuzsanna Jacob Tıklayınız.

Gdo: devrim mi, kâbus mu? -Prof. Dr. Mustafa Alişarlı Tıklayınız.

Korkutan metallo-beta-laktamaz ndm-1- Prof. Dr. Haluk Vahaboğlu Tıklayınız.

Türkiye Tohum Gen Bankası - Kürşad Özbek Tıklayınız.

Şifa tasları - Dr. Ercan Topçu Tıklayınız.

Teletıp - Dr. Rıfat Pamuk Tıklayınız.

Allianoi - Doç. Dr. Gülten Dinç Tıklayınız.

1Bağlı olmak, bağımlı olmak: İnsanoğlu daha tek bir hücre halindeyken bile, gezinme ye başlar, bağlanacak ve yaşayacak bir yer bulabilmek için. Bu gezinti çok uzun sürmez, kendine uygun kuytu ve sıcak bir köşe bulduğunda gelişmeye başlar; ama büyü dükçe bağlanma ihtiyacı da artar. Gelişmiş bir fetüs, artık göbek bağıyla bağlıdır annesine. Tüm ihtiyaçlarını bu bağ sayesinde karşılar. Günün birinde artık dışarı çıkmak ister ve çıkar çıkmaz da bu bağı kesiliverir. İnsanın en dramatik ayrılığı olduğu söylenir, bu “bağ kopmasının”. Ancak boş durmaz insanoğlu. Avazı çıktığı kadar ağlamaya başlar, yeni geldiği bu dünyada. Belki de bu, yeni bir bağlanma ihtiyacının dışa vurumundan başka bir şey değildir. Nite kim öyle de olur; çevresindekiler hemen onu alır, annesinin kucağına verir ve böylece anne ile bağlantısı, farklı bir şekilde de olsa sürdürülür. Kendi kendine yetebilecek konuma gelinceye kadar, yıllarca sürecek bir bağlılık öyküsüdür bu. Tüm ihtiyaçları, başkası tarafından karşılanmak zorundadır. Hem o hem de çevresi çok iyi bilir ki, bağlantısını kopardığı anda hayatta kalabilmesi mümkün değildir. Çocukluktan çıkıp gençliğe adım attığında bağlanabileceği şeylerin sayısı da artmaya başlar. Annesine ve babasına bağlılığı devam etmekle birlikte, okula da bağlanabilir, spora da bağlanabilir, karşı cinsten bir arkadaşa da bağlanabilir. Biz de ona hep bağlanmanın faziletlerinden bahsederiz. Ailesine bağlı olmasını, okuluna bağlı olmasını, milletine, devletine bağlı olmasını, vefa duygusunu kaybetmemesini öğütleriz, “sürüden kaçan...
Yayın Yılı2011
Kategori Sayı 17
Dil Türkçe
Çevrimiçi Okuyucu
— / —
100%

PDF yükleniyor…

Bilgi / Destek Butonu