Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Uluslararası katılımlı Birinci Ses Terapisi Kongresi gerçekleşti

24.04.2026

İlk kez İstanbul Medipol Üniversitesinde düzenlenen Uluslararası Katılımlı 1. Ses Terapisi Kongresi, disiplinler arası iş birliğinin önemini vurgularken; alanın kendi kimliğiyle güçlenmesi adına önemli bir dönüm noktası oldu. İki gün süren kongrede akademisyenler, uzmanlar ve öğrenciler ses terapisine dair güncel yaklaşımları ve klinik deneyimleri paylaştı.

1. Uluslararası ses terapisi kongresi

İstanbul Medipol Üniversitesi, sağlık bilimleri alanında bir ilke imza atarak ses terapisi alanının ilk uluslararası buluşmalarından birine ev sahipliği yaptı. İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri FakültesiDil ve Konuşma Terapisi Bölümü ile Dil ve Konuşma Terapistleri Derneği (DKTD) iş birliğinde düzenlenen Uluslararası Katılımlı 1. Ses Terapisi Kongresi, yalnızca bir bilimsel toplantı olmanın ötesine geçerek, alanın kendi kimliğiyle görünürlük kazandığı güçlü bir platforma dönüştü. 

Güney Kampüs Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirilen kongre, akademi ile klinik pratiği aynı zeminde buluştururken; ses bozukluklarının değerlendirilmesi ve tedavisinde disiplinler arası iş birliğinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ortaya koydu. Alanın farklı paydaşlarını bir araya getiren bu ilk buluşma, ses terapisi disiplininin Türkiye’de kurumsallaşma sürecine de önemli bir ivme kazandırdı. Kongrenin açış konuşmalarını İstanbul Medipol Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ramazan Sertan Özdemir ile İstanbul Medipol Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Saime Seyhun Topbaş yaptı.

Kongre boyunca söz alan konuşmacılar, yalnızca teorik bilgiyi aktarmakla kalmayıp, sahadan gelen deneyimlerle zenginleşen bir içerik sunarak katılımcılara ses terapisi alanındaki güncel yaklaşımlar, değişen mesleki sınırlar ve geleceğe dair yeni yönelimler hakkında kapsamlı bir bakış açısı kazandırdı. Bu yönüyle kongre, katılımcılar için yalnızca bir dinleme alanı değil, aynı zamanda mesleki farkındalık ve etkileşim zemini oluşturdu.

DOÇ. DR. ÖZDEMİR: BU KONGRE ALANIMIZIN KENDİ KİMLİĞİNİ ORTAYA KOYUYOR
Kongrenin açış konuşmasını yapan İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ramazan Sertan Özdemir, etkinliğin mesleki açıdan taşıdığı anlamı vurguladı.

Dil ve konuşma terapistlerinin bugüne kadar farklı disiplinlerin düzenlediği kongre ve etkinliklerde aktif olarak yer aldığını ifade eden Özdemir, artık alanın kendi perspektifinden bağımsız organizasyonlara ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Özdemir, “Bu etkinlik, alanımızın kendi kimliğiyle var olmasının bir göstergesidir. Umuyorum ki gelenekselleşerek her yıl devam edecek ve sizlerin sahip çıkmasıyla daha da büyüyecek.” sözleriyle etkinliğin geleceğine dair beklentisini paylaştı.

PROF. TOPBAŞ: SES TERAPİSİ EKİP İŞİDİR
Açış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Medipol Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Saime Seyhun Topbaş, ses bozukluklarının doğası gereği çok katmanlı ve disiplinler arası bir alan olduğuna dikkat çekti.

Topbaş, ses bozukluklarının ele alınmasının yalnızca tek bir disiplinin sınırları içinde mümkün olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ses bozukluklarından söz ettiğimizde aslında çok disiplinli bir alandan bahsediyoruz. Bu noktada danışanı merkeze alıyoruz. Bir sorun varsa, bunu ele almak için en az iki temel alanın birlikte çalışması gerekir: Kulak burun boğaz ve dil-konuşma terapisi.”

Sesin boğaz, ağız ve solunum sistemiyle ilişkili karmaşık bir yapı olduğunu vurgulayan Topbaş, ortaya çıkan patolojilerin değerlendirilmesinde cerrahi ve terapi süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

“TANI HEKİMİN, DEĞERLENDİRME TERAPİSTİN SORUMLULUĞUNDADIR”
Konuşmasının devamında klinik süreçlere değinen Topbaş, ses bozukluklarının değerlendirilmesinde doğru soruları sormanın belirleyici olduğunu vurguladı. Cerrahi gerektirmeyen durumlarda terapinin yeterli olup olmayacağı, cerrahi öncesi hazırlığın gerekliliği ya da cerrahi sonrası terapi ihtiyacının nasıl planlanacağı gibi başlıkların, ancak disiplinler arası iş birliğiyle sağlıklı şekilde yanıtlanabileceğini ifade etti.

Dil ve konuşma terapistlerinin rolüne de açıklık getiren Topbaş, mesleki sınırların doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayarak, “Dil ve konuşma terapistlerinin görevi tıbbi tanı koymak değildir. Patolojinin varlığını belirlemek ve hastalık tanısı koymak hekimlerin sorumluluğundadır. Bizim görevimiz fonksiyonel değerlendirme yapmak, ses üretimini analiz etmek ve elde edilen verileri raporlamaktır.” dedi.

“ORTAK DEĞERLENDİRME, EŞ ZAMANLI ÇALIŞMA VE TEK BİR TEDAVİ PLANI ŞART”
Topbaş ayrıca multidisipliner ve interdisipliner çalışma modelleri arasındaki farklara değinerek, özellikle interdisipliner yaklaşımın önemine vurgu yaptı. Bu modelde ortak değerlendirme, eş zamanlı çalışma ve birlikte karar alma süreçlerinin öne çıktığını, tek ve bütüncül bir tedavi planının hasta merkezli sonuçlar açısından daha etkili olduğunu dile getirdi.

“Günümüzde sağlık yaklaşımı yalnızca fiziksel iyilikle sınırlı değil; bu nedenle ekip çalışması artık kaçınılmaz bir gereklilik.” diyen Topbaş, 1990’lı yıllardan itibaren süregelen akademik ve klinik iş birliklerinin alanın gelişiminde belirleyici olduğunu ifade etti.

Topbaş konuşmasını, bilginin paylaşımının ve birlikte üretmenin önemine dikkat çekerek şu sözlerle tamamladı: “Bilgiyi paylaşarak, birbirimizden öğrenerek ve iş birliği içinde çalışarak çok daha güçlü sonuçlar elde edebiliriz.”

Tarımda dijital dönüşümün görünmeyen yüzü: Yapay zekâ ve karbon emisyonları

Tarımda verimliliği artırmak için kullanılan yapay zekâ, çevre açısından beklenmedik bir tablo ortaya koyabiliyor. Doç. Dr. Mesut Öztırak’ın yer aldığı araştırmada, yapay zekâ yatırımlarındaki artışın tarımsal karbon emisyonlarındaki artışla birlikte görüldüğü ve ilişkinin yüksek emisyonlu ülkelerde daha belirgin olduğu tespit edildi. 

Sosyal medyada gençleri koruyan yeni dönem: Milyarlık Meta davası 

11 Eylül 2026

Yüksek yağ ve şeker tüketimi beynin ödül sistemini değiştiriyor

07 Eylül 2026

Doktor adayları beyaz önlüklerini giydi

İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri beyaz önlük heyecanı yaşadı.…
25 Nisan 2024

“İletişim Zirvesi” sona erdi

İletişim Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen ‘İletişim Zirvesi’nde sektörün duayen isimleri öğrencilerle bir…
25 Nisan 2024

“Öğrencilerin barışçıl protesto hakkını savunuyoruz”

İstanbul Medipol Üniversitesinden yapılan açıklamada, “ABD’de öğrencilerin insani ve…
25 Nisan 2024

Medipol’de otizme dikkat çekildi

Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen etkinlikte otizme dikkat çekildi. Etkinlikte…
22 Nisan 2024

"Ergoterapide Yenilikçi Yaklaşımlar" kongresi düzenlendi

Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü tarafından “Bilgi, İnovasyon ve Toplumsal Etki” temasıyla…
19 Nisan 2024

UTF öğrencileri beyaz önlüklerini giydi

İstanbul Medipol Üniversitesi Uluslararası Tıp Fakültesi öğrencileri, beyaz önlüklerini giydi.
16 Nisan 2024

Öğrencimiz Baylan’a TÜBİTAK’tan destek

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Doktora Programı Öğrencisi Muhammet Ali Beheşti Baylan’ın projesi TÜBİTAK 1002- A…
15 Nisan 2024

Ayva: Eğitim sistemimiz görme odaklı

İstanbul Medipol Üniversitesi Engelli Öğrenci Ofisi ile Ergoterapi Kulübü iş birliğinde “Görme Engellilerde…
30 Mart 2024

Medipol öğrencilerine TÜBİTAK’tan destek

Medipol öğrencilerinin TÜBİTAK 2209 A/B programları çerçevesinde yaptıkları 60 başvurudan 39’u destek almaya…
28 Mart 2024

Öğrencimiz Dursun'un akıllı insülin kiti tescillendi

Endüstriyel Tasarımı 4. Sınıf öğrencisi Kaan Dursun ile Öğr. Gör. Begüm Erçam, diyabet hastalarının yaşam…
28 Mart 2024

Doç. Dr. Acar, EURAM 2024’te sözlü bildiri sunacak

Doç. Dr. Pınar Acar’ın “Assessing Human Resources Information Systems in Human Resources Processes and…
23 Mart 2024

Prof. Oktav: Gazze’de yaşananlar önceden planlanmış koşulların sonucudur

İTBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü tarafından “Ortadoğu'da Güncel Meseleler” başlıklı konferans…
21 Mart 2024

Son Güncelleme Tarihi: 29/04/2026 - 15:42



Bilgi / Destek Butonu