Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Tarımda dijital dönüşümün görünmeyen yüzü: Yapay zekâ ve karbon emisyonları

11.09.2026

Tarımda verimliliği artırmak için kullanılan yapay zekâ, çevre açısından beklenmedik bir tablo ortaya koyabiliyor. Doç. Dr. Mesut Öztırak’ın yer aldığı araştırmada, yapay zekâ yatırımlarındaki artışın tarımsal karbon emisyonlarındaki artışla birlikte görüldüğü ve ilişkinin yüksek emisyonlu ülkelerde daha belirgin olduğu tespit edildi. 

Mesut Öztırak


İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Mesut Öztırak’ın yer aldığı araştırma ekibi, tarımda yapay zekâ kullanımının çevre üzerindeki etkisini inceledi. Sustainable Development dergisinde yayımlanan “Artificial Intelligence in Agriculture: A Pathway to Improved Environmental Outcomes?” başlıklı çalışma, 2012–2023 yılları arasında yapay zekâya en fazla yatırım yapan dokuz ülkenin verilerini ele aldı.

Araştırmanın sonuçları, tarımda yapay zekâ yatırımları arttıkça karbon emisyonlarının da artabildiğini ve bu ilişkinin emisyon düzeyi yüksek ülkelerde daha belirgin olduğunu ortaya koydu.  

YAPAY ZEKÂ TARIMI DAHA VERİMLİ HALE GETİREBİLİR
Yapay zekâ tarımda sulama, gübreleme, ilaçlama, üretim planlaması ve çevresel izleme gibi pek çok alanda kullanılabiliyor. Sensörler ve akıllı sistemler sayesinde ihtiyaç duyulan su veya gübre miktarının daha doğru belirlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılmasına yardımcı olabiliyor.

Ancak araştırma, teknolojinin çevre üzerindeki etkisinin yalnızca sağladığı verimlilikle açıklanamayacağını gösteriyor. Özellikle üretimi artırmaya odaklanan yapay zekâ uygulamaları, daha fazla enerji ve üretim girdisi kullanımına yol açabiliyor. Yapay zekâ sistemlerinin çalışması için gereken teknolojik altyapının enerji tüketimi de çevresel etkilerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. 

DOKUZ ÜLKENİN 12 YILLIK VERİLERİ İNCELENDİ
Araştırmada Kanada, Çin, Estonya, Fransa, Hindistan, İsrail, Japonya, İsviçre ve Amerika Birleşik Devletleri ele alındı. Bu ülkelerin 2012–2023 yılları arasındaki verileri karşılaştırılarak yapay zekâ yatırımları ile tarımsal karbon emisyonları arasındaki ilişki incelendi.

Çalışmada yalnızca yapay zekâ yatırımları değil, ekonomik büyüme, kırsal nüfus ve ülkelerin dış ticarete açıklığı gibi farklı faktörler de dikkate alındı. Araştırmacılar, farklı ülkeler ve farklı emisyon düzeyleri arasında ortaya çıkan değişimleri görebilmek için iki farklı istatistiksel analiz yöntemi kullandı.

YAPAY ZEKÂ YATIRIMLARI İLE EMİSYONLAR ARASINDA DİKKAT ÇEKEN İLİŞKİ
Çalışmanın en dikkat çekici sonucu, yapay zekâ yatırımlarındaki artışın tarımsal karbon emisyonlarındaki artışla birlikte görülmesi oldu. Araştırmacılar bu bulgunun yapay zekânın doğrudan çevreye zararlı olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Sonuçlar, teknolojinin yalnızca üretim artışı için değil, kaynak kullanımını ve çevresel etkileri azaltmak amacıyla da kullanılmasının önemini ortaya koyuyor.

Bu kapsamda akıllı sulama, hassas tarım, veri temelli gübre ve ilaç kullanımı gibi uygulamalar yapay zekânın çevresel fayda sağlayabileceği alanlar arasında öne çıkıyor.

YÜKSEK EMİSYONLU ÜLKELERDE İLİŞKİ DAHA GÜÇLÜ
Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu, yapay zekâ yatırımları ile karbon emisyonları arasındaki ilişkinin ülkelerin mevcut emisyon düzeylerine göre değişmesi oldu. Emisyon düzeyi yüksek ülkelerde yapay zekâ yatırımlarıyla emisyonlar arasındaki ilişki daha güçlü görüldü.

Bu sonuç, tarımda yapay zekâ için her ülkeye aynı politikaların uygulanmasının yeterli olmayabileceğini gösteriyor. Bir ülkede çevresel fayda sağlayan bir teknoloji, farklı üretim koşullarına sahip başka bir ülkede aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle yapay zekâ yatırımlarının ülkelerin ekonomik yapısı, tarımsal üretim biçimleri ve çevre politikaları dikkate alınarak planlanması gerekiyor. 

KIRSAL NÜFUS ARTTIKÇA EMİSYONLAR DA ARTIYOR
Çalışmada kırsal nüfus oranı yüksek ülkelerde tarımsal karbon emisyonlarının da daha yüksek olduğu görüldü. Araştırmacılar bu durumu geleneksel ve daha düşük verimliliğe sahip tarımsal uygulamaların yaygınlığıyla ilişkilendiriyor. Bu nedenle kırsal bölgelerde teknoloji yatırımlarının yanı sıra eğitim, altyapı ve çevre dostu uygulamaların desteklenmesi önem taşıyor.

Buna karşılık ekonomik büyüme ve dış ticarete açıklık ile tarımsal karbon emisyonları arasında azaltıcı yönde bir ilişki belirlendi. Bulgular, ekonomik gelişmenin daha çevre dostu üretim teknolojilerinin kullanımını destekleyebileceğine, uluslararası ticaretin ise çevre standartları ve daha verimli üretim uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlayabileceğine işaret ediyor.

YAPAY ZEKÂ YATIRIMLARINDA ÇEVRE HEDEFİ ÖNE ÇIKMALI
Araştırma, tarımda yapay zekâ yatırımlarının yalnızca üretim ve verimlilik açısından değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Teknolojik yatırımların çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle birlikte planlanması; çiftçilerin yeni teknolojileri kullanabilmesi için eğitim ve danışmanlık olanaklarının geliştirilmesi ve gerekli veri altyapısının güçlendirilmesi öneriliyor.

ÇALIŞMANIN LİTERATÜRE KATKISI 
Çalışma, yapay zekâ ile çevre arasındaki genel ilişki yerine doğrudan tarım sektöründeki yapay zekâ yatırımlarının tarımsal karbon emisyonlarıyla ilişkisine odaklanması bakımından önem taşıyor. Ayrıca bu ilişkinin farklı emisyon düzeylerinde nasıl değiştiğini ortaya koyarak, tarımda dijital dönüşüm değerlendirilirken yalnızca üretim ve verimlilik artışına değil, teknolojinin çevresel sonuçlarına da bakılması gerektiğini gösteriyor.   

Son Güncelleme Tarihi: 11/09/2026 - 17:16



Bilgi / Destek Butonu