Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Kekemelikte "beyin uyarımı" yöntemi: Etki var ancak kalıcı değil

24.04.2026

İstanbul Medipol Üniversitesi SBF Öğr. Üyesi Doç. Dr. Talat Bulut’un da yer aldığı araştırma ekibi, kekemelik tedavisinde kullanılan beyin uyarım yöntemi tDCS’nin konuşma akıcılığı üzerindeki etkilerini inceledi. Journal of Fluency Disorders dergisinde yayımlanan çalışma, yöntemin kısa vadede iyileşme sağlayabildiğini ancak kalıcı bir etki oluşturmadığını ortaya koyarken, kişiselleştirilmiş ve uzun süreli tedavi yaklaşımlarının gerekliliğine dikkat çekti.

Doç. Dr. Talat Bulut

İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri FakültesiDil ve Konuşma Terapisi Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Talat Bulut’un yer aldığı araştırma ekibi, kekemelik tedavisinde beyin uyarım yöntemlerinden biri olan transkraniyal doğru akım stimülasyonunun (tDCS) konuşma akıcılığı üzerindeki etkilerini kapsamlı biçimde inceledi. “An investigation of the effectiveness of bihemispheric tDCS on speech fluency in individuals with stuttering” başlıklı çalışma, Journal of Fluency Disorders dergisinde yayımlandı. Araştırma, tDCS uygulamasının kısa vadede konuşma akıcılığını artırabildiğini ancak bu etkinin kalıcı olmadığını ortaya koyarak alandaki tartışmalara önemli katkı sundu.

Kekemelik, konuşma akışında kesintilere neden olan nörogelişimsel bir bozukluk olarak bireylerin sosyal yaşamını, iletişim becerilerini ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Geleneksel terapi yöntemleri belirli ölçüde iyileşme sağlasa da elde edilen kazanımların kalıcılığı sınırlı kalabiliyor. Bu nedenle son yıllarda, beyin aktivitesini doğrudan hedef alan nöromodülasyon teknikleri alternatif bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.

BEYİN UYARIMI VE KONUŞMA TERAPİSİ BİRLEŞTİRİLDİ
Araştırma kapsamında 18-52 yaş aralığında 36 yetişkin kekemelik tanısı almış birey üzerinde randomize, çift kör ve plasebo kontrollü deney gerçekleştirildi (katılımcıların rastgele gruplara atandığı ne katılımcıların ne de araştırmacıların hangi grubun gerçek uygulamayı aldığını bilmediği ve bir kontrol grubunda sahte uygulamanın kullanıldığı deney tasarımı). Katılımcıların 19’una beş gün boyunca günde 20 dakika süreyle 1 mA şiddetinde tDCS uygulanırken, 17 kişilik kontrol grubuna aynı süreçte sahte (plasebo) uyarım verildi. 

Deneysel tasarımda dikkat çeken en önemli unsur, beyin uyarımının konuşma terapisiyle eş zamanlı uygulanması oldu. Katılımcılar, metronom eşliğinde konuşma (metronome-timed speech) tekniğiyle akıcılık kazandırılan bir görev yürütürken aynı anda tDCS uygulamasına maruz bırakıldı. Bu yaklaşım, beynin konuşma ile ilgili bölgelerinde eş zamanlı nöroplastik değişim oluşturmayı hedefledi.

KONUŞMA ÜRETİMİNDE KRİTİK BÖLGELER HEDEFLENDİ
Çalışmada kullanılan “bihemisferik” uyarım modeliyle (her iki beyin yarımküresine eş zamanlı müdahale edilen uygulama) beynin her iki yarımküresi aynı anda hedef alındı. Sol inferior frontal girus bölgesine uyarıcı (anodal), sağ inferior frontal girusa ise baskılayıcı (katodal) akım uygulandı.

Bu tercih, kekemelikte sol yarımkürede azalan, sağ yarımkürede ise artan beyin aktivitesini dengelemeyi amaçlayan nörobilimsel bulgulara dayanıyor. Araştırmacılar, bu dengelemenin konuşma akıcılığını artırabileceği hipotezini test etti.

UZUN VADEDE ANLAMLI FARK BULUNMADI
Elde edilen bulgular, tDCS uygulamasının uzun vadede plasebo grubuna kıyasla anlamlı bir üstünlük sağlamadığını gösterdi. Hem okuma hem de spontan konuşma sırasında ölçülen kekemelik oranlarında (hece başına kekeleme yüzdesi), tedavi sonrası ve bir hafta sonraki takip değerlendirmelerinde iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmedi.

Benzer şekilde, kekemelik şiddetini ölçen klinik ölçekler (SSI-4, kekemeliğin sıklığı, süresi ve eşlik eden davranışlar üzerinden şiddetini değerlendiren standart ölçüm aracı) ve bireylerin kekemeliğin yaşamlarına etkisini değerlendiren psikososyal ölçeklerde (OASES, kekemeliğin günlük yaşam, iletişim ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisini ölçen değerlendirme aracı) de kalıcı bir iyileşme gözlenmedi. Bu sonuçlar, yöntemin tek başına uzun süreli bir terapötik çözüm sunmadığını ortaya koydu. 

GÜN İÇİ ETKİLER DİKKAT ÇEKTİ
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, günlük oturumlar sırasında ortaya çıkan kısa süreli iyileşmeler oldu. Seans öncesi ve sonrası karşılaştırmalarda, tDCS uygulanan grupta konuşma akıcılığının aynı gün içinde anlamlı biçimde arttığı görüldü.

Özellikle ikinci gün yapılan ölçümlerde bu etkinin daha belirgin olduğu, ancak sonraki günlerde kalıcılığını korumadığı tespit edildi. Bu durum, tDCS’nin “anlık performans artırıcı” bir etkisi olabileceğini ancak bu etkinin uzun vadeye taşınamadığını gösterdi.

Araştırmada dikkat çeken bir diğer unsur ise katılımcılar arasındaki yüksek değişkenlik oldu. Hem kekemelik düzeyi hem de beyin uyarımına verilen yanıt bireyden bireye önemli ölçüde farklılık gösterdi. Analizler, elde edilen sonuçların büyük kısmının tedavi etkisinden ziyade bireysel farklılıklardan kaynaklandığını ortaya koydu. Bu durum, standart uygulamalar yerine kişiselleştirilmiş tedavi protokollerinin geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

DAHA UZUN SÜRELİ VE KİŞİYE ÖZEL YAKLAŞIMLAR GEREKİYOR
Araştırmacılar, beş günlük uygulama süresinin kalıcı etkileri değerlendirmek için yeterli olmayabileceğini vurguladı. Ayrıca kullanılan sabit doz ve elektrot yerleşiminin her birey için optimal olmayabileceği ifade edildi.

Bu doğrultuda gelecekte yapılacak çalışmaların daha uzun süreli uygulamalar, daha geniş örneklem grupları ve bireye özgü uyarım parametreleri ile tasarlanması gerektiği belirtildi.

LİTERATÜRE KATKI VE ÇALIŞMANIN ÖNEMİ
Çalışma, kekemelik tedavisinde tDCS yöntemine ilişkin literatürdeki önemli bir boşluğu dolduruyor. Özellikle bihemisferik uyarım modelinin etkilerini randomize, çift kör ve plasebo kontrollü bir tasarımla inceleyen nadir araştırmalar arasında yer alıyor.

Araştırma, tDCS’nin konuşma akıcılığı üzerindeki etkilerinin kalıcı değil, daha çok kısa süreli ve oturum bazlı olduğunu ortaya koyarak mevcut iyimser beklentilere eleştirel bir bakış sunuyor. Bu yönüyle çalışma, nöromodülasyon tekniklerinin tek başına yeterli olmayabileceğini, ancak konuşma terapileriyle birlikte hibrit yaklaşımlar içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Ayrıca bireysel farklılıkların tedavi sonuçları üzerindeki belirleyici rolünü ortaya koyması, gelecekte kişiselleştirilmiş nöroterapi yaklaşımlarının geliştirilmesi açısından önemli bir bilimsel temel oluşturuyor. Bu bulgular hem klinik uygulamalar hem de ileri araştırmalar için yol gösterici nitelik taşıyor.

Medipol’de mezuniyet törenleri tüm hızıyla devam ediyor

İstanbul Medipol Üniversitesi 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Mezuniyet Törenleri devam ediyor. Güney Kampüs'te düzenlenen organizasyonda Eczacılık Fakültesi, Sağlık Bilimleri Yüksekokulu, İletişim Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sağlık Hizmetleri MYO, Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Eğitim Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi, Tıp Fakültesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Uluslararası Tıp Fakültesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Sosyal Bilimler MYO ve Hukuk Fakültesi öğrencileri mezuniyet sevinci yaşadı. 

Adaletin izinde bir nesil daha meslek hayatına adım attı

10 Temmuz 2026

Katar Devleti Başkonsolosundan Medipol'e nezaket ziyareti

09 Temmuz 2026

Danimarkalı öğrenciler Medipol’de proje geliştirecek

Danimarkalı 24 öğrenci çeşitli projeler geliştirmek için Medipol Üniversitesi’nde eğitimler alacak.
11 Mayıs 2016

Tıp Fakültesi öğrencilerimize ödül

Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenim gören öğrencilerimiz çeşitli kongrelerde sundukları çalışmalarıyla ödüllere uzandılar.
11 Mayıs 2016

Gençler geleceğin bilimini konuşuyor!

Türkiye’de ilk defa birçok bilim dalı aynı anda gelecek perspektifinden masaya yatırılacak. 4 tema ve 17 başlıkta geleceği şekillendirecek…
10 Mayıs 2016

Medipol öğrencileri yerel yönetimlerin işleyişini takip etti

Yönetim ve ekonomi dünyasının önemli isimlerini ağırlayan Yerel Yönetimler Finans Zirvesi’ne katılan Medipol Üniversitesi öğrencileri yerel…
10 Mayıs 2016

Medipol Gebe Okulu tamamlandı

Gebelik sürecini doğal seyrinde tamamlayarak çocuklarına sağlıklı bir gelecek sunmak isteyen anne adaylarının katıldığı Medipol Gebe Okulu,…
09 Mayıs 2016

ALFA Ulusal Eczacılık Kongresi sona erdi

Medipol Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen ALFA Ulusal Eczacılık Kongresi, 5-8 Mayıs 2016 tarihleri arasında Limak Eurasia Luxury Hotel’de…
09 Mayıs 2016

Demet Akalın şarkılarını Medipol öğrencileri için söyledi

Pop müziğin usta ismi Demet Akalın ve rock grubu Pinhani birbirinden güzel şarkılarını Medipol Üniversitesi Bahar Şenliğinde (İMÜFEST’16)…
07 Mayıs 2016

ALFA Ulusal Eczacılık Kongresi başladı

Medipol Üniversitesi tarafından düzenlenen ALFA Ulusal Eczacılık Kongresi, sektörden ve akademi dünyasından önemli isimlerinin katılımıyla başladı…
06 Mayıs 2016

Ekmen: Batılı filozoflar İbni Sina ve Kindi’den etkilendi

Batılı filozofların Doğu felsefesinden etkilendiğini kaydeden Medipol Üniversitesi Türk Müziği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Güldeniz Ekmen,…
06 Mayıs 2016

Özbek: Batı müziğinde 12, Türk Müziğinde ise 42 ses kullanılıyor

Türk Müziğinin tek sesli, Batı Müziğinin ise çok sesli olduğu tezinin yanlış olduğunu kaydeden Doç. Dr. Hanefi Özbek, “Çünkü Batı Müziği 12 sesi,…
05 Mayıs 2016

Nasuh Mahruki Medipol öğrencileri ile buluştu

Everest’e tırmanan ilk Türk dağcı unvanına sahip Nasuh Mahruki, Medipol Üniversitesi’nde verdiği konferansta 64 adımda başarının yol haritasını…
05 Mayıs 2016

Sağlık Yönetimi Zirvesi’nin 3’üncüsü yapıldı

3. Sağlık Yönetimi Zirvesi alanında uzman akademisyenlerin katılımlarıyla Medipol Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.
05 Mayıs 2016

Son Güncelleme Tarihi: 28/04/2026 - 14:09



Bilgi / Destek Butonu