Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

11 ülke, 24 yıllık analiz:  Sürdürülebilir kalkınmada dijitalleşme, inovasyondan daha etkili

26.06.2026

İstanbul Medipol Üniversitesinden Doç. Dr. Mesut Öztırak'ın da yer aldığı uluslararası araştırma, Avrupa Birliği'ne 2004 yılından sonra katılan 11 ülkenin 2000–2023 yılları arasındaki verilerini analiz etti. Bulgular, dijital dönüşümün sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada teknolojik inovasyondan daha güçlü ve doğrudan etki oluşturduğunu gösterirken, özellikle dönüşümün erken aşamasındaki ülkelerde çok daha yüksek fayda sağladığını ortaya koydu.

Akademik Perspektif Doç. Dr. Mesut Öztırak


İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mesut Öztırak'ın araştırma ekibinde yer aldığı uluslararası çalışma, dijital dönüşümün sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısını teknolojik inovasyonla karşılaştırmalı olarak ele aldı. 

Avrupa Birliğine 2004 yılından sonra katılan 11 ülkenin 2000–2023 yılları arasındaki verilerini inceleyen araştırma, dijital dönüşümün sürdürülebilir kalkınmayı desteklemede teknolojik inovasyondan daha güçlü ve daha doğrudan bir rol üstlendiğini ortaya koydu. Çalışma ayrıca, sürdürülebilirlik performansı düşük ülkelerde dijital dönüşüm yatırımlarının daha yüksek fayda sağladığını; teknolojik inovasyonun ise güçlü kamu politikaları, kurumsal kapasite ve dijital altyapıyla desteklendiğinde etkisini belirgin biçimde artırdığını gösterdi.

“Do digitalization and technological innovation foster the achievement of the sustainable development goals? Evidence from EU’s newer member states” başlıklı çalışma, sosyal bilimler ve bilgi yönetimi alanında seçkin Q1 dergilerden Journal of Enterprise Information Managementda yayımlandı.

11 ÜLKENİN 24 YILLIK VERİSİ ANALİZ EDİLDİ
Araştırmada, Avrupa Birliği'ne 2004 yılından sonra katılan 11 ülkenin 2000–2023 yılları arasındaki verileri gelişmiş istatistiksel yöntemlerle incelendi. Böylece dijital dönüşüm ve teknolojik inovasyonun etkileri yalnızca genel düzeyde değil; sürdürülebilirlik performansı düşük, orta ve yüksek ülkelerde nasıl farklılaştığı açısından da değerlendirildi.

Çalışmada dijitalleşme internet kullanım oranları, teknolojik inovasyon ise patent başvuruları üzerinden ölçüldü. Ülkelerin sürdürülebilir kalkınma performansı Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) Endeksi kullanılarak analiz edildi. Bu yöntem, söz konusu iki unsurun ülkelerin gelişmişlik düzeyine göre nasıl farklı etkiler oluşturduğunu ayrıntılı biçimde ortaya koydu.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN EN GÜÇLÜ İTİCİ GÜCÜ
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, dijital dönüşümün tüm ülke gruplarında sürdürülebilir kalkınma performansı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve sürekli pozitif etki oluşturması oldu. İnternet kullanımının yaygınlaşması, dijital altyapının güçlenmesi ve dönüşüm yatırımları, ülkelerin kalkınma hedeflerine ulaşmasını doğrudan destekledi.

Analizler, bu etkinin özellikle sürdürülebilirlik performansı daha düşük ülkelerde çok daha güçlü olduğunu gösterdi. Dijital altyapıya yapılan yatırımlar, gelişme sürecinin başlangıç aşamasındaki ülkelerde daha yüksek katkı sağlarken, dijitalleşme seviyesi yükseldikçe bu katkının kademeli olarak azaldığı belirlendi. Araştırmacılar bunu, dijital dönüşüm belirli bir olgunluğa ulaştığında yeni yatırımların marjinal katkısının doğal olarak düşmesiyle açıkladı.

Bulgular ayrıca, dijitalleşme düzeyi yükseldikçe ülkelerin sürdürülebilir kalkınma endeksindeki başarılarının da arttığını gösterdi.

TEKNOLOJİK İNOVASYON TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Çalışma, teknolojik inovasyonun da sürdürülebilir kalkınmaya olumlu katkı sunduğunu ortaya koydu. Ancak patent başvuruları üzerinden ölçülen bu etkinin, dijital dönüşüme kıyasla daha sınırlı kaldığı belirlendi.

Özellikle sürdürülebilirlik performansı yüksek ülkelerde inovasyonun etkisinin zaman içinde zayıfladığı görüldü. Bulgular, teknolojik yeniliklerin tek başına yeterli olmadığını; güçlü kurumlar, etkili kamu politikaları, nitelikli insan kaynağı, Ar-Ge yatırımları ve sağlam dijital altyapıyla desteklendiğinde sürdürülebilir kalkınmaya daha fazla katkı sunduğunu gösterdi.

Araştırmacılar, patent sayısındaki artışın tek başına başarı ölçütü olmadığını; geliştirilen teknolojilerin toplum, çevre ve ekonomi üzerinde somut fayda üretmesinin belirleyici unsur olduğunu vurguladı.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM KALKINMAYI TETİKLİYOR
Araştırmada gerçekleştirilen nedensellik analizleri de dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Bulgular, dijital dönüşümden sürdürülebilir kalkınmaya doğru tek yönlü ve güçlü bir etki bulunduğunu gösterdi. Buna karşılık sürdürülebilir kalkınma performansındaki artışın dijitalleşmeyi ya da teknolojik inovasyonu doğrudan hızlandırdığına ilişkin anlamlı bir ilişki tespit edilmedi.

Araştırmaya göre dijital dönüşüm ve teknolojik inovasyon sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen temel araçlar olurken, sürdürülebilirlikte kaydedilen ilerleme bu iki süreci kendiliğinden hızlandırmıyor.

GEÇİŞ EKONOMİLERİ İÇİN YOL GÖSTERİCİ BULGULAR
Araştırmada incelenen 11 ülkenin tamamı, Avrupa Birliği üyeliğinin ardından dijital dönüşüm, kurumsal uyum ve sürdürülebilirlik politikalarında önemli değişimler yaşayan geçiş ekonomilerinden oluşuyor. Ülkeler arasındaki dijital altyapı, inovasyon kapasitesi ve sürdürülebilirlik performansı farklılıkları, dijitalleşmenin hangi koşullarda daha fazla katkı sağladığının ortaya konulmasına imkân verdi.

POLİTİKA YAPICILARA ÖNERİLER
Araştırmacılar, sürdürülebilir kalkınma politikalarının ülkelerin dijital gelişmişlik düzeyine göre şekillendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Dijital altyapısı daha zayıf ülkelerde geniş bant internet yatırımları, dijital okuryazarlığın artırılması ve e-devlet hizmetlerinin geliştirilmesi öncelikli adımlar arasında gösteriliyor. Dijital dönüşümde daha ileri seviyedeki ülkeler için ise yeşil teknolojilerin desteklenmesi, sürdürülebilir inovasyon politikalarının güçlendirilmesi, Ar-Ge yatırımlarının bu hedeflerle uyumlu hâle getirilmesi ve kamu–özel sektör iş birliklerinin artırılması öneriliyor.

Araştırma, dijital dönüşümün yalnızca ekonomik büyümeyi değil; çevresel sürdürülebilirliği, toplumsal kapsayıcılığı ve kurumsal kapasiteyi de güçlendiren temel bir unsur olduğunu ortaya koyarken, teknolojik inovasyonun ise bu süreci tamamlayan önemli bir araç olduğunu gösteriyor. Bulgular, özellikle dijital dönüşüm yatırımlarının sürdürülebilir kalkınma politikalarının merkezine yerleştirilmesinin, Avrupa Birliği'nin yeni üye ülkelerinde kalkınma farklarının azaltılmasına önemli katkı sağlayabileceğine işaret ediyor.
 

Son Güncelleme Tarihi: 26/06/2026 - 15:58



Bilgi / Destek Butonu