Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Türkiye'nin uluslararası eğitim ve PISA karnesinde ciddi ilerleme tespiti 

24.06.2026

Türkiye’nin PISA verilerinde OECD ülkeleriyle arasındaki farkı kademeli olarak kapatması, eğitimde ezbere dayalı başarı anlayışından okuduğunu anlayan, yorumlayan ve analitik düşünebilen nesil hedeflerine geçişi yeniden gündeme taşıdı. İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, Türkiye’nin uluslararası eğitim göstergelerinde son 10 yılda gelişim gösteren nadir ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, bu tablonun eğitim politikalarının uzun vadeli etkileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Doç. Dr. Faik Tanrıkulu AA Haber


Eğitimde başarı, çoğu zaman sınav sonuçları, sıralamalar ya da kısa vadeli göstergeler üzerinden tartışılıyor. Ancak bir ülkenin eğitim politikalarının gerçek etkisini görmek için yalnızca bugüne değil, bir neslin nasıl yetiştiğine bakmak gerekiyor. Türkiye’nin son yıllarda uluslararası eğitim göstergelerinde ortaya koyduğu tablo da bu uzun soluklu değişimin izlerini taşıyor. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA verileri, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann’ın İstanbul’da düzenlenen Beceriler Zirvesi’nde Türkiye’ye ilişkin yaptığı olumlu değerlendirmeler ve eğitim göstergelerindeki değişim, Türkiye’nin eğitim alanındaki yönünü yeniden tartışmaya açtı.

Bu tabloyu değerlendiren İstanbul Medipol Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri FakültesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada, Türkiye’nin eğitimde son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini belirtti. Tanrıkulu, sağlık, ulaşım ya da altyapı yatırımlarının kısa sürede fark edilebilir sonuçlar doğurabildiğini ancak eğitimde etkilerin daha uzun vadede görüldüğüne dikkat çekti. Tanrıkulu’na göre Türkiye’de eğitim politikaları tartışılırken çoğu zaman öğretmenler, sınav süreleri ya da kamuoyundaki algılar öne çıkıyor. Ancak uluslararası veriler, eğitimdeki gelişimi daha bilimsel ve karşılaştırılabilir bir zeminde değerlendirme imkânı sunuyor.

“PISA, EĞİTİM POLİTİKALARINI KARŞILAŞTIRMAK İÇİN ÖNEMLİ BİR REFERANS”
PISA gibi uluslararası değerlendirme sistemlerinin ülkelerin eğitim politikalarını karşılaştırabilmek açısından önemli bir referans olduğunu belirten Tanrıkulu, Türkiye’nin bu göstergelerde kademeli biçimde ilerlediğini dile getirdi.

Tanrıkulu, bilimsel verilerin eğitimde ne ölçüde ilerleme kaydedildiğini daha net ortaya koyduğunu vurgulayarak, “Bu veriler sadece Türkiye’nin ulusal eğitim politikaları neticesinde raporlanmış değil. Bağımsız diyebileceğimiz, OECD ülkelerinin de içinde bulunduğu kurumsal bir yapıdan bahsediyoruz. Bu yapı belli aralıklarla ülkelerin eğitim politikalarının hangi aşamada olduğunu, ne tür sonuçlar elde ettiğini ve bunun etkilerini ölçüyor.” dedi.

Türkiye’nin PISA verilerinde kademeli olarak ciddi bir ilerleme gösterdiğini belirten Tanrıkulu, bu gelişimin yalnızca ulusal göstergelerle değil, OECD’nin değerlendirmeleriyle de görünür hale geldiğini söyledi. Tanrıkulu, OECD Genel Sekreteri’nin Türkiye ziyaretinde ülkenin “son 10 yılda gelişim gösteren nadir ülkelerden biri” olduğuna dikkat çektiğini aktardı.

“TÜRKİYE OECD İLE ARASINDAKİ FARKI KADEMELİ OLARAK KAPATIYOR”
PISA’nın yalnızca öğrencilerin bilgi düzeyini ölçmediğini ifade eden Tanrıkulu, bu programın öğrencilerin bilgiyi kullanma, yorumlama, problem çözme ve analitik düşünme becerilerini de değerlendirdiğini söyledi.

Tanrıkulu, Türkiye’nin özellikle okuma becerileri, matematik ve fen bilimleri gibi alanlarda OECD ülkeleriyle arasındaki farkı kapatma yönünde ilerlediğini ifade ederek, “Türkiye kademeli olarak OECD ile arasındaki farkı kapatıyor. Okuma becerileri, matematik ve fen bilimleri gibi alanlarda yükselme eğilimi görülüyor. OECD Genel Sekreteri de özellikle Türkiye’nin hâlâ yükselme evresinde olduğunun altını çizdi.” diye konuştu.

Eğitimde başarı değerlendirilirken yalnızca sıralamalara bakılmasının yeterli olmadığını vurgulayan Tanrıkulu, ülkelerin başlangıç noktalarının, sosyoekonomik şartlarının ve zaman içindeki gelişimlerinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Tanrıkulu’na göre Türkiye’nin uluslararası eğitim göstergelerinde daha rekabetçi hale gelmesi, eğitim politikalarındaki dönüşümün görünür sonuçlarından biri olarak değerlendiriliyor.

“EZBERCİ DEĞİL, YORUMLAYAN VE ANALİZ EDEN GENÇLER GEREKLİ”
Türkiye’nin müfredat ve politika değişiklikleriyle eğitimde yeni bir yaklaşımı güçlendirmeye başladığını ifade eden Tanrıkulu, anaokulundan üniversiteye kadar yalnızca ezbere dayalı bir eğitim anlayışının değil, okuduğunu anlayan, yorumlayan ve analiz edebilen bireyler yetiştirmeye dönük bir dönüşümün öne çıktığını belirtti.

Tanrıkulu, eğitim ile iş sektörü arasındaki uyumun da bu süreçte önemli hale geldiğini vurgulayarak, “Bu sadece ezberci bir eğitim değil, aynı zamanda yorumlayan ve analiz yapma yeteneği olan gençlerin yetişmesi konusunda köklü bir değişiklik.” dedi.

PISA’nın temel değerlendirme alanlarından birinin de bu beceriler olduğuna dikkat çeken Tanrıkulu, okuduğunu anlayan, yorumlayan ve analitik düşünme kapasitesi gelişmiş bireylerin geleceğin eğitim sisteminde daha belirleyici hale geleceğini söyledi.

KOVİD-19 SÜRECİNDE DİJİTAL EĞİTİMİN ÖNEMİ ARTTI
Kovid-19 salgınının dünya genelinde eğitim sistemlerini olumsuz etkilediğini hatırlatan Tanrıkulu, Türkiye’nin bu dönemde dijital eğitim altyapısıyla önemli bir direnç gösterdiğinin altını çizdi.

EBA gibi dijital eğitim ve ölçme-değerlendirme sistemlerinin salgın döneminde önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Tanrıkulu, gelecekte bireyselleştirilmiş öğrenme modellerinin daha fazla önem kazanacağını aktardı.

Tanrıkulu, Türkiye’de okuma becerilerinde de iyileşme eğiliminin görüldüğünü belirterek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile daha kapsamlı bir eğitim anlayışının gündeme geldiğini kaydetti. Tanrıkulu, bu değişikliklerin ilerleyen dönemde açıklanacak PISA sonuçlarına da olumlu yansıma potansiyeli taşıdığını dile getirdi.

“EĞİTİMDE İLERLEME VAR AMA EKSİKLER GÖRMEZDEN GELİNMEMELİ”
Türkiye’de eğitim politikalarına ilişkin kamuoyunun bir kesiminde olumsuz bir algı bulunduğunu belirten Tanrıkulu, uluslararası verilerin bu algının ötesinde daha somut bir tablo ortaya koyduğunu söyledi.

Tanrıkulu, Türkiye’nin eğitim alanında ciddi bir ilerleme kaydettiğini ifade ederken, bunun eksiklerin görmezden gelinmesi anlamına gelmediğini de vurguladı. Eğitimde gelişimin sürekli izlenmesi gereken uzun vadeli bir süreç olduğunu belirten Tanrıkulu, elde edilen kazanımların daha da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Tanrıkulu, Türkiye’nin eğitimdeki bu gelişiminin gelecekte açıklanacak PISA sonuçlarına yansıma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi.

“YAPAY ZEKÂ EĞİTİM MODELLERİNİ DEĞİŞTİRECEK”
Eğitimde önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından birinin yapay zekâ olacağını ifade eden Tanrıkulu, teknolojik dönüşümün yalnızca üretim biçimlerini değil, eğitim modellerini de değiştirdiğini belirtti.

Tanrıkulu, artık yalnızca öğretmen merkezli bir eğitim anlayışından, öğretmenin aynı zamanda mentor rolü üstleneceği yeni bir döneme doğru gidildiğini söyledi. Öğrencilerin kişiliklerine, yeteneklerine ve öğrenme biçimlerine göre yapay zekâ destekli ölçme, değerlendirme ve öğrenme modellerinin önem kazanacağını belirtti.

Yapay zekânın bilgiyi çok hızlı biçimde üretebildiği bir çağda, eğitimin yalnızca bilgi aktarmaya dayalı kalamayacağını vurgulayan Tanrıkulu, şu değerlendirmede bulundu:

“Günümüz dünyasında artık makinelerin ve yapay zekâların bilgiyi çok kolay ürettiği bir dönemdeyiz. Bu nedenle öğrencilerin yalnızca bilgiyi ezberlemesi yeterli değil. Asıl önemli olan, bilgiyi değerlendirme, yorumlama, analitik düşünme ve hayatın akışına entegre edebilme becerisidir. Eğitim politikalarında da bu yönde köklü ve dijital bir dönüşüm yapılması gerekiyor.”

Türkiye’nin eğitimdeki ilerlemesini sürdürülebilir kılmak için yeni dönemin ihtiyaçlarına uygun politikaların önemine dikkat çeken Tanrıkulu, “Dijitalleşme, yapay zekâ destekli öğrenme, analitik düşünme ve bireyselleştirilmiş eğitim modelleri, önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları arasında yer alacak.” diyerek sözlerini noktaladı.

Haberin tamamı Anadolu Ajansında yayımlanmıştır. 

 

Son Güncelleme Tarihi: 24/06/2026 - 10:05



Bilgi / Destek Butonu