Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Anadolu'nun kadın hikâyeleri belgeselde hayat buldu

27.07.2026

İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gabriela Oana Olaru'nun proje araştırmacısı olarak yer aldığı ve iki yıllık saha araştırmalarına dayanan "ANA'DOLU: Bacılar, Bibiler ve Ezeler" adlı belgesel tamamlandı. Anadolu'nun kadın hafızasını, dayanışma kültürünü ve üretim geleneğini odağına alan çalışma, kadınların kendi tanıklıklarıyla geçmiş ile bugünü buluşturuyor. 

Doç. Dr. Gabriela Oana Olaru


İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gabriela Oana Olaru'nun proje araştırmacısı olarak görev aldığı "ANA'DOLU: Bacılar, Bibiler ve Ezeler"adlı belgesel tamamlandı. Prof. Dr. Ebru Güzel yürütücülüğünde hayata geçirilen çalışma, yaklaşık iki yıl süren kapsamlı saha araştırmalarının ardından bilimsel ve kültürel bir üretime dönüştü. 

Anadolu'nun farklı bölgelerinde gerçekleştirilen saha çalışmalarında kadınların yaşam deneyimleri, sözlü anlatıları, kültürel pratikleri ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi birikimi kayıt altına alındı. Araştırmanın çıktıları olan belgesel ve kitap, Anadolu'da kadının toplumsal hayattaki yeri ile tarihsel hafızadaki konumunu kültürel, sosyolojik ve iletişimsel bir perspektifle ele alıyor. "ANA'DOLU: Bacılar, Bibiler ve Ezeler" belgeseli ulusal ve uluslararası çok sayıda film festivaline gönderildi. 
 

h


KADINLARIN ANLATILARIYLA ANADOLU’NUN KÜLTÜREL HAFIZASI KAYIT ALTINA ALINDI
Belgesel, adını Anadolu kültüründe önemli bir yere sahip olan "bacı", "bibi" ve "eze" kavramlarından alıyor. Çalışmada bu kavramlar yalnızca akrabalık ilişkilerini ifade eden sözcükler olarak değil; kadınların üretim, dayanışma, rehberlik ve toplumsal sorumluluk üstlendikleri kültürel yapılar olarak ele alınıyor.

Araştırma kapsamında farklı şehirlerde kadınlarla gerçekleştirilen görüşmelerde; kadınlar üretmenin, birlikte hareket etmenin, birbirine destek olmanın ve ortak yaşam kültürünü sürdürmenin önemini kendi yaşam öyküleri üzerinden anlatıyor. Belgesel boyunca kadınların ortaklaştığı en güçlü tema ise dayanışmanın bireyi güçlendiren ve toplumu ayakta tutan temel değerlerden biri olduğu düşüncesi oluyor.

Kimi anlatılarda kadın emeğinin aileyi ve toplumu ayakta tutan görünmeyen yönüne dikkat çekilirken, kimi anlatılarda ise bilgi, deneyim ve yaşam kültürünün kadınlar aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarıldığı vurgulanıyor. Böylece belgesel, akademik araştırmanın verilerini sahadan gelen gerçek yaşam hikâyeleriyle buluşturarak Anadolu'nun yaşayan kadın hafızasını görünür kılıyor. 

TARİHSEL MİRASI GÜNÜMÜZLE BULUŞTURUYOR
Belgeselde annelik kavramı yalnızca biyolojik bir kimlik olarak değil, toplumsal dayanışmayı ve ortak yaşam kültürünü şekillendiren bir örgütlenme biçimi olarak ele alınıyor. Anadolu'nun anlatıları, ritüelleri ve kültürel mirası üzerinden yürütülen araştırmada; bacı, bibi ve eze kavramlarının tarihsel kökenleri incelenirken, bu yapıların kadınların toplumsal yaşam içerisindeki üretici ve birleştirici rollerini yansıttığı ortaya konuluyor.

Çalışma ayrıca Anadolu'da 14'üncü yüzyılda görülen Bacıyan-ı Rum geleneğinin kültürel izlerini de ele alıyor. Kadınların üretim süreçlerinde birlikte hareket etmesi, dayanışma ağları kurması ve ortak yaşam kültürünü sürdürmesi gibi unsurların tarihsel arka planı, günümüzde kadın kooperatifleri, yerel üretim girişimleri ve toplumsal dayanışma örnekleriyle birlikte değerlendiriliyor.

Belgeselde yer verilen kadın anlatıları da bu tarihsel sürekliliği destekleyen önemli tanıklıklar sunuyor. Kadınlar, üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını; paylaşmanın, birlikte var olmanın ve birbirini güçlendirmenin yaşamın temel dinamiklerinden biri olduğunu ifade ediyor. Bu yönüyle çalışma, geçmişten bugüne uzanan kadın dayanışmasının kültürel bellekteki izlerini görünür hâle getiriyor.

Son Güncelleme Tarihi: 31/07/2026 - 15:36



Bilgi / Destek Butonu