SBKY sempozyumunun ikinci gününde siyasetin sınırları tartışıldı
İstanbul Medipol Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünün 10. yılına özel düzenlenen sempozyumun ikinci gününde siyaset biliminin sınırları, geçmişi, geleceği ve hümanizm tartışmaları ele alındı.

İstanbul Medipol Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünün kuruluşunun 10. yılına özel olarak düzenlenen sempozyumun ikinci gününde “Dün ve Bugün, Teori ve Pratik: Süreklilikler ve Değişimleri Sistem, Aktör ve Bağlam ile Düşünmek” ile “Siyasetin Geleceğini Düşünmek: Sınırlar Kaldı Mı? Post-Hümanizm ve Fütüristik Siyaset: Sistem, Aktör ve Bağlam ile Geleceği Düşünmek” başlıklı iki ayrı oturum düzenlendi. Güney Kampüs Konferans Salonu’nda düzenlenen ilk panelde, siyaset biliminde teorik ve pratik süreklilikler ele alındı. Sempozyumun ilk oturumuna İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Demirel moderatörlük yaparken; ikinci oturumun moderatörlüğünü Prof. Dr. Bekir Berat Özipek üstlendi. İlk panelde konuşmacı olarak Prof. Dr. Ruşen Keleş, Prof. Dr. İlter Turan ve Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu yer aldı. Sempozyumun ikinci panelinde, post-hümanizm ve fütürist siyaset anlayışı ele alındı; Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün, Doç. Dr. Yaylagül Ceran Karataş ve Prof. Dr. Alim Yılmaz, siyaset biliminin disiplinler arası boyutunu ve gelecekte nasıl şekilleneceğini değerlendirdi.
SBKY’nin 10. yılında anayasa ve kamu yönetimi ele alındı
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü 10. yılını sempozyumla taçlandırdı
PROF. KELEŞ: HEDEFLER VE KAYNAKLAR ARASINDA DENGE ŞART
Prof. Dr. Keleş, konuşmasında planlama ve siyaset ilişkisine değinerek, planlamanın rasyonel bir davranış biçimi olduğunu belirtti. Keleş, “Planlama varmak istediğiniz hedeflerle elinizdeki kaynaklar arasında bir denge kurmayı ve bizi hedefe yaklaştıracak araçları seçmeyi gerektirir.” dedi. Planlama ile siyasetin birbirinden kopuk olamayacağını vurgulayan Keleş, “Plancılar siyaseti yok sayamaz, politikacılar da planlamayı kısıtlayıcı bir unsur olarak görmemelidir.” dedi. Keleş son olarak plancıların siyasal süreçleri ve güç dengelerini anlaması gerektiğini belirterek, siyasetçilerin de teknik bilgiyi kavrayarak planlamayı bir yük değil, yol gösterici bir araç olarak değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
PROF. TURAN: OTORİTER REJİMLERDE SİYASET BİLİMİ ALANI DARALIR
Prof. Dr. İlter Turan ise siyaset bilimi disiplininin tarihsel gelişimini ve Türkiye’deki yerini değerlendirdi. Turan, kendi akademik geçmişinden yola çıkarak siyaset biliminin zaman içinde nasıl değiştiğini ve diğer disiplinlerle nasıl etkileşim içinde olduğunu anlattı. Siyaset biliminin disiplinler arası bir yapıya büründüğünü belirten Turan, araştırmaların artık sosyoloji, psikoloji ve antropoloji gibi farklı alanlardan beslenerek yapıldığını söyledi. İlk alan çalışmasının toplumun parlamentoya bakışı üzerine olduğunu aktaran Turan, Ersin Kalaycıoğlu ile kırsal kalkınma projelerinin siyasi değişkenler açısından incelendiği bir araştırma gerçekleştirdiklerini belirtti.
SBKY’nin 10. yılında anayasa ve kamu yönetimi ele alındı
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü 10. yılını sempozyumla taçlandırdı
PROF. KALAYCIOĞLU: SİYASET SADECE İKTİDAR MÜCADELESİ DEĞİLDİR
Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu da İkinci Dünya Savaşı’nın siyasete ve siyaset bilimine etkilerini değerlendirdi. Kalaycıoğlu, savaş sonrası uluslararası düzenin çökmekte olduğunu ve bunun siyasal yapılar üzerinde büyük değişimler yarattığını belirtti. Küresel siyasetin hızla dönüşüm geçirdiğine dikkat çeken Kalaycıoğlu, ABD’deki siyasi değişimlerin dünya düzenine etkilerini vurguladı. Ayrıca, küresel servet dağılımındaki dengesizliklere dikkat çekerek siyasetin ekonomiyle nasıl iç içe geçtiğini anlattı. Siyaset biliminin tek bir boyutta ele alınamayacağını belirten Kalaycıoğlu, günümüzde siyasetin bireysel, yerel, ulusal ve küresel düzeylerde incelenmesi gerektiğini ifade etti.
PROF. ÖĞÜN: TOPLUMSAL DENGESİZLİK SİYASAL SİSTEMİ RİSKE ATAR
Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün, toplumsal dönüşümlerin siyaset üzerindeki etkilerini ele aldı. Modern devletlerin yalnızca kurumsal yapılarına odaklanmasının yeterli olmadığını belirten Öğün, “Bir toplumun maddi ve manevi yapıları arasında bir denge kurulmadığında, siyasal sistemlerin sürdürülebilirliği tehlikeye girer.” dedi. Toplumların yalnızca ekonomik ya da politik faktörlerle değil aynı zamanda teknolojik dönüşümler ve sosyolojik yapılarla da şekillendiğini belirten Öğün, küresel kapitalizmin toplumları nasıl dönüştürdüğüne dikkat çekti.
DOÇ. KARATAŞ: YAPAY ZEKÂ TOPLUMSAL YAPININ BİR PARÇASI
Doç. Dr. Yaylagül Ceran Karataş ise konuşmasında post-hümanizm kavramını ele alarak, yapay zekâ ve biyoteknolojinin insanın sınırlarını nasıl dönüştürdüğünü tartıştı. İnsan merkezli düşünce sisteminin dönüşüm geçirdiğini belirten Ceran Karataş, “Artık yalnızca insanlar değil, yapay zekâ, hayvanlar ve biyoteknolojik organizmalar da toplumsal yapının bir parçası haline geliyor.” dedi. Teknolojinin, insanın bilişsel ve fiziksel kapasitesini artırarak yeni kimlikler ve vatandaşlık türleri ortaya çıkardığını belirten Karataş, “Bugün yapay zekâ, sadece bir araç olmaktan çıkıp bir aktör olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin, belirli yapay zekâ sistemlerine vatandaşlık hakları verilmesi bile tartışılıyor.” ifadelerini kullandı. Bu noktada etik ve hukuki tartışmaların önemine dikkat çeken Karataş, gelecekte birey, toplum ve devlet arasındaki ilişkilerin yeniden şekilleneceğini vurguladı.
SBKY’nin 10. yılında anayasa ve kamu yönetimi ele alındı
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü 10. yılını sempozyumla taçlandırdı
PROF. YILMAZ: YAPAY ZEKÂ SİYASETİ DÖNÜŞTÜREBİLİR
Panelin son konuşmacısı Prof. Dr. Alim Yılmaz ise teknolojik ilerlemelerin siyaseti nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Yapay zekanın ve büyük veri analizlerinin siyasal karar alma süreçlerine etkisini değerlendiren Yılmaz, “Bilim ve siyaset arasındaki ilişki her zaman vardı, ancak yapay zekâ ve veri bilimi, bu ilişkiyi daha karmaşık hale getiriyor.” dedi. Teknolojinin yalnızca ekonomik ve sosyal alanlarda değil aynı zamanda ideolojik yapıların şekillenmesinde de belirleyici hale geldiğini belirten Yılmaz, “Gelecekte siyasi kararların nasıl alındığı kadar bu kararların kimler tarafından alındığı da önemli olacak. Yapay zekâ destekli yönetişim modelleri, geleneksel siyasi kurumları dönüştürebilir.” ifadelerini kullandı.
Son Güncelleme Tarihi: 25/02/2026 - 09:55







