Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Sert politikadan zorunlu diplomasiye: ABD’nin silahı Çin’e işlemiyor


20.05.2026

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti, ABD’nin küresel siyasette değişen güç dengelerini kabullendiğinin en güçlü işaretlerinden biri olarak yorumlandı. İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Murat Genç, enerji krizinin Washington’ı Pekin’le daha temkinli ve uzlaşmacı bir diplomasiye yönelttiğini söyledi.

Dr. Öğr. Üyesi Murat Genç


ABD’de Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde izlenen dış politika tercihleri ve bu süreçte artan jeopolitik gerilimlerin yol açtığı ekonomik maliyetler, küresel enerji piyasasında yeni bir kırılmayı beraberinde getirdi. İran savaşının ardından derinleşen enerji krizi ve Hürmüz Boğazı’nda artan belirsizlikler, yalnızca enerji arz güvenliğini değil, aynı zamanda ABD–Çin ilişkilerinin yönünü de yeniden şekillendirdi. Bu tablo, Washington’ın Pekin’e yönelik geleneksel yaklaşımında sertlikten müzakereye doğru bir geçişi gündeme taşırken, uluslararası gündemde yeni bir denge tartışmasını da beraberinde getirdi.

İstanbul Medipol Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Murat Genç, Milliyet’e yaptığı değerlendirmede Trump’ın Çin ziyareti ve iki ülke liderleri arasındaki kritik görüşmeyi yorumladı. Genç, bu sürecin ABD açısından “stratejik bir zorunluluk ve dönüm noktası” niteliği taşıdığını belirtirken, Washington’ın Çin karşısında geçmiş dönemlerdeki gibi baskın ve agresif politikalar izleme imkânını giderek kaybettiğine dikkat çekti. Genç’e göre İran kaynaklı enerji krizinin küresel petrol piyasasında yarattığı dalgalanma ve Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin artması, ABD yönetimini Pekin ile daha esnek ve uzlaşmacı bir diplomatik zemine yönelmeye mecbur bıraktı.

“ABD’NİN SİLAHI ÇİN’E İŞLEMİYOR”
Trump’ın ilk başkanlık döneminden bu yana uyguladığı gümrük tarifeleri ve ekonomik baskı politikalarının beklenen sonucu üretmediğini belirten Genç, şu değerlendirmede bulundu:

“2017’deki ziyarete kıyasla bugün ABD’nin karşısında çok daha güçlü, daha dirençli, ekonomik olarak daha zengin ve teknolojik açıdan daha ileri bir Çin var. Trump’ın geçmişte uyguladığı sert gümrük politikaları hedeflenen sonucu vermediği gibi, Çin’in nadir toprak elementleri ve kritik mineraller üzerinden geliştirdiği karşı hamleler tarafları fiilen bir denge noktasına getirdi. Çin liderinin ABD’ye gitmeyip Trump’ın Çin’e ziyaret gerçekleştirmesi de Pekin açısından diplomatik bir başarı olarak okunuyor. Bu tablo, ABD’nin Çin üzerinde eski etki gücünü kaybettiğini gösteriyor.”

“ÇİN İLE İŞ BİRLİĞİ KAÇINILMAZ HALE GELDİ”
Görüşmeye Tesla, Apple ve Nvidia gibi dev teknoloji şirketlerinin üst düzey temsilcileriyle birlikte giden Trump’ın ekonomik kaygıları ön plana çıkardığını ifade eden Genç, süreci şöyle değerlendirdi:

“Bu görüşme, ABD açısından ikili ilişkilerin yeniden istikrara kavuşturulması ve olası bir yeni denge kurulması için kritik bir eşik olarak görülüyor. Ancak İran kaynaklı enerji krizi nedeniyle petrol fiyatlarında yaşanan oynaklık, ABD’yi Çin ile iş birliği yapmaya zorlayan temel faktörlerden biri haline gelmiştir. Bu da Washington’ın daha agresif bir çizgiden uzaklaşmasını zorunlu kılıyor.”

Genç ayrıca Beyaz Saray’ın, fentanil öncü kimyasallarının akışının kontrol altına alınması konusunda Çin’den somut adımlar beklediğini de belirtti.

“DÜNYA YENİDEN ÇOK KUTUPLU BİR DÜZENE GİRİYOR”
Genç, söz konusu ziyaretin uluslararası ittifak dengeleri üzerinde de etkili olabileceğine dikkat çekti:

“Bu ziyaret Trump açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Ancak Tayvan konusunda verilecek olası tavizler ya da pasif bir tutum hem ABD iç politikasında hem de Japonya ve Güney Kore gibi müttefik ülkelerde ciddi tepkilere yol açabilir. NATO ve Avrupa cephesinde ise bu durum ‘stratejik geri çekilme’ olarak yorumlanabilir.”

Genç’e göre bu süreç yalnızca ABD-Çin ilişkilerini değil, küresel sistemin genel yapısını da etkileyebilir:

“Bu görüşme, Almanya ve Fransa başta olmak üzere birçok ülkeye Çin ile daha yakın ekonomik ve diplomatik ilişkiler kurma konusunda bir meşruiyet alanı yaratabilir. Dünyanın yeniden çok kutuplu bir yapıya evrildiği gerçeğinin ABD tarafından dolaylı olarak kabul edilmesi, diğer ülkelerin de daha bağımsız hareket etmesini teşvik edecektir.”

Genç, değerlendirmesinin sonunda söz konusu gelişmelerin hem ABD iç siyasetinde hem de küresel güç dengelerinde önümüzdeki dönemde belirleyici olacağını ifade etti.

Haberin tamamı Milliyet Gazetesinde yayımlanmıştır.

Son Güncelleme Tarihi: 20/05/2026 - 16:32



Bilgi / Destek Butonu