Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Medipol’de empati ve farkındalık buluşması

03.12.2025

İstanbul Medipol Üniversitesinde düzenlenen “Adım Adım Empati: Öğrenciler İçin Farkındalık Buluşması” etkinliği, engelliliğin toplumsal boyutunu ve empatik yaklaşımın gücünü gündeme taşıdı. Etkinlikte, engelliliğin "sosyal model" çerçevesinde ele alınması ve profesyonel rollerde vicdan ve bağ kurmanın önemi vurgulandı. 

adım adım empati

İstanbul Medipol Üniversitesinde, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle farkındalık buluşması düzenlendi. Medipol Engelli Öğrenci Ofisi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Ortez ve Protez Bölümü'nün iş birliğiyle gerçekleşen “Adım Adım Empati: Öğrenciler İçin Farkındalık Buluşması” etkinliği, engelliliğin toplumsal bir mesele olduğu gerçeğini vurgularken, geleceğin uzmanlarına profesyonel bilgi kadar vicdanın da kritik önem taşıdığı mesajını iletti. Güney Kampüs Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinliğe, İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Devrim Tarakçı başta olmak üzere İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Sena Özdemir Görgü, İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğr. Görevlisi ve Engelli Ofis Uzmanı Pelin Vural, Sosyolog ve Psikolog Merve Nur Özmişin, Psikolog Beyzanur Kaykun, Serebral Palsili çocuğu olan Gülcan Çelik yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrenci katılım gösterdi. Etkinlik, engelli yakını olan bir annenin içten deneyimlerinin yanı sıra, asıl engelin bireyde değil, çevredeki erişilebilirlik eksikliklerinde olduğunu bilimsel verilerle ortaya kondu.

VURAL: TEMEL AMACIMIZ TÜM ÖĞRENCİLERİMİZİN EĞİTİME EŞİT ERİŞİMİNİ GÜVENCE ALTINA ALMAKTIR
Açış konuşmasını yapan Engelli Ofisi Uzmanı ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğr. Gör. Pelin Vural, Engelli Öğrenci Ofisi olarak temel amaçlarının, üniversitedeki tüm öğrencilerin eğitime eşit erişimini güvence altına almak ve akademik süreçlere tam katılımlarını desteklemek olduğunu vurguladı. Vural, bu hedefe ulaşmak için sağlanan hizmetler arasında; not tutma desteği, sınav desteği ve partner öğrenci programı gibi çeşitli akademik uyarlamaların bulunduğunu aktardı.

Vural ayrıca, akademik desteğin yanı sıra, kampüsün fiziksel koşullarının iyileştirilmesine yönelik süregelen çalışmalara da dikkat çekti ve "Kampüsümüzün mekansal erişilebilirliğini artırmaya yönelik iyileştirme çalışmalarımız da aktif şekilde devam etmektedir." dedi. 

DR.GÖRGÜ: HERKES POTANSİYEL BİR ENGELLİ ADAYIDIR
İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Sena Özdemir Görgü, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nün yalnızca bir farkındalık günü olmanın ötesinde, empatinin önemini hatırlatan özel bir fırsat olduğunu belirtti. Görgü, konuşmasında çarpıcı bir tespitte bulunarak "Hayatın doğal akışı içerisinde her birimiz aslında potansiyel bir engelli adayıyız." dedi. Bu gerçeğin, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları güçlükleri anlama, ihtiyaçlarına duyarlılık gösterme ve empati kurma zorunluluğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Etkinliğin amacının sadece anlık bir farkındalık oluşturmakla sınırlı olmadığını dile getiren Görgü, "Amacımız yalnızca farkındalık oluşturmak değil; aynı zamanda hizmetlerimizi geliştirmek, bakış açılarımızı genişletmek ve engellilik konusunda hep birlikte daha duyarlı bir yaklaşım geliştirmektir." diyerek asıl hedefin daha kapsamlı olduğunu vurguladı. 

ÖZMİŞİN: ASIL ENGEL BİREYDE DEĞİL, ÇEVREDEDİR
Sosyolog ve Psikolog Merve Nur Özmişin konuşmasında, Dünya Sağlık Örgütü’nün modern engellilik tanımına dikkat çekerek, bu tanıma göre engelliliğin bireyin fiziksel, zihinsel ya da duyusal farklılığının çevresel faktörlerle birleşmesi sonucu ortaya çıktığını belirtti. Özmişin, bu tespitten yola çıkarak çarpıcı bir yargıda bulundu ve "Çoğu zaman engel, bedende değil çevrededir." şeklinde konuştu. 

Çocuğun gelişim hızını belirleyen temel yapının aile, uzman ve öğretmen üçlüsü olduğunu vurgulayan Özmişin, iyi bir iş birliğinin gelişimi tahmin edilemeyecek kadar hızlandırdığını belirtti. Protez uzmanlarına seslenerek, mesleklerinin teknik bilginin ötesinde bir anlam taşıdığını ifade eden Özmişin, "Bir protez yalnızca bir parça değildir. Bir çocuğun ya da bir yetişkinin hayatını yeniden kurma aracıdır. Sizler sadece protez üretmezsiniz; yeni bir hayata destek olursunuz, bağ kurarsınız, cesaret verirsiniz, özgüven kazandırırsınız." diyerek sözlerini noktaladı.

ÇELİK: SEVGİ OLMADAN GELİŞME OLMUYOR
Psikolog Beyzanur Kaykun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşi de serebral palsili çocuğa sahip olan Gülcan Çelik, kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. On beş yıllık hemşirelik kariyerini kızının yoğun bakımı nedeniyle bıraktığını belirten Çelik, engelli bir çocuğun annesi olmanın çok büyük bir güç ve yoğun bir sorumluluk gerektirdiğini aktardı ve kızının tanısı konulduğunda yaşadıkları bilgi eksikliğini, rapor süreçlerini ve haftada beş-altı gün süren yoğun fizik tedavi maratonunu anlattı. Çelik, bu zorlu süreçte en değerli bilgi kaynağının diğer engelli çocuğu olan aileler olduğunu vurguladı.
Meslek elemanlarına yönelik önemli bir çağrıda bulunan Çelik, profesyonelliğin insaniyetle birleşmesi gerektiğini vurguladı ve "Bir engelli çocuğa dokunan her meslek elemanı, önce merhamet ve vicdanla yaklaşmalıdır. Çünkü sevgi olmadan gelişme olmuyor. Çocuğun kaygısını anlayan, onu bir 'vaka' olarak değil, bir birey olarak gören profesyoneller fark yaratıyor." diyerek sözlerini noktaladı.

Etkinliğin sonunda, Dr. Öğr. Üyesi Sena Özdemir Görgü tarafından Sosyolog ve Psikolog Merve Nur Özmişin’e ve Öğr. Görevlisi Pelin Vural tarafından ise Psikolog Beyzanur Kaykun ve Gülcan Çelik’e plaket ve çiçek takdim edildi. 

Son Güncelleme Tarihi: 19/04/2026 - 17:33



Bilgi / Destek Butonu