İstanbul Medipol Üniversitesi öncülüğünde afetlere karşı ortak akıl
İstanbul Medipol Üniversitesi öncülüğünde yürütülen Afet Akademisi Projesi, kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşlarını aynı platformda buluşturdu. Sağlık hizmetlerinden insan haklarına, psikososyal destekten afet teknolojilerine uzanan kapsamlı eğitim programı, uluslararası kitap çalışmasıyla kalıcı çıktılara dönüşüyor.

İstanbul Medipol Üniversitesi öncülüğünde, kamu, akademi ve sivil toplum kuruluşlarını afet yönetimi alanında ortak bir zeminde buluşturan Afet Akademisi Projesi başarıyla tamamlandı. İstanbul Medipol Üniversitesi Ayrımcılığı Önleme ve Eşitlik Ombudsmanlığı Ofisi koordinasyonunda, Acil Tıp Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (ATTDER) ve Karabük Üniversitesi iş birliğinde yürütülen proje, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen PRODES Programı kapsamında hayata geçirildi. Projenin yürütücülüğünü İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Semih Korkut üstlendi.
25-26 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen eğitim programında afet yönetimi; sağlık hizmetlerinden psikososyal desteğe, kriz iletişiminden insan haklarına, teknolojik yeniliklerden saha uygulamalarına kadar çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Program süresince sağlıkta afet yönetimi, hastane öncesi hizmetlerin organizasyonu, afet triajı, KBRN riskleri, mobil sağlık üniteleri, sahra hastaneleri, ileri travma yönetimi, psikolojik ilk yardım, kırılgan grupların korunması, dijital sağlık uygulamaları ve afet teknolojileri gibi kritik başlıklarda kapsamlı eğitimler verildi.
Programın yürütücülüğünü üstlenen Doç. Dr. Semih Korkut’un yanı sıra proje araştırmacıları ve eğitmen kadrosunda Doç. Dr. Tuba Işık,Öğr. Gör. Ümit Topcuoğlu, Paramedik Osman Nuri Kundakçı, Ombudsman Uzmanı Fırat Semih Avşar, Ombudsman Uzmanı Gurur Gülce Beşe, Ombudsman Uzman Yardımcısı Yiğit Aydın Şahin, Ombudsman Uzman Yardımcısı Mahmut Said Çam ve Paramedik Sultan Korkmaz yer aldı.

Proje kapsamında katılımcılara “Afet Akademisinden Eğitici Eğitimi Sertifikası” verilirken, afet dönemlerinde kırılgan grupların korunması, etik ve hukuki sorumluluklar, kriz iletişimi, psikososyal destek mekanizmaları ve sağlık çalışanlarının dayanıklılığı gibi konular özel olarak ele alındı. Bunun yanı sıra dijital sağlık uygulamaları, drone sistemleri ve nesnelerin interneti (IoT) tabanlı teknolojilerin afet yönetiminde sağladığı katkılar da uygulamalı örneklerle değerlendirildi.
AFET YÖNETİMİNİN SAĞLIK BOYUTU KAPSAMLI ŞEKİLDE ELE ALINDI
Programın ilk gününde afet yönetiminin sağlık boyutu alanında uzman akademisyenler ve sağlık profesyonellerinin katılımıyla ele alındı. İlk oturumun başkanlığını yapan Doç. Dr. Semih Korkut, Türkiye’de hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin organizasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paramedik Ercan Yayla afet triajı konusunda bilgi paylaşırken, Paramedik Süleyman Yıldırım KBRN riskleri ve ambulans güvenliği üzerine sunum gerçekleştirdi.
İkinci oturumda Paramedik Hamza Uçkan sahra hastanelerinin afet süreçlerindeki rolünü ele aldı. Acil Tıp Teknisyeni Ozan Sirek ise acil müdahale ünitelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken İstanbul (Avrupa) Afet Müdehale Merkezi Müdürü Selim Altınarık afetlerde kullanılan müdahale araçları ve ekipmanları hakkında katılımcılara bilgi verdi.
KORKUT: TÜRKİYE ACİL SAĞLIK HİZMETLERİNDE GÜÇLÜ BİR ALTYAPIYA SAHİP
Program kapsamında konuşan Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Semih Korkut, Türkiye’nin hastane öncesi acil sağlık hizmetleri alanında güçlü bir altyapıya sahip olduğunu belirterek, ülke genelinde üç binin üzerinde istasyon ve yaklaşık altı bin ambulans bulunduğunu ifade etti. Son yıllarda gerçekleştirilen yatırımlarla birlikte Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesinin önüne geçtiğini vurgulayan Korkut, yurt dışında tedavi olamayan vatandaşların ambulans uçaklarla Türkiye’ye getirildiğini ve yüzlerce hastanın ücretsiz şekilde nakledildiğini söyledi. Türkiye’nin dünyanın en genç ambulans filolarından birine sahip olduğunu belirten Korkut, sistemin üç ambulans uçak ve 17 helikopter ambulansla desteklendiğini kaydetti.

İLERİ TRAVMA YÖNETİMİNDEN YENİDOĞAN RESÜSİTASYONUNA KADAR KAPSAMLI EĞİTİM
Doç. Dr. Suphi Bahadırlı başkanlığında gerçekleştirilen oturumda ise ileri travma yönetimi konusu kapsamlı şekilde değerlendirildi. Paramedik Ozan Bilgin çoklu travmalı hastalara yaklaşım süreçlerini aktarırken Dr. Öğr. Üyesi Arzu Güneş masif kanamalarda müdahale ve resüsitasyon uygulamalarını anlattı. Paramedik Abdülsamet Demirtuğ Crush sendromu konusunda bilgi verirken Paramedik Neslihan Köksal ileri havayolu yönetimine ilişkin güncel uygulamaları paylaştı. Paramedik Abdullah Baltacı ise erişkin resüsitasyon algoritmaları üzerine sunum gerçekleştirdi.
İlk günün son oturumunda Uz. Dr. Çilem Bakar Aynacı başkanlığında pediatri ve yenidoğan hastalara yönelik afet yönetimi uygulamaları ele alındı. Acil Tıp Teknisyeni Yasin Hasgül çocuklarda resüsitasyon ve acil müdahale süreçlerini aktarırken Uz. Dr. Çilem Bakar Aynacı pediatrik travma yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paramedik Sultan Korkmaz ise yenidoğan resüsitasyonu konusunda katılımcılarla bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
Gerçekleştirilen oturumlarda afet yönetiminde multidisipliner yaklaşımın önemi vurgulanırken farklı uzmanlık alanlarının koordinasyon içerisinde çalışmasının afetlere müdahale kapasitesini güçlendirdiği ifade edildi.
AFETLERDE İLETİŞİM, İNSAN HAKLARI VE KIRILGAN GRUPLAR ÖNE ÇIKTI
İstanbul Medipol Üniversitesi Ayrımcılığı Önleme ve Eşitlik Ombudsmanlığı Ofisinin proje kapsamında yürüttüğü çalışmalar, afet yönetiminin yalnızca sağlık ve müdahale boyutuyla değil; insan hakları, eşitlik, erişilebilirlik ve kırılgan grupların korunması perspektifiyle de ele alınmasına katkı sundu. Program boyunca afet süreçlerinde dezavantajlı bireylerin ihtiyaçları, etik sorumluluklar ve kapsayıcı afet yönetimi yaklaşımları multidisipliner bir bakış açısıyla değerlendirildi.
Programın ikinci gününde afet yönetiminin sosyal, psikolojik ve iletişim boyutları ele alındı. Doç. Dr. Tuba Işık başkanlığında gerçekleştirilen oturumda afetlerde engelli ve özel gereksinimli bireylerin sağlık ihtiyaçları değerlendirildi. Bu gruplarla etkili iletişim kurulmasının önemi üzerinde durulurken, empati temelli yaklaşımlar ve kriz dönemlerinde doğru medya yönetimi konuları kapsamlı biçimde ele alındı.

Afet Akademisi kapsamında iletişim ve kriz yönetimi de önemli başlıklardan biri oldu. Oturum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Tuba Işık, afet süreçlerinde doğru, hızlı ve güvenilir iletişimin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bilgi kirliliğinin önlenmesi, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve medya ile etkin koordinasyon sağlanmasının afet yönetiminin ayrılmaz unsurları arasında yer aldığını belirten Işık, iletişimin yalnızca teknik bir süreç olmadığını aynı zamanda toplumsal güveni doğrudan etkileyen stratejik bir alan olduğunu ifade etti.
“Afetlerde Etik, İnsan Hakları ve Hukuki Boyut” başlıklı sunumunda Ombudsman Uzmanı Gurur Gülce Beşe ise afet yönetiminde etik ilkeler ile insan hakları yaklaşımının temel bir gereklilik olduğunu vurguladı. Afet süreçlerinde alınan kararların yalnızca operasyonel sonuçlar doğurmadığını, aynı zamanda hukuki sorumluluklar da içerdiğini belirten Beşe, dezavantajlı grupların korunması ve adil hizmet sunumunun önemine dikkat çekti. Beşe, ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinin doğru uygulanmasının afet yönetiminde güven ve sorumluluk dengesini güçlendirdiğini ifade etti.

Afet Akademisi kapsamında kırılgan ve dezavantajlı gruplara yönelik yaklaşımlar da özel bir gündem başlığı olarak ele alındı. Proje araştırmacılarından Ombudsman Uzmanı Fırat Semih Avşar, afet süreçlerinde engelli bireyler, yaşlılar ve özel gereksinimli kişilerin kırılgan gruplar olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu bireylerin afet anlarında sağlık hizmetlerine erişimde karşılaştıkları güçlüklerin çok boyutlu şekilde ele alınmasının önemine dikkat çeken Avşar, eşitlikçi, kapsayıcı ve insan odaklı afet yönetimi yaklaşımlarının geliştirilmesinin hem etik hem de kurumsal bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
PSİKOSOSYAL DESTEK MEKANİZMALARI VE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ DAYANIKLILIĞI MASAYA YATIRILDI
Prof. Dr. Gökhan Malkoç’un başkanlığında gerçekleştirilen oturumda psikososyal destek mekanizmaları ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Psikolojik ilk yardım uygulamaları, travma sonrası müdahale süreçleri ve sağlık çalışanlarının psikolojik dayanıklılığı gibi konular ele alınırken afetlerin yalnızca fiziksel değil aynı zamanda sosyal ve ruhsal etkilerinin de bulunduğu vurgulandı. Oturumlarda ayrıca afetlerde etik ilkeler, insan hakları ve hukuki sorumluluklar çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirildi.

TEKNOLOJİ AFET YÖNETİMİNDE DÖNÜŞTÜRÜCÜ ROL ÜSTLENİYOR
Programın son oturumunda teknolojinin afet yönetimindeki dönüştürücü rolü ele alındı. Dijital platformlar, akıllı sistemler, drone teknolojileri ve IoT tabanlı uygulamaların afetlere müdahalede sağladığı hız ve etkinlik katılımcılarla paylaşılırken eğitim becerilerinin geliştirilmesi yoluyla bu teknolojilerin sahaya daha güçlü biçimde entegre edilmesi gerektiği vurgulandı.
AFET AKADEMİSİ PROJESİNİN ÇIKTILARI ULUSLARARASI KİTAPTA TOPLANACAK
Afet Akademisi Projesi kapsamında elde edilen akademik birikim ve saha deneyimlerinin kalıcı hale getirilmesi amacıyla hazırlanan uluslararası kitap çalışmasında sona yaklaşıldı. Doç. Dr. Semih Korkut ve Paramedik Osman Nuri Kundakçı koordinasyonunda yürütülen eser, afet yönetimine ilişkin güncel yaklaşımları, saha uygulamalarını ve proje sürecinde ortaya çıkan deneyimleri bilimsel bir kaynak olarak literatüre kazandırmayı hedefliyor.

Akademik bilgi ile saha deneyimini aynı platformda buluşturan Afet Akademisi Projesi, afetlere hazırlık kapasitesinin artırılmasına, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesine katkı sunan örnek bir model olarak öne çıkıyor. Kamu, üniversite ve sivil toplum iş birliğinin başarılı bir örneğini ortaya koyan proje, afetlere karşı daha dirençli bir toplum oluşturulmasına yönelik sürdürülebilir çalışmalara zemin hazırlıyor.
Son Güncelleme Tarihi: 29/05/2026 - 18:53



