Ana içeriğe atla

Dijitalleşmenin kültür sanata etkisi tartışıldı

05.12.2022

İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen çalıştayda, dijitalleşen teknoloji ürünlerinin kültür sanat faaliyetlerine etkisi ve bu bağlamda telif haklarının korunması konusu tartışıldı.

img_0754.JPG


İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından “Dijital Çağda Kültür Üretimleri ve Telif Haklarının Korunması” başlıklı çalıştay düzenlendi. Medya Merkezi’nde düzenlenen çalıştaya Haliç Üniversitesinden Türk Musikisi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Dilan Akıncı, Opera ve Konser Şarkıcılığı Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tufan Öztürk ile heykel, resim, video-art ve performans sanatları alanında çalışmalar sürdüren Alev Cınbarcı konuk oldu. Çalıştayın açış konuşmasını gerçekleştiren İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Büyükaslan, dijitalleşmenin sanat dünyasına etkilerinden bahsetti. Dijitalleşmeyle birlikte seyircinin özgürleştiğini ifade eden Büyükaslan, “Dijitalleşme sadece sanatta değil toplumsal anlamda da ciddi değişiklikleri doğuracak bir durum. Dijitalleşmeyle beraber sinema artık gidip izlenilen bir olgu olmaktan çıktı, yanımızda taşıdığımız ve istediğimiz zaman ulaştığımız bir içeriğe dönüştü.” dedi.

AKINCI: GERÇEK MÜZİSYENLERİN EMEĞİ GÖZ ARDI EDİLEBİLİYOR
Dr. Dilan Akıncı ise dijitalleşmenin müzik dünyasındaki avantaj ve dezavantajlarına değindi. Akıncı, şöyle dedi: “Dijitalleşmeyle birlikte yeni kuşağın eğitim almadan dijital müzik üretim araçlarına hâkim olduğunu ve oldukça büyük kitlelere ulaştıklarını görüyoruz. Dijitalleşen dünyada artık çok yetenekli olmanıza, sesinizin güzel olmasına ya da enstrüman bilmenize ihtiyaç yok. Çünkü gelişen teknolojiyle beraber herkes her şeyi yapabiliyor. Bu da gerçek müzisyenlerin kimliğine zarar veriyor ve emeklerinin göz ardı edilmesine sebep olabiliyor. Buna çözüm olarak geleneksel ve dijital müziğin birbirinden beslenmesi sağlanmalı ve her ikisinin kültürel yaşamda var olabilmesi gerekiyor. Dijitali inkâr edemeyiz. Bu nedenle analog ve dijital dönemde üretilen işler harmanlayarak daha estetik ürünler çıkarabiliriz.”

ÖZTÜRK: SANAT DİJİTALLEŞİRSE MEKÂN İŞLEVİNİ YİTİRİR
Dr. Tufan Öztürk de dijitalleşme ve tiyatro arasındaki bağa değinerek şunları söyledi: “Dijitalleşmeden en çok genç izleyicinin keyif aldığını söyleyebiliriz. Yeni çağda tiyatro ve teknoloji ilişkilerinden yeni melez türlerin ortaya çıkmasını sağlayabiliriz. Aynı zamanda fiziksel mekânın sınırlılıkları dijitalde geçerli olmadığı için kültürel içeriklerin bir yerden bir yere tek tıkla ulaştırılması mümkün olabilir. Ancak yasalardaki boşluklardan yararlanarak kolaylıkla intihal yapılabildiği için asıl ve kopya arasındaki farkı görebilmek ne yazık ki zorlaşmış durumda. Aynı zamanda sanatın dijitalleşmesiyle fiziksel mekanların da işlevini yitirdiğini söyleyebiliriz.”

CINBARCI: YAPAY ZEKÂ İNSAN VARLIĞINI İŞLEVSİZLEŞTİRDİ
Sanatçı Alev Cınbarcı ise yapay zekanın sanatla olan bağlantısından bahsetti. Cınbarcı şunları dile getirdi: “Yapay zekâ öğrenimleriyle insan zekasının gelişiminin daha hızlı olabileceğini söylemek mümkün. Ancak bu aynı zamanda insanın varlığını da işlevsizleştiriyor. Yapay zeka sayesinde her şey üretilip satılabiliyor. Bu durum insana duyulan ihtiyacı azaltıyor. Ancak şu bir gerçek ki, farkındalıklarımız yüksek olduğu ve kendimizi iyi geliştirdiğimiz sürece yapay zekâ hiçbir zaman insandan üstün olamayacak”