Bir fincan çayı daha güvenli içebilir miyiz?
İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden araştırmacılar, bitki çaylarındaki minerallerin daha hassas ve güvenli şekilde ölçülmesini sağlayan nanoteknoloji tabanlı yeni bir yöntem geliştirdi. Özellikle papatya çayındaki mangan gibi eser elementlerin doğru tespit edilmesini sağlayan bu yöntem, çay içenlerin sağlığı açısından güvenliği artırıyor. Nanokompozit malzemelerle yapılan analiz, bitkisel çayların mineral içeriğini daha güvenilir bir şekilde ortaya çıkarıyor.

İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık FakültesiAnalitik Kimya Anabilim DalıArş. Gör. Selim Gürsoy’un araştırma ekibinde yer aldığı “NiO-SnO₂ nanocomposite as an adsorbent for the preconcentration of manganese ions in chamomile tea extract” başlıklı çalışma, saygın gıda bilimi dergilerinden Food Chemistry’de yayımlandı. Araştırmada, papatya çayındaki mangan elementinin daha hassas ve güvenilir şekilde ölçülmesini sağlayan yeni bir nanomalzeme tabanlı analiz yöntemi geliştirildi.
Bitkisel çaylar, dünya genelinde hem sağlık amacıyla hem de günlük tüketim alışkanlıkları içinde yaygın şekilde kullanılıyor. Özellikle papatya (Matricaria chamomilla L.), sakinleştirici ve antioksidan özellikleri nedeniyle en çok tüketilen bitkisel ürünlerden biri olarak biliniyor. Ancak bitkisel ürünlerde bulunan minerallerin doğru biçimde ölçülmesi hem besin değeri hem de güvenlik açısından büyük önem taşıyor. Araştırmacılar bu ihtiyaçtan yola çıkarak, papatya çayındaki manganın daha doğru şekilde tespit edilmesini sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi.
PAPATYA ÇAYINDAKİ MANGAN ELEMENTİ HASSAS YÖNTEMLE TEST EDİLDİ
Mangan, insan vücudu için gerekli eser elementlerden biri. Kemik gelişimi, metabolizma ve antioksidan savunma mekanizmalarında rol oynayan bu mineral, birçok bitkisel üründe doğal olarak bulunuyor. Ancak manganın hem yetersiz hem de aşırı alımı sağlık açısından risk oluşturabildiği için gıda ve bitkisel ürünlerdeki miktarının doğru şekilde ölçülmesi gerekiyor.
Araştırmada geliştirilen yöntemde, nikel oksit (NiO) ve kalay oksit (SnO₂) içeren özel bir nanokompozit malzeme üretildi. Nanometre boyutundaki bu parçacıklar, papatya çayı özütünde bulunan mangan iyonlarını adeta bir sünger gibi tutarak analiz öncesinde yoğunlaştırıyor. Bu sayede manganın çok düşük miktarlarda bulunduğu durumlarda bile daha hassas ölçümler yapılabiliyor.
Araştırmacılar tarafından geliştirilen nanokompozitler basit bir kimyasal yöntemle üretildi ve yaklaşık 100 nanometreden küçük parçacık boyutuna sahip olacak şekilde hazırlandı. Yapılan analizlerde kristal yapı boyutunun yaklaşık 46 nanometre olduğu belirlendi.
Bu yeni yöntem, alevli atomik absorbsiyon spektroskopisi adı verilen bir analiz tekniğiyle birlikte kullanıldı. Yöntem sayesinde manganın çok düşük düzeyleri bile tespit edilebildi. Çalışmada yöntemin tespit sınırı 3.6 mikrogram/litre olarak belirlenirken, güvenilir ölçüm yapılabilen aralık 10–100 mikrogram/litre arasında saptandı. Ayrıca yöntemin doğruluk testlerinde geri kazanım oranlarının yüzde 87 ile yüzde 117 arasında olduğu görüldü. Bu sonuçlar geliştirilen yöntemin güvenilir olduğunu gösteriyor.
BİTKİSEL ÜRÜNLERİN ANALİZİNDE YENİ YAKLAŞIM
Araştırmacılara göre bitkisel çaylar ve bitki özleri karmaşık kimyasal yapıya sahip olduğu için içlerindeki elementleri doğru şekilde ölçmek her zaman kolay değil. Bu nedenle analiz öncesinde hedef elementin ortamdan ayrıştırılması ve yoğunlaştırılması gerekiyor.
Geliştirilen NiO-SnO₂ nanokompozit malzeme, bu soruna düşük maliyetli ve pratik bir çözüm sunuyor. Nanomalzeme mangan iyonlarını seçici biçimde tutarak analiz sürecini kolaylaştırıyor ve ölçümlerin doğruluğunu artırıyor. Ayrıca yöntemin yalnızca papatya çayıyla sınırlı olmadığı; farklı bitkisel ürünlerdeki ağır metal veya eser element analizlerinde de kullanılabileceği belirtiliyor.
GIDA GÜVENLİĞİ VE ANALİTİK KİMYA ARAŞTIRMALARINA KATKI
Çalışma, bitkisel ürünlerin mineral içeriklerinin daha doğru analiz edilmesine yönelik önemli bir yöntem öneriyor. Geliştirilen nanokompozit adsorbent, hem düşük maliyetli olması hem de yüksek hassasiyet sağlaması açısından analitik kimya alanında dikkat çekici bir alternatif sunuyor.
Araştırma, bitkisel çaylar ve benzeri doğal ürünlerde bulunan eser elementlerin güvenilir şekilde ölçülmesine katkı sağlayarak gıda güvenliği çalışmalarına yeni bir yaklaşım kazandırıyor. Ayrıca nanoteknoloji tabanlı adsorbentlerin analitik ölçümlerde kullanımını genişleterek, bitkisel ürün analizleri ve çevresel numunelerde metal tespiti gibi alanlarda da yeni araştırmalara zemin hazırlıyor.
Son Güncelleme Tarihi: 16/04/2026 - 13:48