Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

AA Teyit Hattı Medipol’de anlattı: Dezenformasyon algıyı nasıl yönetiyor?

04.05.2026

İstanbul Medipol Üniversitesinde düzenlenen “Gerçek mi Kurgu Mu? Yapay Zekâ Çağında Dezenformasyon ve Doğrulama” etkinliğinde, Anadolu Ajansı Teyit Hattı temsilcileri dijital çağın en büyük sorunlarından biri haline gelen yanlış bilgiyle mücadeleyi anlattı. Programda, yapay zekâ ile üretilen sahte görsellerden seçim dönemlerinde yayılan iddialara, savaş görüntülerinden sosyal medya manipülasyonlarına kadar birçok örnek üzerinden, gerçeğe ulaşmanın artık yalnızca “görmekle” değil; kaynağı, bağlamı, tarihi ve ayrıntıları sorgulamakla mümkün olduğu vurgulandı. 

İLETİŞİM FAKÜLTESİ

İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “Gerçek mi Kurgu Mu? Yapay Zekâ Çağında Dezenformasyon ve Doğrulama” etkinliği yapay zekâ çağında değişen gerçeklik algısını gündeme taşıdı. Güney Kampüs’te Anadolu Ajansı iş birliğiyle gerçekleşen etkinliğe, İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Büyükaslan başta olmak üzere, İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Korhan Mavnacıoğlu, İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Serkan Okay, Anadolu Ajansı Teyit Hattı Müdürü Ömer Faruk Görçin, Anadolu Ajansı Teyit Hattı Muhabiri Ayşenur Cevahiroğlu ile akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi.

Anadolu Ajansı Teyit Hattı Müdürü Ömer Faruk Görçin ve Anadolu Ajansı Teyit Hattı Muhabiri Ayşenur Cevahiroğlu, dezenformasyonun nasıl üretildiğini, hangi duygular üzerinden yayıldığını ve doğrulama süreçlerinde hangi yöntemlerin kullanıldığını örneklerle anlattı. Etkinliğin moderatörlüğünü yapan Doç. Dr. Korhan Mavnacıoğlu ise programın etik, mesleki ve gündelik hayat pratikleri açısından önem taşıdığını belirtti.

PROF. BÜYÜKASLAN: SOSYAL MEDYADA GÖRDÜĞÜNÜZ İÇERİĞİ ARTIK SİZ DEĞERLENDİRECEKSİNİZ
Etkinliğin açış konuşmasını yapan İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Büyükaslan, sosyal medyanın gündelik hayatın ayrılmaz bir parçasına dönüştüğünü belirterek, kullanıcıların karşılaştıkları içerikleri sorgulama sorumluluğu taşıdığına dikkat çekti. Öğrencilere seslenen Büyükaslan,

“Sosyal ağların herhangi bir köşesinde karşımıza çıkan içeriklerin ne olduğunu, doğru mu yanlış mı olduğunu artık sizlerin değerlendirmesi gerekecek.” dedi.

Büyükaslan, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin yaygınlaşmasıyla güvenilir haberciliğin ve uzman görüşlerinin daha kritik hale geldiğini belirtti. Anadolu Ajansının habercilikte köklü bir kurum olduğunu ifade eden Büyükaslan, Teyit Hattı temsilcilerinin aktaracağı bilgilerin öğrencilerin mesleki bakışına katkı sunacağını ifade etti.

GÖRÇİN: DEZENFORMASYON YALNIZCA YALAN DEĞİL, ALGIYI YÖNETME BİÇİMİDİR
Anadolu Ajansı Teyit Hattı Müdürü Ömer Faruk Görçin, dezenformasyonun yalnızca yanlış bilgi üretmek anlamına gelmediğini, insanların dünyayı algılama biçimini değiştiren güçlü bir yönlendirme aracı olduğunu söyledi. Medyanın bireyleri farkında olmadan yanlış pozisyonlara sürükleyebileceğini belirten Görçin, Malcolm X’in “Eğer dikkat etmezseniz medya, mazlumlardan nefret etmenize ve zalimleri sevmenize neden olabilir.” sözünü hatırlattı.

Yanlış bilginin siyasi tercihlerden sağlık kararlarına, toplumsal olaylara verilen tepkilerden tüketim alışkanlıklarına kadar geniş bir alanda etkili olabileceğini anlatan Görçin, bugün algının büyük ölçüde telefonlar üzerinden inşa edildiğini vurguladı. Görçin, “Elimizde en çok bulunan, bizi en çok etkileyen araç artık telefon. Rızamız, algımız ve düşüncelerimiz telefon üzerinden inşa ediliyor.” sözleriyle dijital platformların algı üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.

”EN TEHLİKELİ AN, KENDİMİZDEN EN EMİN OLDUĞUMUZ ANDIR”
Sosyal medyada sürekli kriz, şiddet ve felaket içeriklerine maruz kalmanın bireylerin gerçeklik algısını bozabileceğini söyleyen Görçin, “doomscrolling” alışkanlığının altını çizdi. Bu durumun yalnızca zaman kaybı olmadığını, kaygıyı artırarak kişiyi manipülasyona daha açık hale getirdiğini belirten Görçin, “Bir şeyi ne kadar takip ederseniz, o şey hayatınızın ve düşünme biçiminizin bir parçası hâline geliyor.” dedi.

Gazetecilikte ve içerik üretiminde en büyük risklerden birinin kişinin kendi önyargılarını fark etmemesi olduğunu vurgulayan Görçin, özellikle kişinin zaten inandığı düşünceyi destekleyen içeriklere karşı daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. “Dezenformasyona en açık olduğumuz an, kendimizden en emin olduğumuz andır.” diyen Görçin, teyit sürecinde şüpheyi korumanın mesleki bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

CEVAHİROĞLU: TEYİT, BİR İÇERİĞE DOĞRU SORULARI SORMAKLA BAŞLAR
Anadolu Ajansı Teyit Hattı Muhabiri Ayşenur Cevahiroğlu, doğrulamanın yalnızca bir bilgiye “doğru” ya da “yanlış” demekten ibaret olmadığını belirtti. Teyit sürecinin kaynağı, tarihi, bağlamı, görsel ayrıntıları ve içeriğin yayılma biçimini birlikte değerlendirmeyi gerektirdiğini belirten Cevahiroğlu, yanlış bilginin bazen farkında olmadan, bazen de kasıtlı biçimde dolaşıma sokulduğunu anlattı.

Cevahiroğlu, doğrulama süreçlerinde küçük ayrıntıların belirleyici olabildiğini vurgulayarak, “Bazen tek bir detaydan yakalıyoruz. Bu bir ayakkabı sayısı olabilir, yanlış kullanılmış bir kelime olabilir, bir harf hatası olabilir ya da gözden kaçan küçük bir ayrıntı olabilir.” diye konuştu. Ayrıca Cevahiroğlu, kaynak kontrolü, güncellik incelemesi, arşiv taraması, çapraz doğrulama ve uzman görüşünün teyit sürecinin temel adımları arasında yer aldığını ifade etti.

“BİR AYAKKABI, BİR ARŞİV KAYDI YA DA BİR TABELA GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARABİLİR”
Cevahiroğlu, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu öncesinde yayılan “zarfı ıslatarak kapatmak oyları geçersiz kılıyor” iddiasının mevzuat üzerinden kontrol edildiğini ve doğru olmadığının belirlendiğini aktardı. İngiltere Prensesi Kate hakkında ortaya atılan iddialarda ise BBC’nin profil fotoğrafını siyaha çevirdiği yönündeki paylaşımların Wayback Machine arşivleriyle incelendiğini, profil görselinin zaten daha önce de siyah beyaz olduğunun ortaya çıktığını söyledi.

Trump, Zelenski ve Avrupalı liderlerle ilgili yayılan fotoğrafta kişi sayısından fazla ayakkabı bulunması, yüzlerdeki belirsizlikler ve görsel bozulmaların yapay zekâ izleri taşıdığını belirten Cevahiroğlu, Halıcıoğlu metrobüs durağının kapatılacağı iddiasında resmi kaynaklara başvurulduğunu anlattı. İsrail-Filistin savaşı sırasında yayılan bir videoda ise sarı bir tabela üzerinden jeolokasyon yapılarak olay yerinin tespit edildiğini belirten Cevahiroğlu, her vakanın farklı bir doğrulama yöntemi gerektirdiğini vurguladı.

Son Güncelleme Tarihi: 04/05/2026 - 16:56



Bilgi / Destek Butonu