Ana içeriğe atla

Hemşirelikte uyum güçlüğü hasta bakımına yansıyor

23.10.2026

İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Pınar Doğan ve Doç. Dr. Merve Tarhan, mesleğe yeni başlayan hemşirelerin yaşadığı uyum güçlüklerini inceledi. Araştırma bulguları, uyum sorunları yaşayan hemşirelerin hasta bakımını zamanında ve eksiksiz sunmakta daha fazla zorlandığını ortaya koydu. Çalışma, mesleki eğitimin yanı sıra iş ve özel yaşam dengesi ile ekip içi iletişimin de mesleğe uyum sürecinde önemli rol oynadığını gösteriyor. 

1


Öğrencilikten hemşireliğe geçiş, öğrenilen bilgileri hastanede uygulamaya koymaktan daha fazlasını gerektiriyor. Yeni sorumluluklar üstlenmek, hasta bakımına ilişkin kararlar vermek, sağlık ekibine katılmak ve çalışma hayatıyla özel yaşam arasında denge kurmak, mesleğe yeni başlayanlar için zorlayıcı olabiliyor. Peki, bu uyum süreci hasta bakımına nasıl yansıyor?

İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi  Hemşirelik Bölümünden  Dr. Öğr. Üyesi Pınar Doğan ve Doç. Dr. Merve Tarhan’ın Journal of Clinical Nursing dergisinde yayımlanan “The Relationship Between Transition Shock and Missed Nursing Care Among New Graduate Nurses: A Cross-Sectional Study”başlıklı araştırması, mesleğin ilk yılında yaşanan bu güçlükleri hasta bakımı açısından ele aldı.

Çalışmada, yeni mezunların yaşadığı “geçiş şoku” (öğrencilikteki beklentilerle çalışma hayatının gerçekleri arasındaki farkın yarattığı zorlanma) ile eksik hemşirelik bakımı arasındaki ilişki incelendi. Eksik bakım; hastanın ihtiyaç duyduğu bakımın geciktirilmesi, hiç yapılmaması veya yarım bırakılması olarak tanımlanıyor. 

Hemşirelerin kendi değerlendirmelerine dayanan sonuçlar, mesleğe alışma sürecinde daha fazla zorlananların bakım uygulamalarında da daha fazla eksiklik bildirdiğini ortaya koydu.

DÖRT HASTANEDEN 277 HEMŞİRE KATILDI
Araştırma, İstanbul’da bir üniversiteye bağlı dört özel hastanede, mesleğinin ilk yılındaki 277 hemşirenin katılımıyla gerçekleştirildi. Aralık 2023 ile Şubat 2024 arasında yürütülen çalışmaya, en az lisans mezunu olan ve üç ay ile bir yıl arasında mesleki deneyime sahip tam zamanlı hemşireler dahil edildi. Yaş ortalaması 24 olan katılımcıların büyük bölümünü, yatan hasta birimlerinde görev yapan ve gündüz vardiyasında çalışan hemşireler oluşturdu.

Araştırmacılar, mesleğe geçişte yaşanan güçlükleri kişiler arası ilişkiler, mesleki kararlar ve uygulamalar, sosyal yaşam ile roller ve sorumluluklar üzerinden değerlendirdi.

Hasta bakımı açısından ise iki ayrı noktaya odaklanıldı: Hemşirelerin bakım uygulamalarında ne ölçüde eksiklik bildirdiği ve bu eksiklikleri hangi koşullarla açıkladığı. Böylece bakımın aksayan yönleriyle birlikte personel, malzeme ve iletişim sorunlarına ilişkin değerlendirmeler de incelendi.

MESLEĞE ALIŞMAK, BAKIMI EKSİKSİZ SUNMAYA YETİYOR MU?
Çalışmada, hemşirelerin mesleğe geçişte yaşadığı zorlanma genel olarak düşük, bildirdikleri bakım eksiklikleri ise orta düzeyde bulundu.

Bu sonuç, katılımcıların mesleğe alışma konusunda genel olarak yoğun bir güçlük yaşamamasına rağmen, ihtiyaç duyulan bakımın her zaman eksiksiz sunulamadığına işaret ediyor.

Bununla birlikte mesleğe uyum güçlüğü, bakım eksikliklerini tek başına açıklamıyor. Araştırma, bu ilişkinin çalışma ortamındaki kaynaklar ve iletişim gibi farklı alanlarla birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor.

SOSYAL YAŞAMDAKİ ZORLANMA ÖNE ÇIKIYOR
Mesleğe geçişte değerlendirilen alanlar arasında en fazla zorlanma sosyal yaşamda ortaya çıktı. Bu alan, yalnızca arkadaşlarla görüşmeye veya sosyal etkinliklere zaman ayırmaya ilişkin güçlükleri kapsamıyor. İşle ilgili kaygıların sürekli devam etmesi ve iştah azalması gibi günlük yaşamı etkileyen bedensel ve ruhsal zorlanmalar da değerlendirmede yer alıyor.

Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, mesleğe uyumun dört alanı birlikte incelendiğinde, bakım uygulamalarındaki eksikliklerle bağlantısı istatistiksel olarak belirgin kalan alanın sosyal yaşam olması.

Başka bir ifadeyle, işin sosyal ve günlük yaşam üzerindeki yükünü daha fazla hisseden hemşireler, hastaların ihtiyaç duyduğu bakımın eksik kalmasını da daha fazla bildiriyor.

Araştırmacılar, mesleğin başlangıcında vardiyalı çalışmaya alışmanın ve iş ile özel yaşam arasında denge kurmanın güç olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle yeni mezunlara sunulan desteğin, hastane içindeki görev ve becerilerin yanı sıra çalışma hayatının günlük yaşama yansımalarını da gözetmesi gerektiği belirtiliyor.

BAKIMIN AKSAMASINDA İLETİŞİM DİKKAT ÇEKİYOR
Hemşirelerin bakım eksikliklerine gerekçe olarak gösterdiği koşullar arasında iletişim, malzeme kaynakları ve insan kaynakları incelendi. Bu üç alan içinde iletişim en fazla öne çıkan gerekçe olurken, onu malzeme ve personelle ilgili değerlendirmeler izledi.

Burada değerlendirilen, hastanelerdeki kaynakların doğrudan sayımı veya iletişim süreçlerinin gözlenmesi değil; hemşirelerin bu koşulları bakımın eksik kalmasında ne ölçüde etkili gördüğü.

Sonuçlara göre mesleğe geçişte daha fazla zorlanan hemşireler, her üç alandaki sorunları da bakım eksiklikleri için daha belirgin gerekçeler olarak bildiriyor. Bu bağlantı, özellikle iletişim ve malzemeyle ilgili değerlendirmelerde öne çıkıyor.

Araştırmacılar, personel ve malzeme kaynaklarının yeterliliği ile ekip içindeki etkili iletişimi, bakım eksikliklerini azaltmaya yönelik öncelikli iyileştirme alanları arasında gösteriyor.

EKİBE KATILMAK VE KARAR VERMEK DE UYUMUN PARÇASI
Araştırmada, mesleğe geçişte yaşanan her güçlüğün bakım eksiklikleriyle aynı biçimde bağlantılı olmadığı görüldü. Sosyal yaşamda yaşanan zorlanma, eksik kalan bakım uygulamalarında öne çıkarken; kişiler arası ilişkilerde ve mesleki kararlar alırken yaşanan güçlükler, hemşirelerin bakım eksiklikleri için bildirdiği gerekçelerle bağlantılı bulundu.

Kişiler arası ilişkilerde daha fazla zorlanan hemşireler; personel, malzeme ve iletişim sorunlarını bakımın eksik kalmasıyla daha fazla ilişkilendiriyor. Mesleki kararlar ve uygulamalarda yaşanan zorlanma ise özellikle personel ve iletişimle ilgili gerekçelerde öne çıkıyor.

Bu bulgular, yeni mezunların mesleğe alışmasını yalnızca bakım işlemlerini öğrenmek üzerinden değerlendirmenin yetersiz kalabileceğini düşündürüyor. Ekip içinde ilişki kurmak ve mesleki kararlar vermek de uyum sürecinin önemli parçalarını oluşturuyor.

YENİ MEZUNLARA EĞİTİM VE REHBERLİK DESTEĞİ
Araştırmacılar, yeni mezun hemşirelere yönelik oryantasyon programlarının, sürekli eğitim ve deneyimli bir meslektaşın rehberliğiyle güçlendirilmesini öneriyor.

Bu desteğin, yeni mezunların mesleki sorumluluklara hazırlanmasına ve bakım becerilerini geliştirmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor. Rehberliğin, çalışma ortamını anlamayı, görevlerle ilgili belirsizlikleri azaltmayı ve ekip içindeki iletişimi desteklemeyi de kapsaması gerektiği vurgulanıyor.

Çalışmada bir eğitim veya mentorluk programının etkisi doğrudan sınanmıyor. Araştırmacılar bu yaklaşımları, bulgular doğrultusunda yeni mezunları desteklemek ve bakım eksikliklerini önlemeye katkı sağlamak amacıyla öneriyor.

Son Güncelleme Tarihi: 23/10/2026 - 17:04



Bilgi / Destek Butonu