Yapay zekânın tasarımdaki geleceği tartışıldı
İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Navras Akademi iş birliğiyle düzenlenen “Görsel İletişim ve Tasarımda Yapay Zekâ Zirvesi”nin ikincisi gerçekleştirildi. Sektör profesyonelleri ve akademisyenlerin bir araya geldiği zirvede, yapay zekânın tasarım süreçlerine etkisi ve etik boyutu ele alındı.

İstanbul Medipol Üniversitesi, teknolojinin ve iletişimin geleceğini şekillendiren yapay zekâ teknolojilerini çok boyutlu bir bakış açısıyla masaya yatıran önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Navras Akademi iş birliğiyle Güney Kampüs Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Görsel İletişim ve Tasarımda Yapay Zekâ Zirvesi"nde, yapay zekânın görsel kültür, tasarım süreçleri ve medya etiği üzerindeki etkileri disiplinler arası bir yaklaşımla ele alındı.
Bu yıl ikincisi düzenlenen etkinliğe; İstanbul Medipol Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Öztürk, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Büyükaslan, Navras Akademi Genel Müdürü Özbey Doğa Karslıoğlu, TRT Haber Kanal Koordinatör Yardımcısı Ogün Öcek, AA Ar-Ge ve Yapay Zekâ Müdürü Özgür Demir, DMC & NETD CEO’su Samsun Demir, İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Kaplan, İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. İpek Fatma Ertan, Adobe Yetkilisi Niyazi Yıldırım, Profesyonel Adobe Kullanıcısı Selman Kıran, 3D Madmax Editörü İsmail Akar, Sosyal Medya ve Dijital PR Yöneticisi Yıldız Ertan ve Oyuncu Serdar Akülker’in yanı sıra sektör temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Etkinlik kapsamında düzenlenen “Yapay Zekâlar Yarışıyor” yarışmasında öğrenciler, aynı komutlarla farklı yapay zekâ araçlarının ürettiği görselleri karşılaştırarak teknolojinin yorumlama kapasitesini test etti.

PROF. ÖZTÜRK: TEKNOLOJİ VİCDANDAN MAHRUM KALMAMALI
Programın açış konuşmasını yapan İstanbul Medipol Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Öztürk, yapay zekânın insanlık tarihinin en büyük gelişmelerinden biri olduğunu ancak bu ilerlemenin etik bir pusulaya ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Teknolojinin insan vicdanından ve estetik kaygıdan mahrum kaldığında rotasını kaybedebileceğine dikkat çeken Öztürk, şunları kaydetti:
"Biz bugün burada sadece teknolojik bir sıçramayı veya algoritmaların gücünü değil, bu ilerlemenin tam merkezinde yer alan insanlık özünü konuşmak için toplandık. Bu aynaya, yani yapay zekâya baktığımızda, aslında insanın dehasının ve tahayyül gücünün yansımasını görüyoruz. Ancak unutmamalıyız ki teknoloji, insan vicdanından mahrum bir pusula ile hareket ettiğinde rotasını kaybetmiş bir insanlık ortaya çıkıyor. Gençlerden beklentimiz; yapay zekâyı her sorunu çözen bir 'dijital kurtarıcı' olarak görüp zihinsel melekelerini ona teslim etmeleri değil, onu kendi değerlerimizin bir uzantısı olarak yönetmeleridir."
Öztürk, tasarımın sadece matematiksel bir ürün olmadığını belirterek, "Tasarım, bir ruhun başka bir ruha dokunma gayretidir. Yapay zekâ size bir şeyi 'nasıl' yapacağınızı öğretebilir. Ancak 'neden' yapmamız gerektiğini sadece kalbimiz ve vicdanımız söyleyebilir." ifadelerini kullandı.

PROF. BÜYÜKASLAN: DEĞİŞİMİ DOĞRU OKUMAYI ÖĞRETMEK ZORUNDAYIZ
İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Büyükaslan ise açış konuşmasında, yapay zekânın artık sadece belirli alanları değil, iletişimden tasarıma kadar her sektörü dönüştürdüğüne dikkat çekti. İki yıl önceki ilk zirveden bu yana öngörülerin hızla gerçeğe dönüştüğünü belirten Büyükaslan, şunları kaydetti:
“Bazı gelişmelerin hayal ettiğimizden çok daha hızlı gerçekleştiğine tanıklık ediyoruz. Bu hız karşısında yaptığımız şey; dönüşümü durdurmak değil, onu anlamaya ve yorumlamaya çalışmaktır. Çünkü insan, sürecin tam içinde yaşarken bazı kırılma noktalarını fark edemeyebiliyor. Üniversitelerin temel sorumluluğu yalnızca öğretmek değil; aynı zamanda bu değişimi doğru okumayı ve yorumlamayı da öğretmektir. Öğrencilerimizi hem akademik hem de sektörel paydaşlarla bir araya getirerek bu dönüşüme hazırlamak zorundayız.”

SELMAN KIRAN: YAPAY ZEKÂ BİR FIRÇA, BİZ İSE RESSAMIZ
"Yapay Zekâ Konuşmaları: Nereden Nereye Geldik?" başlıklı panelde konuşan Profesyonel Adobe Kullanıcısı Selman Kıran, reklamcılık sektörünün fiziksel üretimden dijital operatörlüğe geçiş sürecini anlattı. 23 yıllık kariyerinde pistole tabancaları ve maket bıçaklarından prompt mühendisliğine evrildiğini belirten Kıran, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Eskiden reklamcılık fizikseldi, hata yapma lüksümüz yoktu. Bugün ise yapay zekâ ile savaşmıyorum, onu yöneten bir 'kreatif direktör' gibi çalışıyorum. İşimiz artık 'yapmaktan' ziyade 'yönetmeye' ve 'seçmeye' evrildi. Ancak yapay zekâ teknik olarak mükemmel olsa da ruhu yok. O ruhu ve stratejiyi katacak olan sizlersiniz. Yapay zekâ kültürel kodlarda hala hatalar yapabiliyor; iftar sofrasında şarap kadehi veya altı parmaklı insanlar çizebiliyor. İşte o noktada insan gözü devreye giriyor. O bir fırçaysa, biz de ressamız."

YILDIRIM: ÜRETİM BASKISINA HIZLI ÇÖZÜM
Zirvede Adobe adına söz alan Niyazi Yıldırım, sektördeki "üretim baskısı" gerçeğine dikkat çekti. İçeriklerin tüketilme hızının saniyelerle ölçüldüğünü belirten Yıldırım, yapay zekânın bu hıza yetişmek için bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Yıldırım, Adobe’nin telif hakları konusundaki hassasiyetine vurgu yaparak şunları söyledi:
"Sektör sizden yarım saat içinde yeni bir iş bekliyor. 'İlham gelmesini bekliyorum' deme lüksünüz kalmadı. Yapay zekâ iş süresini yüzde 60 ila 80 oranında kısaltıyor. En önemli farkımız ise ticari güvenlik. Diğer modeller kaynağını açıklayamazken, biz lisanslı verilerle çalışıyoruz ve kurumsal kullanıcılarımıza görsel başına hukuki koruma sağlıyoruz. Önümüzdeki yıllarda video odaklı bir döneme giriyoruz; yapay zekâ metinden videoya, animasyona kadar her şeyi tek platformda çözecek."
İLK 10 SANİYE KURALI VE DUYGU FAKTÖRÜ
3D MadMax Editörü İsmail Akar ise oyun ve sinema sektöründeki iş akışı değişimini anlattı. Eskiden günler süren modelleme süreçlerinin saniyelere indiğini belirten Akar, teknolojinin hızı getirdiğini ancak duygunun hala insan tekelinde olduğunu söyledi.
Oyun sektöründeki rekabete değinen Akar, "Steam gibi platformlarda yüz binlerce oyun var. Teknik tarafınız ne kadar güçlü olursa olsun, hikâyeyi satamazsanız o kalabalığın içinde kaybolursunuz. Videoda ve oyunda 'ilk 10 saniye kuralı' geçerlidir; izleyiciyi yakalamak için o duygu şart. Yapay zekâ size profesyonellik katar ama insanı nasıl etkileyeceğinizi bilmezseniz işiniz eksik kalır." dedi.
DR. ÖĞR. ÜYE. KAPLAN: YAPAY ZEKÂYA KÖRÜ KÖRÜNE GÜVENMEYİN
İstanbul Medipol Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Kaplan ise, 35 yıllık yazılım tecrübesi ışığında kodlama dünyasındaki değişimi özetledi. Yazılımcılığın "kod hamallığından" kurtulup "sistem mimarlığına" dönüştüğünü belirten Kaplan, şöyle konuştu:
"30 sene önce 150 parametreyi optimize ederken bugün 670 milyar parametreden bahsediyoruz. Eskiden günlerce uğraşıp yazdığımız binlerce satırlık kodu şimdi yapay zekâ bir gecede yazıyor. Ancak o kodu denetleyecek, mantık hatasını bulacak olan yine tecrübeli insan zekâsıdır. Yapay zekâya körü körüne güvenen, hatalı kodla baş başa kalır. Gençlere tavsiyem; kodun kendisine değil, sistemi yönetecek 'idrak' yeteneğine odaklansınlar."

"SON KARAR İNSANDA OLMALI"
Zirvenin "Medyada ve İletişimde Yapay Zekâ" oturumunda söz alan TRT Haber Kanal Koordinatör Yrd. Ogün Öcek ve Anadolu Ajansı Ar-Ge ve Yapay Zeka Müdürü Özgür Demir, habercilikte "insan faktörünün" önemini vurguladı.
Anadolu Ajansı’nın yapay zekâyı rutin ve zaman alıcı iş süreçlerini devretmek için kullandığını belirten Özgür Demir, "Sistem muhabirin metnini kontrol ediyor ama 'yayınla' butonuna basan her zaman insandır. Amacımız telif haklarını korumak ve çalışanlarımızın enerjisini daha yaratıcı işlere saklamasını sağlamak" dedi.
Ogün Öcek ise yapay zekânın görselleştirme gücüne değinerek, "İsrail'in katlettiği 6 yaşındaki Hind Receb olayında sadece ses kayıtları vardı. Biz yapay zekâ ile o anları görselleştirerek olayın vahametini dünyaya duyurduk. Ancak kontrol her zaman bizde olmalı. Geçtiğimiz günlerde bir haber sitesinde editörün dikkatsizliği sonucu yayınlanan '(İstersen bu metni daha duygusal yazabilirsin)' bildirimi, insan kontrolünün olmadığı yerde hatanın kaçınılmaz olduğunu gösterdi." değerlendirmesinde bulundu.
Etkinlik, öğrencilerin yapay zekâ araçlarını kullanarak gerçekleştirdikleri tasarım yarışması ve ödül töreninin ardından sona erdi.
Son Güncelleme Tarihi: 16/04/2026 - 14:23