Yapay zekâ ve hukuk üzerine somut örnekli bir tartışma
Yapay zekâ artık sadece teknolojik bir araç değil; adaletin, mahremiyetin ve bireysel hakların sınırlarını yeniden tanımlayan bir güç konumlandırmasında. İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi bu kapsamda yapay zekâ teknolojilerinin hukuk sistemleri üzerindeki etkisini tartışmaya açtı.

İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi, dijital çağın en kritik sorularından birini tartışmaya açtı: Yapay zekâ hukuku şekillendirebilir mi, yoksa sadece geçmişi mi tekrar ediyor? “Yapay Zekâ ve Hukuk” başlıklı söyleşide, öngörücü polislik uygulamalarından veri ön yargısına, algoritmik denetimden insan hakları ihlalleri riskine uzanan çok katmanlı bir tartışma yürütüldü.
Güney Kampüs’te gerçekleştirilen etkinlikte Prof. Dr. Sultan Üzeltürk ve Dr. Öğr. Üyesi Barış Erman teknoloji ile hukuk arasındaki kırılgan dengeyi ele aldı. Söyleşi, hem öğrenciler hem de hukuk ve mühendislik alanlarından akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti.
YAPAY ZEKÂ ARTIK SADECE YAZILIM DEĞİL, BİR HUKUK ÖZNESİ
Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Sultan Üzeltürk, yapay zekâ tabanlı kolluk algoritmalarının artık yalnızca teknik değil, doğrudan hukuki ve etik sonuçlar doğuran sistemler hâline geldiğini belirtti.
Üzeltürk, havaalanında yaşadığı bir güvenlik taraması deneyimi üzerinden konunun somut etkisine dikkat çekti:
“Bir algoritmanın yaptığı yanlış risk değerlendirmesi nedeniyle geçici olarak ‘şüpheli’ konumuna düştüm. Benim için kısa süren bu durum, daha kırılgan gruplar için ciddi mağduriyetler yaratabilir.”
Üzeltürk’e göre, algoritmaların karar süreçlerinde yer alması ceza hukukunun temel ilkelerini yeniden düşünmeyi gerektiriyor: “Bir yazılımın hata payı bile insan hayatını etkiliyorsa, o sistem artık sadece bir araç değildir; hukuki bir mesele hâline gelmiştir.”

GEÇMİŞİ ANALİZ EDEN SİSTEM ADALETİN GELECEĞİNİ BELİRLEYEBİLİR Mİ?
Dr. Barış Erman ise öngörücü polislik sistemlerinin geçmiş suç verilerini analiz ederek gelecekteki suç ihtimalini tahmin etmeye çalıştığını, ancak bu sistemlerin “öngörü” değil, aslında “tekrar” ürettiğini vurguladı.
“Eğer veri geçmişteki eşitsizlikleri içeriyorsa, algoritmalar da bu önyargıyı yeniden üretir.” diyen Erman, Avrupa Birliğinin yeni Yapay Zekâ Yasası kapsamında kamusal alanda yüz tanımanın insan hakları ihlali sayıldığını, pasaport kontrolü gibi sınırlı kullanımların ise meşru kabul edildiğini hatırlattı.
Erman, yapay zekânın tutuklama kararlarından yargı analizlerine kadar birçok alanda kullanılmaya başlandığını belirterek şu soruyu ortaya koydu: “Bir algoritma mahkeme kararlarını yüzde 80 doğrulukla tahmin edebiliyorsa, bu adaletin öngörülmesi midir, yoksa sadece istatistiksel tekrar mıdır?”

DİSİPLİNLER ARASI BİR YAKLAŞIM
Söyleşi, İstanbul Medipol Üniversitesinin teknolojinin etik, hukuki ve toplumsal boyutlarını farklı disiplinlerle birlikte tartışma hedefinin bir parçası olarak düzenlendi. Hukuk Fakültesi, bu tür etkinliklerle öğrencilerini yalnızca hukuki bilgiyle değil, yeni teknolojilerin getirdiği etik ve toplumsal sorumluluk bilinciyle de donatmayı amaçlıyor. İstanbul Medipol Üniversitesi, hukuk ve bilişim disiplinlerinin kesişiminde yürütülen araştırma ve etkinliklerle, insanı merkeze alan bir yapay zekâ anlayışını güçlendirmeyi hedefliyor.
Son Güncelleme Tarihi: 25/02/2026 - 09:48