Sürdürülebilirlik "Beden–Ruh–Zihin" üçgeninde ele alındı
İstanbul Medipol Üniversitesi SURKAM tarafından düzenlenen sempozyumda, sürdürülebilir beslenme; koruyucu hekimlik, çevresel sorumluluk, davranış değişikliği ve bütüncül sağlık perspektifiyle ele alındı. Akademisyenler ve uzmanlar, beslenmenin fiziksel, zihinsel ve ruhsal boyutlarına ilişkin güncel araştırma ve uygulamaları paylaştı.

Sürdürülebilir Kalkınma ve İkiz Dönüşüm Uygulama ve Araştırma Merkezi (SURKAM) tarafından düzenlenen “Beden–Ruh–Zihin Üçgeninde Sürdürülebilir Beslenme Sempozyumu”, sağlık, eğitim ve toplumsal etki alanlarında sürdürülebilir beslenme konusunu ele aldı. Güney Kampüs Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, beslenme; kalori ve diyet temelli yaklaşımların yanı sıra fiziksel enerji, zihinsel dayanıklılık ve ruhsal iyilik hâliyle ilişkilendirilen bütüncül bir sağlık başlığı olarak değerlendirildi.
Sempozyuma akademisyenler, sağlık profesyonelleri ve öğrenciler katıldı. Program boyunca koruyucu hekimlik, çevresel sürdürülebilirlik, bireysel beslenme alışkanlıkları ve toplumsal farkındalık gibi başlıklarda sunumlar yapıldı. Katılımcılar, beslenmenin fiziksel, zihinsel ve ruhsal boyutlarını kapsayan bir yaşam pratiği olarak ele alınmasına yönelik görüş ve araştırma sonuçlarını paylaştı.
Etkinlik kapsamında “Bütüncül Sağlık Bakış Açısıyla Beslenme, Biyopsikososyal Yaklaşımla Beslenme, Beslenme ve Zihin Sağlığı, Sürdürülebilir Besinler” dört farklı oturum gerçekleştirildi.
ALTUNORDU: SAĞLIK BÜTÜNLÜĞE DAYALIDIR
Açış konuşmasında Bütüncül Sağlıklı Yaşam Platformu Kurucusu İbrahim Aydın Altunordu, Türkiye’de sağlık sektöründe yapılmayanları sürdürülebilir bir yaklaşımla hayata geçirme hedefini vurguladı. Altunordu, sağlığı yalnızca hastalık tedavisiyle sınırlı görmediklerini, ruh, zihin, beden ve çevre bütünlüğü içinde ele alınması gereken bir yaşam hâli olarak değerlendirdiklerini belirtti. Koruyucu hekimliğin amacının sadece bedeni korumak olmadığını, aynı zamanda enerjik bir yaşam biçimini desteklemek ve çevresel sürdürülebilirliği bu bütünlüğe dahil etmek olduğunu söyleyen Altunordu, bu yaklaşımı “Wellbeing ve Well-living” olarak tanımladı.

Altınordu, “Yaşadığımız beden, zihnimiz, çevremiz ve insanlarla kurduğumuz bağın uyumu, iyi olmanın temelini oluşturuyor.” ifadeleriyle sempozyumun bütüncül sağlık vizyonunu vurguladı.
Altunordu, konuşmasını, “Bugün burada beslenmeyi yalnızca bir kalori hesabı olmaktan çıkarıyor, bedeni, ruhu ve zihni besleyen bir yaşam kültürü hâline doğru bir adım daha atıyoruz. Bu dönüşümün merkezinde insan var; doğası, duyguları, bilinci ve bütünlüğüyle hepimiz varız.” sözleriyle noktaladı.

KOPARAL: SÜRDÜRÜLEBİLİR FARKINDALIK DİJİTALDEN YÜZ YÜZEYE TAŞINIYOR
Uzman Medikal Biyolog Beril Koparal, son beş yıldır yürütülen çevrim içi yayınların 5 binden fazla sağlık profesyoneline ulaştığını vurguladı. Koparal, “Bugün ise bu çalışmalara yüz yüze bir adım daha eklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.” ifadeleriyle, hem online platformun sağladığı erişimi hem de yüz yüze etkileşimin önemini bir araya getirdiğini belirtti. Koparal, böylece dijital deneyimi gerçek dünyadaki etkileşimle buluşturarak, sağlık alanında sürdürülebilir farkındalığı güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
PROF. ÇİÇEK: DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ, SÜRDÜREBİLİR BESLENMENİN ANAHTARIDIR
İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ayşegül Çopur Çiçek, sempozyumun multidisipliner bakış açısıyla farklı meslek gruplarını bir araya getirdiğini söyleyerek şöyle dedi: “Sürdürülebilir beslenmenin bir yaşam tarzına dönüşmesi, davranış değişikliğinin genç yaşta başlamasıyla mümkün. Bu nedenle bu tür buluşmaların daha fazla genç ve öğrenciyle dolmasını arzu ediyoruz.”

Çiçek, biyopsikososyal yaklaşımın sağlık eğitiminde ve klinik uygulamalarda bütüncül sağlığı desteklediğine de dikkat çekerek “Bilim, meslek iş birliği ve farklı disiplinlerin ortak aklı, halk sağlığı adına öncü bir çalışma ortaya koyacaktır.” şeklinde konuştu.
PROF. KUŞÇU: SÜRDÜREBİLİRLİK, İNSAN VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA İLE ANLAM KAZANIR
İstanbul Medipol Üniversitesi SURKAM Müdürü Prof. Dr. Rana Atabay Kuşçu ise sürdürülebilirliği çevresel sorumluluğun ötesinde toplumsal dayanışma ve bireysel bilinçle bütünleşik bir model olarak tanımladı. Kuşçu, “Bugünü ‘tek başına değil, birlikte doğru yöne ilerlemek’ fikriyle tasarladık. Türkiye’nin rekabet gücü toplumsal dayanışmayla artacaktır. Amaç, sürdürülebilirliği soyut bir ideal olmaktan çıkarıp, her bireyin günlük davranışına yerleştirmek.” dedi.

Kuşçu, sempozyumda obezite ve metabolik sendromdan strese bağlı yeme davranışlarına, farklılık temelli beslenmeden zihin fonksiyonlarını destekleyen gıdalara kadar geniş bir farkındalık alanının tartışıldığını belirterek, “Bu çalışmalar yalnızca bir sempozyum içeriği değil; sağlık çalışanları, öğrenciler ve sağlık hizmetlerinin tüm paydaşları için çok merkezli, kapsamlı bir farkındalık hareketinin parçasıdır.” İfadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Son Güncelleme Tarihi: 18/04/2026 - 18:54