SASPAM’da sağlık sistemlerindeki direnç kapasitesi ele alındı
İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Sistemleri ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SASPAM) tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen toplantılarda bu hafta, sağlık sistemlerinin kriz anlarındaki direnç kapasitesi ile yönetsel ve yapısal dayanıklılığı değerlendirildi.

İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Sistemleri ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SASPAM) tarafından Güney Kampüs’te düzenlenen toplantıda, Özgür Erol Yeşilsırt “Sağlık Sistemi Dayanıklılığının DEMATEL Tabanlı ANP Yöntemi ile Ölçülmesi” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Sunumda, çok kriterli karar verme yöntemlerinden yararlanılarak sağlık sistemlerinin krizlere karşı ne derece hazır olduğu ve bu hazırlığın ölçülebilirliği tartışıldı.
“SAĞLIK SİSTEMİNİN DİRENCİ SADECE HASTANELERLE SINIRLI DEĞİLDİR”
Sunumunda pandemi sürecinde sağlık sistemlerinin dayanıklılığının küresel düzeyde sınandığını belirten Özgür Erol Yeşilsırt, sağlık hizmeti sunumunun yalnızca hastane odaklı bir yapıdan ibaret olmadığını, yönetim, insan kaynağı, toplumsal katılım ve finansal sürdürülebilirliğin de bu sistemin ayrılmaz parçaları olduğunu vurguladı. Erol, “COVID-19 süreci bize sağlık sisteminin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini hatırlattı. Bu kapsamda sistemin sadece işleyişi değil, krize karşı ne kadar dirençli olduğu da önem kazandı.” dedi. Sunumda, sağlık sistemi dayanıklılığını ölçmek amacıyla 5 ana kriter ve 25 alt kriter belirlendiği ve bu kriterlerin DEMATEL tabanlı ANP yöntemiyle analiz edildiği aktarıldı.
DEMATEL yöntemiyle kriterler arasındaki neden-sonuç ilişkileri ortaya konulurken, ANP yöntemiyle bu kriterlerin göreli ağırlıklarının belirlendiği sunumda ifade edildi. Erol, “Bu yöntem sayesinde hangi faktörlerin daha belirleyici olduğunu görmemiz mümkün oldu. Özellikle ‘yönetim ve liderlik’ kriterinin diğer tüm kriterleri doğrudan etkilediği sonucuna ulaştık.” şeklinde konuştu.
KRİZLERE KARŞI GÜÇLÜ YÖNETİM, EĞİTİMLİ İNSAN KAYNAĞI VE TOPLUMSAL KATILIM ÖNE ÇIKIYOR
Sunumda, sistemin en kritik bileşenlerinin güçlü bir liderlik yapısı, nitelikli ve desteklenen insan kaynağı ve toplumun sağlık hizmetlerine aktif katılımı olduğu belirtildi. Erol, bu üç bileşenin sağlıklı bir sistemin sadece bugünkü işleyişi değil, aynı zamanda gelecekteki krizlere hazırlığı açısından da hayati önem taşıdığını ifade etti. Sağlık sistemlerinde dayanıklılığın yönetilebilir ve ölçülebilir bir yapı haline getirilmesi gerektiğini dile getiren Erol, çalışmasının sonuçlarının politika yapıcılara da yol gösterebileceğini belirterek, “Dayanıklı bir sistem ancak doğru yönetimsel kararlar, sürdürülebilir finansal planlama ve güçlü bir insan kaynağıyla mümkündür. Bu çalışma, sistemin zayıf halkalarını tespit ederek bu alanlara öncelik verilmesine olanak tanıyabilir.” değerlendirmelerinde bulundu.
Son Güncelleme Tarihi: 04/06/2025 - 14:37