Orta Doğu atölyesi düzenlendi: Çatışma, barış ve güç dengeleri merkezde
İstanbul Medipol Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Topluluğu tarafından düzenlenen “Uluslararası İlişkiler Atölyesi Orta Doğu” etkinliğinde, bölgenin tarihsel mirası, güncel çatışmaları ve barış inşası süreçleri disiplinlerarası bir bakışla ele alındı.
İstanbul Medipol Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Topluluğu tarafından düzenlenen “Uluslararası İlişkiler Atölyesi Orta Doğu” etkinliği, Orta Doğu’nun tarihsel arka planını, güncel siyasal kırılmalarını ve çatışma–barış inşası süreçlerini ele almak üzere akademisyenler ve öğrencileri bir araya getirdi. Güney Kampüs Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, bölgenin sömürgecilik mirası, dış müdahaleler, güvenlik mimarisi, kimlik temelli çatışmalar ve uluslararası barış mekanizmalarının sınırları çok boyutlu bir perspektifle ele alındı.
Üç oturum olarak gerçekleştirilen etkinliğe, Emekli Tuğgeneral Prof. Dr. Esat Arslan, Bahçeşehir Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Esra Albayrakoğlu, İstanbul Medipol Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Murat Genç ve Dr. Öğr. Üyesi Esra Merve Boztosun Çalışkan konuşmacı olarak katıldı. Alanında uzman konuşmacılar, Orta Doğu’ya dair yerleşik kabulleri sorgulayan analizleriyle öğrencilere bölgeyi tarihsel, politik ve toplumsal boyutlarıyla yeniden düşünme imkânı sundu.

PROF. ARSLAN: ORTA DOĞU, HAMASETLE DEĞİL BELGEYLE ANLAŞILIR
Emekli Tuğgeneral Prof. Dr. Esat Arslan konuşmasında, Orta Doğu çalışmalarında karşılaştırmalı analiz ve belge temelli yaklaşımın önemine dikkat çekti. Sosyal bilimlerde yüzeysel yorumların sağlıklı sonuçlar üretmediğini vurgulayan Arslan, Orta Doğu üzerine çalışan akademisyenlerin yabancı dile ve saha bilgisine hâkim olması gerektiğini belirtti.
Yaklaşık iki yıl boyunca ABD Ulusal Arşivleri’nde birinci el kaynaklarla çalıştığını ifade eden Arslan, belgeye dayalı araştırmanın önemini şu sözlerle dile getirdi: “Uzmanlık, masa başında üretilen bir şey değildir. Belge konuşur; ideoloji değil.”
Dış politika ve güvenlik konularında stratejinin kuvvet, zaman ve mekân olmak üzere üç temel unsur üzerine kurulu olduğunu belirten Arslan, Orta Doğu’daki güncel sorunların büyük ölçüde sömürgecilik döneminde çizilen sınırların bir sonucu olduğunu söyledi. Arslan, Sykes-Picot Anlaşması ve Balfour Deklarasyonu gibi düzenlemelerin bugünkü çatışmaların zeminini hazırladığını vurguladı.

PROF. ALBAYRAKOĞLU: SİLAHLARIN SUSMASI BARIŞ DEMEK DEĞİL
Bahçeşehir Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Esra Albayrakoğlu ise konuşmasında, Orta Doğu’yu harita ve kavramsal çerçeve üzerinden ele aldı. Orta Doğu’nun sabit bir coğrafya olmadığını, tarih boyunca değişen ve dönüşen bir yapı sergilediğini belirten Albayrakoğlu, klasik çatışma analizlerinin artık yetersiz kaldığını ifade etti.
Barış kavramının yalnızca çatışmanın sona ermesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Albayrakoğlu, “negatif barış” ve “pozitif barış” ayrımına dikkat çekerek şunları söyledi: “Silahların susması barış değildir. Gerçek barış, insanların korkudan ve yoksunluktan arındığı, onurlu bir yaşam sürebildiği bir düzenin kurulmasıdır.”
Uluslararası barış operasyonlarının çoğu zaman yerel dinamikleri göz ardı ettiğini belirten Albayrakoğlu, barış inşasının planlama aşamasından itibaren yerel aktörlerle birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Enerji, su ve gıda güvenliğinin de çatışmaların yeni boyutlarını oluşturduğunu ifade ede Albayrakoğlu, göç hareketlerinin savaş, iklim krizi ve yapısal eşitsizliklerle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Son Güncelleme Tarihi: 16/04/2026 - 14:24



