Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Medipol’de girişimciler için güçlü başlangıç: Fikirler ekonomik değere dönüşüyor

14.04.2026

Fikir aşamasından yatırım sürecine uzanan girişimcilik yolculuğu, İstanbul Medipol Üniversitesinde kurulan bütüncül ekosistemle somut bir modele dönüşüyor. Bu kapsamda düzenlenen TÜBİTAK 1812-BİGG Hızlandırma Açılış Programı, girişimci adaylarına yalnızca bilgi değil; güçlü bir yönlendirme, altyapı ve iş birliği ağı sunarak fikirleri ekonomik değere taşıyan sürecin kapılarını araladı.

 

 

İstanbul Medipol Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen “TÜBİTAK 1812-BİGG Hızlandırma Açılış Programı”, girişimci adaylarını akademi, sektör ve yatırım dünyasıyla bir araya getirdi. Fikir aşamasından şirketleşmeye uzanan sürecin tüm boyutlarıyla ele alındığı program, katılımcılara yalnızca bilgi değil; yön, vizyon ve güçlü bir başlangıç zemini sundu.

Medipol TTO A.Ş.’nin uygulayıcı kuruluş olduğu program; Yeditepe Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi ve Ankara Medipol Üniversitesi iş birliğiyle yürütülürken, Kuzey Kampüs TTO binasında gerçekleştirilen açılış programına yoğun katılım sağlandı. Yoğun başvuruların alındığı süreçte girişimci adaylarının hızlandırma programına dahil edilmesi, Medipol’deki girişimcilik dinamizmini bir kez daha ortaya koydu.

Girişimciler; iş planı yazımından ekip kurulumuna, finansal modellemeden yatırım süreçlerine kadar girişimciliğin en kritik başlıklarında kapsamlı bir çerçeveyle buluştu. Program, aynı zamanda teorik bilginin ötesine geçerek sahadan deneyimlerin aktarıldığı güçlü bir öğrenme alanı sundu.

DR. SELİM SERKAN SAY: FİKİRDEN EKONOMİK DEĞERE UZANAN YOLU BİRLİKTE KURUYORUZ
İstanbul Medipol Üniversitesi TTO Genel Müdürü Dr. Selim Serkan Say, üniversitenin girişimcilik ve inovasyon kapasitesine dikkat çekti. Üniversitenin yalnızca bilgi üreten bir kurum değil, bu bilgiyi değere dönüştüren güçlü bir üretim merkezi olduğunu vurgulayan Say, şunları kaydetti:

“Bu yıl BİGG projesi kapsamında 55 başvuru aldık. Bu sayı bize üniversitemizde güçlü bir fikir üretim potansiyeli ve girişimcilik ruhu olduğunu gösteriyor. TTO bünyesinde girişimcilik ofisimiz, TEKMER yapımız, proje destek sistemimiz, fikri mülkiyet altyapımız ve üniversite-sanayi iş birliği mekanizmalarımızla bütüncül bir ekosistem kurmuş durumdayız. Biz burada yalnızca şirketleşme süreçlerini değil, fikirden ticarileşmeye uzanan yolculuğun tamamını birlikte inşa ediyoruz.”

“Önümüzdeki dönemde sağlık teknolojileri, biyoteknoloji, yapay zekâ ve haberleşme alanlarına odaklanacağız.” diyen Say, üniversitenin güçlü proje, patent ve girişimcilik altyapısının girişimciler için önemli bir sıçrama zemini oluşturduğunu ifade etti.

BİR FİKİR MEDİPOL’DE NASIL YOL ALIYOR?
Bir fikrin Medipol’de nasıl geliştiğine dair süreci de detaylandıran Say, girişimcilerin yalnız bırakılmadığını, aksine sistemli bir yönlendirme ile ilerlediklerini vurguladı. TTO’ya gelen bir fikrin ilk olarak değerlendirmeye alındığını belirten Say, fikrin niteliğine göre farklı gelişim yollarının devreye alındığını ifade etti.

Say, bir fikrin proje haline gelebileceği durumlarda destek programlarına yönlendirme yapıldığını ve prototip ihtiyacı olan girişimlerin laboratuvar altyapısıyla buluşturulduğunu belirtti.

Girişimcilik potansiyeli taşıyan fikirlerin ise doğrudan girişimcilik ofisi ve hızlandırma programlarıyla eşleştirildiğini kaydeden Say, bu sürecin girişimciler için en kritik aşama olduğunu dile getirdi.

Say, bu yaklaşımın, Medipol TTO’yu yalnızca destek veren bir yapı olmaktan çıkararak, fikirlerin doğru rotada ilerlemesini sağlayan stratejik bir merkez haline getirdiğini belirtti.

4.500 KİŞİYE ULAŞAN BÜYÜYEN EKOSİSTEM
Medipol’ün girişimcilik ekosisteminin yalnızca proje üretmekle sınırlı olmadığını belirten Say, üniversitenin geniş bir etki alanına ulaştığını ifade etti. Üniversite-sanayi iş birliği kapsamında yürütülen projelerle binlerce kişiye temas edildiğini vurgulayan Say, bu yapının sürdürülebilir bir etki oluşturduğunu dile getirdi.

Özellikle yapay zekâ ve veri odaklı projelerde güçlü bir konumda olduklarını belirten Say, bu süreçte yaklaşık 4.500 kişiye ulaşıldığını ifade ederek, Medipol’ün yalnızca fikir geliştiren değil, aynı zamanda geniş bir kitleye dokunan bir üretim merkezi haline geldiğini söyledi.

YENİ YAPILAR VE KLİNİK ARAŞTIRMALAR İLE ARTAN GÜVEN
Üniversite bünyesinde kurulan yeni yapıların da girişimcilik ekosistemini güçlendirdiğine dikkat çeken Say, özellikle Klinik Araştırmalar Ofisinin önemli bir gelişim gösterdiğini belirtti. Yeni kurulan bu yapının, artan sözleşme sayısı ve katılımcı profiliyle dikkat çektiğini ifade etti. 

Başlangıçta sınırlı bir kapasiteyle yola çıkan yapının kısa sürede büyüdüğünü vurgulayan Say, artan katılımın ve iş birliklerinin, Medipol’e duyulan güvenin somut bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Say “Bu gelişim, üniversitenin yalnızca mevcut yapılarıyla değil, yeni açılımlarla da ekosistemini sürekli genişlettiğini ortaya koydu.” dedi.

HANGİ ÜNİVERSİTEDEN GELDİĞİNİZ DEĞİL, FİKRİNİZİN GÜCÜ ÖNEMLİ
İstanbul Medipol Üniversitesi TTO Yöneticisi Elçin Dilek Kaya ise programın konsorsiyum yapısına ve girişimcilere sunulan destek ağının altını çizdi. Sürecin yalnızca bir başvuru programı olmadığını, çok paydaşlı bir gelişim modeli sunduğunu belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul Medipol Üniversitesi uygulayıcı kuruluş olarak bu süreci yürütüyor. Ancak burada önemli olan hangi üniversiteden başvurduğunuz değil; iş fikrinizin nasıl gelişeceği ve bu süreçte ne kadar güçlü destek alacağınız. Girişimcilik ekibimiz, laboratuvar süpervizörlerimiz ve konsorsiyum ortaklarımızla birlikte her aşamada girişimcilerin yanında olacağız. Bu yolu birlikte yürüyeceğiz.”

TÜBİTAK GÜÇLÜ EKİP, ÖZGÜN FİKİR VE TİCARİLEŞME BEKLİYOR
İstanbul Medipol Üniversitesi TTO Girişimcilik Merkezi Uzmanı Fatma Gizem Ak da programın teknik çerçevesine ilişkin, BİGG çağrısının yalnızca iyi bir fikir değil; aynı zamanda uygulanabilir, ölçeklenebilir ve ekonomik değer üretebilecek bir girişim modeli beklediğini anlattı.

Ak, iş planı sürecinde özellikle üç başlığın öne çıktığını belirterek, “Özgün değer, ekip yetkinliği ve ticarileşme potansiyeli bu programın en kritik değerlendirme unsurları arasında yer alıyor. Tek başına ilerlemek çoğu zaman yeterli olmuyor. Teknik, operasyonel ve ticari açıdan birbirini tamamlayan ekipler her zaman daha güçlü bir profil çiziyor.” dedi.

Girişimci adaylarına da önemli uyarılarda bulunan Ak, mevcut şirket ortaklığı, önceki destekler ve hisse yapısı gibi başlıklarda başvuru öncesinde dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi.

DOĞRU BİR SORU GİRİŞİMİN BAŞLANGICI OLABİLİR
Program kapsamında girişimci adaylarına hitap eden konuşmalarda, fikir aşamasındaki kişilerin tereddüt etmeden TTO ile iletişime geçmesi gerektiği de vurgulandı. Girişimciliğin kusursuz fikirle değil, doğru yönlendirme ve sürekli gelişimle ilerlediğine dikkat çeken Ak, “Fikrin yeterli olup olmadığına tek başınıza karar vermeye çalışmayın. Bazen doğru bir soru bile iyi bir girişimin başlangıcı olabilir.” mesajını verdi.

Katılımcılara ayrıca, şirketleşme sonrasında en kritik başarı unsurunun pazarı dinlemek ve değişime açık olmak olduğu hatırlatıldı. Girişimcilerin kendi fikirlerine körü körüne bağlanmak yerine, müşteri ihtiyacına göre esnek hareket etmesinin önemine işaret edildi.

TEKMER, KULUÇKA VE LABORATUVAR DESTEĞİ AYNI ÇATIDA
Medipol META TEKMER Uzman Yardımcısı Enise Aktürk, programda girişimcilere sunulan fiziksel ve operasyonel altyapıyı anlattı. Kuluçka Merkezi ve TEKMER bünyesinde açık ofis, kapalı ofis, toplantı odaları, eğitim salonları, telefon kabinleri, sessiz çalışma alanları ve beyin fırtınası odaları gibi çok sayıda imkân sunulduğunu belirten Aktürk, girişimcilerin yalnızca çalışma alanı değil; mentorluk, danışmanlık, eğitim, proje desteği ve yatırımcı bağlantılarına da erişebildiğini söyledi.

FİKİRDEN PROTOTİPE HIZLI VE ESNEK DESTEK SAĞLANIYOR
İstanbul Medipol Üniversitesi TTO Lab. Supervisor Yusuf Mustafa Saatci ise laboratuvar altyapısının girişimcilere sunduğu üretim kapasitesine değindi. SLA, DLP ve SLS yazıcılar, 4 eksenli CNC sistemleri, bioprinter, elektronik devre üretimi, PDMS dökümü ve yumuşak elektronik uygulamaları gibi geniş bir teknik altyapıya sahip olduklarını belirten Saatci, şu değerlendirmede bulundu:

“Biz girişimcinin fikrini dinleyip hızlı şekilde üretime geçmeye odaklanıyoruz. Amacımız süreci gereksiz bürokrasiye boğmadan, fikirden prototipe uzanan yolu mümkün olduğunca çevik ve doğru bir şekilde yönetmek. Girişimciyle aynı tempoda çalışmayı önemsiyoruz.”

Saatci şehir dışından gelen taleplerde üretim ve kargolama desteği de sağlayabildiklerini ancak en verimli sonucun çoğu zaman birebir teknik değerlendirmeyle alındığını ifade etti.

DOÇ. DR. AHMET TURAN: EN BÜYÜK SORUN FONLARA ERİŞİM
Yeditepe Üniversitesi TTO Müdürü Doç. Dr. Ahmet Turan ise Türkiye girişimcilik ekosistemine dair çarpıcı bir analiz sundu. Türkiye’nin girişimcilik ruhu açısından güçlü olduğunu ancak fonlara erişim konusunda eksiklikler bulunduğunu belirten Turan, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de fikir var, hız var, üretim var. Ama fonlara erişim hâlâ en kritik problem. Avrupa’da tam tersi bir tablo görüyoruz; daha yavaş bir sistem ama çok daha büyük fonlar var.”

Bu noktada üniversitelerin ve TTO’ların rolüne dikkat çeken Turan, hiçbir üniversitenin tek başına her alanda güçlü olamayacağını belirterek, “Güçlerimizi birleştirdiğimizde çok daha nitelikli ve yatırım almaya hazır girişimler ortaya çıkar.” dedi. Turan, bu yapının yalnızca eğitim sunmadığını, aynı zamanda girişimci ile yatırımcı arasında bir güven köprüsü kurduğunu vurguladı.

HATİCE TUĞSAVUL: GİRİŞİMCİ RİSKİ ÜSTLENENDİR, BİZ YOL ARKADAŞIYIZ
İstanbul Kültür Üniversitesi İKÜANTS TEKMER Müdürü Hatice Tuğsavul da girişimciliği daha kavramsal bir çerçevede ele aldı.“Entrepreneur” kavramının anlamına değinerek girişimciliğin özünde “üstlenmek” ve “risk almak” olduğunu vurgulayan Tuğsavul, dikkat çekici bir benzetme yaptı:

“Girişimci, o işi sahiplenen kişidir. Riski üstlenir. Bizler ise bu süreçte birer köprüyüz. Neye ihtiyacınız varsa sizin yol arkadaşınız oluruz.”

Girişimciliğin sadece fikir değil, bir yaşam biçimi olduğunu vurgulayan Tuğsavul, başarı için üç kritik soruya işaret etti:

“İhtiyaç ne? Problem ne? Ve siz bu problemi gerçekten nasıl çözüyorsunuz? Bu üç soruya net cevap veremeyen bir girişimin sürdürülebilir olması çok zor.”

DOÇ. DR. YURDAGÜL MERAL: EN ZOR KISIM FİNANSAL PLAN, EN ÖNEMLİSİ VAZGEÇMEMEK
Girişimciler için deneyimlerini paylaşan Medipol META TEKMER A.Ş firmalarından RAMER Dış Ticaret Danışmanlık Dijital Reklam ve Pazarlama A.Ş Firma Kurucusu 

Doç. Dr. Yurdagül Meral, sürecin en gerçekçi ve sahaya dayalı değerlendirmelerini aktardı. Özellikle iş planı sürecinin zorluğuna dikkat çeken Meral, şu ifadeleri kullandı:

“17 sayfa kısa görünüyor ama aslında çok yoğun bir süreç. En çok zorlandığım yer finansal plan oldu. Çünkü panelde size şunu soruyorlar: ‘Fiyat değişirse ne olur? Başabaş noktası ne zaman?’ Bunlara net cevap vermek gerekiyor.”

Meral girişimcilik sürecinde en önemli unsurlardan birinin sabır ve sürdürülebilirlik olduğunu vurgulayarak, “Fon süreci zaman alabilir. Bu yüzden güçlü bir B planı olmadan yola çıkmayın.” dedi.

DOÇ.DR. MESUT ÖZTIRAK: BU BİR FİKİR YARIŞMASI DEĞİL, YATIRIM SÜRECİ
İstanbul Medipol Üniversitesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Mesut Öztırak ise atölye çalışmasında girişimciliğin en temel dinamiklerini sade ama etkili bir şekilde aktardı. Girişimcilik sürecinin yanlış anlaşıldığını belirten Öztırak, şu kritik tespitte bulundu:

“Bu bir fikir yarışması değil. Bu, bir yatırım süreci. O yüzden fikrin güzel olması yetmez; uygulanabilir ve ikna edici olması gerekir.”

Öztırak, başarılı bir girişim için üç temel yapı taşını şöyle özetledi: “Problem net olacak, hedef kitle doğru tanımlanacak ve çözüm gerçekten değer üretecek. Ayrıca sürdürülebilir bir gelir modeli yoksa, o girişim uzun vadede ayakta kalamaz.”

GİRİŞİMCİLER İÇİN KAPSAMLI DESTEK EKOSİSTEMİ
Programda ayrıca girişimcilere sunulan kuluçka, TEKMER, mentorluk, laboratuvar ve yatırımcı bağlantıları gibi destekler detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılar, fikir aşamasından prototip geliştirmeye ve şirketleşmeye kadar tüm süreçlerde nasıl destek alabileceklerini öğrenme fırsatı buldu.

Yaklaşık 12 hafta sürecek hızlandırma programı boyunca girişimciler; eğitimler, mentorluk görüşmeleri ve panel simülasyonlarıyla TÜBİTAK değerlendirme sürecine hazırlanacak.

MEDİPOL’DE GİRİŞİMCİLİK ARTIK BİR SİSTEM
TÜBİTAK 1812-BİGG Hızlandırma Programı, akademi, sektör ve girişimcileri aynı platformda buluşturarak güçlü bir iş birliği zemini oluşturdu. Program, girişimcilere yalnızca bir destek süreci değil; fikirden ürüne, üründen şirkete ve şirketten yatırıma uzanan yolun tamamını kapsayan bütüncül bir sistem sunuyor.

Medipol’de kurulan bu yapı, girişimciliği bir fikir aşamasından çıkararak, sürdürülebilir ve yatırım odaklı bir sürece dönüştüren güçlü bir model olarak öne çıkıyor.

 

 

 

Son Güncelleme Tarihi: 04/05/2026 - 10:34



Bilgi / Destek Butonu