Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Kadınlarda uyku apnesi farklı seyrediyor: Tanı geç konuyor, hastalık yükü daha ağır

31.10.2025

İstanbul Medipol Üniversitesinden Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu’nun da yer aldığı ulusal ölçekteki TÜRKAPNE çalışması, kadın ve erkeklerde obstrüktif uyku apnesinin belirtileri, şiddeti ve eşlik eden hastalıklarında önemli farklar bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre kadınlarda hastalık daha geç yaşta, daha fazla rahatsızlıkla ve farklı semptomlarla seyrediyor.

Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu

İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu’nun da içinde yer aldığı, Türkiye’nin 34 farklı merkezinden araştırmacının katılımıyla yürütülen “Sex differences in clinical and polysomnographic features of obstructive sleep apnea: The Turkish sleep apnea database (TURKAPNE) cohort” başlıklı çalışma, Sleep Medicine dergisinde yayımlandı.

Türkiye’nin 34 ilinden 7 bini aşkın yetişkin hastanın incelendiği araştırma, kadın ve erkeklerde obstrüktif uyku apnesi (OSA) hastalığının klinik belirtileri ve şiddetinde dikkat çekici farklılıklar bulunduğunu gösterdi. Bulgulara göre kadınlar hastalığı genellikle daha ileri yaşta, daha fazla ek hastalık ve belirgin semptomlarla yaşıyor. Ancak hastalığın şiddeti erkeklere kıyasla daha hafif seyrediyor.

MENOPOZ, KADINLARDA UYKU APNESİ RİSKİNİ İKİ KAT ARTIRIYOR
Araştırmaya göre obstrüktif uyku apnesi uzun yıllar “erkek hastalığı” olarak görülse de kadınlarda da sıkça rastlanıyor ve çoğu zaman gözden kaçıyor. TÜRKAPNE verilerine göre kadın hastalar ortalama 56 yaşında tanı alırken erkeklerde bu yaş 49.

Kadınlarda obezite oranı, diyabet, hipertansiyon, astım, depresyon ve tiroit hastalıkları gibi ek rahatsızlıklar daha yüksek seyrediyor.

Buna karşın erkeklerde yüksek sesle horlama ve nefes durması gibi klasik belirtiler daha yaygınken, kadın hastalar daha çok uykusuzluk, baş ağrısı, dikkat dağınıklığı ve depresif ruh hali şikayetleriyle doktora başvuruyor.

Araştırma ekibi, menopozun kadınlarda uyku apnesi riskini belirgin şekilde artırdığını da ortaya koydu. Menopoz sonrası kadınlarda apne-hipopne indeksinin (AHI) iki katına çıktığı, yani uyku sırasında solunum durması ataklarının arttığı belirlendi. Bu durumun hormonal değişikliklerle birlikte üst solunum yollarındaki kas tonusu azalmasından kaynaklandığı ifade edildi.

KADINLARDA HASTALIK BELİRTİLERİ FARKLI SEYREDİYOR
Çalışmada, kadın hastalarda hipertansiyon, diyabet, astım, psikiyatrik bozukluklar ve hipotiroidi gibi hastalıkların erkeklere kıyasla daha fazla görüldüğü tespit edildi.

Bu bulgular, kadınlarda uyku apnesinin yalnızca uykuyu değil; metabolik, hormonal ve kardiyovasküler sistemi de etkileyen daha karmaşık bir tablo oluşturduğunu gösteriyor. Kadınların daha sık ilaç kullanması da bu ek hastalık yükünü destekler nitelikte.

Ayrıca, kadınların toplam uyku süresinin erkeklerden daha kısa, uykuya dalma süresinin daha uzun ve uyku verimliliğinin daha düşük olduğu belirlendi. Bu veriler, kadınlarda uykunun kalitesizleştiğini ve bozuklukların birbirini tetiklediğini ortaya koyuyor.

PROF. DR. AKKOYUNLU: KADINLARDA TANI GECİKİYOR, HASTALIK YÜKÜ DAHA AĞIR
Çalışmanın yürütücülerinden İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğr. Üye. Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, elde edilen sonuçların hem Türkiye’de hem uluslararası alanda farkındalık yaratacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Uyku apnesi çoğu zaman erkek hastalığı olarak görülüyor, bu nedenle kadınlar genellikle geç tanı alıyor. Ancak çalışmamız, kadınların aslında daha fazla semptom, daha fazla komorbid hastalık ve daha düşük yaşam kalitesi ile yaşadığını ortaya koydu. Buna karşın klasik tanı ölçütü olan AHI değerleri daha düşük olduğu için birçok kadın hastalık şiddetine rağmen gözden kaçıyor.”

Akkoyunlu, gelecekte tanı süreçlerinde yalnızca AHI değerine değil; hipoksik yük, kalp atım değişiklikleri ve uyarılma eşiği gibi yeni ölçütlerin de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

CİNSİYETE DUYARLI TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI GEREKLİ
Araştırma, uyku apnesi tanı ve tedavisinde cinsiyet farklarının dikkate alınması gerektiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor. Kadınlarda hastalığın farklı belirtilerle seyretmesi, klasik testlerin yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor.

Uzmanlara göre bu tür çalışmalar, hem kadınların erken tanı şansını artıracak hem de uyku bozukluklarına yönelik kişiselleştirilmiş tedavi modellerinin geliştirilmesine öncülük edecek.

ULUSAL VERİ TABANINDAN DÜNYA LİTERATÜRÜNE KATKI
2017 yılında başlatılan TÜRKAPNE Projesi, Türkiye genelinde uyku apnesi verilerini merkezi bir sistemde toplayan ilk ulusal veri tabanı olma özelliğini taşıyor. Proje kapsamında hastalardan toplanan demografik bilgiler, polisomnografi sonuçları, yaşam tarzı verileri ve ek hastalıklar veri tabanına aktarılıyor. Elde edilen verilerin hem Türkiye’deki hastalık farkındalığını artırması hem de uluslararası literatüre önemli katkı sağlaması bekleniyor.

 

Son Güncelleme Tarihi: 25/02/2026 - 08:59



Bilgi / Destek Butonu