Geri
AKADEMİK

Doç. Dr. Babacan: Azerbaycan, Dağlık Karabağ zaferiyle bölgesel gücünü derinleştirdi

18.11.2020

Doç. Dr. Abdurrahman Babacan, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ zaferiyle işgal edilmiş ciddi bir toprak sahasını geri kazanırken bölgesel gücünü de derinleştirdiğini belirtti.

Doç. Dr. Babacan: Azerbaycan, Dağlık Karabağ zaferiyle bölgesel gücünü derinleştirdi

Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ zaferini Anadolu Ajansı muhabirine değerlendiren Abdurrahman Babacan, Sovyetler Birliği çöktüğünde Türk dünyasının birleşmesine dair bir umudun filizlendiğini, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın özellikle 1980’lerin sonlarında başlattığı ve soğuk savaşın bitimiyle ivmelendirdiği bu vizyonun, 1992’deki Karabağ savaşıyla doğarken öldürüldüğünü söyledi. Babacan, Karabağ savaşı ve ardından gelen işgalle, Türkiye ile Orta Asya arasındaki hattın kesilmesinin amaçlandığına dikkati çekerek, aslında enerjiye hâkim olma endişesiyle ilgili bir durum olduğunu dile getirdi. Temmuzda Ermenistan’ın durup dururken Azerbaycan kenti olan Tovuz’a saldırdığını hatırlatan Babacan, saldırının, Türkiye-Azerbaycan stratejik iş birliğinin atardamarı olan bir lokasyonda yapıldığı, kısa çaplı ‘vur-kaçtan’ öte bir işgal ve tahkimat denemesi olduğunu söyledi.

“SAVAŞIN KAZANANI AZERBAYCAN”
Savaşın kazananının Azerbaycan olduğunu hatırlatan Babacan, şöyle dedi: “Azerbaycan, bu galibiyetle, hem işgal edilmiş ciddi bir toprak sahasını geri kazandı hem de bölgesel gücünü derinleştirmiş oldu. Bunun haricinde Azerbaycan açısından bir başka önemli kazanım kendisini özellikle enerji jeopolitiği meselesinde dışlayan herhangi bir fiili durumun bundan böyle mümkün olamayacağını göstermesi oldu. Elbette bunu Türkiye ile birlikte düşünmek de gerek. Zira anlaşmaya dair ilk açıklamalarında Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Türkiye’nin sahada Rus askerleriyle birlikte olmayacağını bildirmişti. Fakat aşama aşama gelinen nokta, Türk askerlerinin de Rus askerlerinin konuşlandığı yerlerde onlarla beraber sahada yer alacağı gerçeğine döndü. Bu ise Türkiye-Azerbaycan hattı açısından hem gözlem noktaları olarak hem de İdlib’teki ortak misyona benzer bir askeri misyon olarak sahada çok önemli bir kazanım anlamına geliyor.”

Haberin tamamı Anadolu Ajansında yayımlanmıştır, okumak için tıklayınız.