Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

“Dil öğrenmek bir zihin değil, bir insan meselesidir”

23.10.2025

İstanbul Medipol Üniversitesinde düzenlenen ICPLTL-2025, dil öğretimiyle psikolojinin kesişimine insanı yerleştiren yaklaşımları gündeme taşıdı.

egitim

Dilin, yalnızca bir iletişim aracı değil; duygu, kimlik ve anlam üretme biçimi olduğu fikrinden yola çıkan “4. Uluslararası Dil Öğretmenleri ve Öğrenenleri Psikolojisi Konferansı” (ICPLTL-2025), dil öğretimi alanında psikoloji temelli yaklaşımların ele alındığı uluslararası bir buluşmaya sahne oldu.

İstanbul Medipol Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümünün ev sahipliğinde gerçekleşen konferans, dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenlerini bir araya getirerek dil öğretiminde psikolojik yaklaşımların dönüştürücü gücünü tartışma odağına aldı.

Güney Kampüs Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, İstanbul Medipol Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aynur Kesen Mutlu başta olmak üzere Varşova Ekonomi ve Beşerî Bilimler Üniversitesinden Jean-Marc Dewaele, Graz Üniversitesinden Sarah Mercer ve Hassan Khajavy, Florida Devlet Üniversitesinden Mostafa Papi, Teksas Üniversitesinden Bedrettin Yazan, Golestan Üniversitesinden Ali Derakhshan gibi alanın önde gelen isimler, akademisyenler ve öğrenciler bir araya geldi.

DOÇ. MUTLU: BU YALNIZCA BİR ETKİNLİK DEĞİL, BAĞ KURMA ALANI
Açış konuşmasını yapan Doç. Dr. Aynur Kesen Mutlu, konferansın bir gelenek haline gelmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi: “Bu küçük bir fikir olarak başladı; bugün ise aynı tutkuyu paylaşan araştırmacıları, öğretmenleri ve öğrencileri dünyanın dört bir yanından bir araya getiren canlı bir akademik aileye dönüştü. ICPLTL artık yalnızca bir akademik etkinlik değil, bir topluluk ve bağ kurma alanı.”

Mutlu, dil öğretiminde psikolojik farkındalığın önemine dikkat çekti. Öğrenmenin yalnızca bilişsel değil, aynı zamanda duygusal bir yolculuk olduğunu belirterek, bu süreçte öğretmenlerin ve öğrencilerin duygusal ihtiyaçlarını anlamanın eğitimin kalitesini dönüştürdüğünü vurguladı.

MERCER: DİL ÖĞRETİMİ PSİKOLOJİSİ ARTIK KÜRESEL BİR HAREKET
Karmaşık Dinamik Sistemler Teorisi’ni uygulamalı dilbilim alanına kazandıran Graz Üniversitesinden Prof. Dr. Sarah Mercer ise dil öğretimi psikolojisinin artık küresel bir harekete dönüştüğünü ifade etti.

Bir zamanlar “gerçek bir araştırma alanı” olarak görülmeyen bu yaklaşımın, bugün disiplinler arası yapısıyla güçlendiğini belirterek, artık yalnızca teorilerin değil; hikâyelerin, duyguların ve insan deneyimlerinin de araştırmanın merkezinde yer aldığını söyledi.

Mercer, bu dönüşümün öncülerinden Zoltán Dörnyei’yi anarak, “1980’lerde dil öğrenimi psikolojisi yeni yeni tartışılıyordu. Bugün ise kitaplar, dergiler ve konferanslarla büyüyen bir topluluk haline geldi.” dedi.

“ÖĞRETMENİN İYİ OLUŞU, EĞİTİMİN GÖRÜNMEYEN GÜCÜ”
Mercer, çalışmalarını öğretmen psikolojisi ve iyi oluşu üzerine yoğunlaştırdığını belirterek, sürdürülebilir eğitim için sistemsel desteğin önemini şu sözlerle anlattı: “Bir öğretmen kendine ne kadar iyi bakarsa baksın, eğer sistem onu desteklemiyorsa kalıcı bir iyi oluş mümkün değildir. Ortalama bir öğretmen kariyeri boyunca üç bin öğrenciye dokunur; bu öğretmenleri yetiştiren eğitimcilerin etkisi milyonlara ulaşır. Bu yüzden öğretmen eğitimcilerinin psikolojisini anlamak da en az öğrencilerinki kadar hayati.”

İNSAN MERKEZLİ EĞİTİM: GELECEĞİN YOL HARİTASI
Konferans boyunca dil öğretiminde psikolojik faktörlerin, öğretmen motivasyonu ve öğrenci iyi oluşu üzerindeki etkileri ele alındı. Katılımcılar, dil öğretiminin geleceğini şekillendirecek en önemli unsurun “insanı merkeze alan eğitim anlayışı” olduğu konusunda birleşti. Bu yaklaşımın, eğitimde yalnızca bilgi aktarımını değil, duygusal bağ kurmayı da merkeze alarak sürdürülebilir bir dönüşümün yolunu açtığı vurgulandı.

Son Güncelleme Tarihi: 25/02/2026 - 10:00



Bilgi / Destek Butonu