SASPAM Akademi’de Güncel Hantavirüs Krizi ve Yapay Zeka Destekli Eğitim Materyali Üretimi Ele Alındı
SASPAM Akademi’de Güncel Hantavirüs Krizi ve Yapay Zeka Destekli Eğitim Materyali Üretimi Ele Alındı

SASPAM Akademi’nin 3. buluşması, Prof. Dr. Bahri Teker’in “Güncel Hantavirüs Krizinde NotebookLM Güncellemeleri” başlıklı sunumu ile gerçekleştirildi. Buluşma kapsamında, son dönemde gündeme gelen hantavirüs vakaları bulaşma dinamikleri, klinik etkileri ve korunma yaklaşımları çerçevesinde değerlendirilirken; toplantının ikinci bölümünde NotebookLM ve Gemini üzerinden yapay zeka destekli eğitim materyali üretimi uygulamalı olarak ele alındı.
Prof. Dr. Teker, sunumun ilk bölümünde hantavirüslerin bulaşma dinamiklerini, klinik seyir özelliklerini ve halk sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken temel noktaları aktardı. Hantavirüslerin temel kaynağının kemirgenler olduğu; virüsün özellikle kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürük gibi atıkları yoluyla çevreye yayılabildiği ifade edildi. Bu kapsamda, kurumuş kemirgen atıklarının toza karışarak havaya yayılmasının ve solunum yoluyla vücuda alınmasının önemli bir bulaşma riski oluşturabileceği belirtildi.
Hantavirüs enfeksiyonlarının her coğrafyada aynı klinik tabloyla seyretmediğine de dikkat çekildi. Eski Dünya hantavirüslerinde daha çok böbrekleri etkileyen ve hemorajik ateşle birlikte böbrek sendromuna yol açabilen tablolar öne çıkarken, Yeni Dünya hantavirüslerinde akciğer ve kalp-damar sistemini etkileyen daha ağır klinik görünümlerin gündeme gelebildiği aktarıldı. Bu çerçevede, hantavirüs enfeksiyonlarının başlangıçta ateş, halsizlik, kas ağrısı ve baş ağrısı gibi grip benzeri belirtilerle kendini gösterebildiği; ancak hastalığın seyrinde böbrek, akciğer ve kalp-damar sistemine ilişkin daha ciddi klinik tabloların da ortaya çıkabileceği ifade edildi.

Hastalığın klinik seyrine ilişkin değerlendirmelerde, damar geçirgenliği ve sıvı dengesi mekanizması öne çıktı. Virüsün temel etkisinin damar yapısını doğrudan tahrip etmekten ziyade, damar duvarında geçirgenliği artırarak sıvının damar dışına sızmasına yol açması olduğu belirtildi. Bu durumun klinik tabloda organlara göre farklı sonuçlar doğurabileceği; böbrek etkileniminde düşük tansiyon, idrar azalması ve böbrek yetmezliği bulgularının, akciğer etkileniminde ise akciğer dokusunda sıvı birikimi ve solunum güçlüğünün ön plana çıkabileceği aktarıldı.
Hantavirüslerle ilgili bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve risk iletişiminin doğru yönetilmesi gerektiği ayrıca vurgulandı. Hantavirüslerin genel olarak insandan insana kolay bulaşan virüsler olmadığı, ancak Güney Amerika’ya özgü Andes virüsünün bu açıdan istisnai bir özellik gösterdiği belirtildi. Bulaştırıcılık düzeyi karşılaştırmalı olarak ele alınarak COVID-19’da bu oranın yaklaşık %10-20, gripte %2-3 düzeyinde seyrettiği; hantavirüslerde ise genel olarak %1’in altında kaldığı ifade edildi. Bu nedenle paniğe yol açmadan, doğru korunma davranışlarının yaygınlaştırılmasının önemli olduğu vurgulandı.
Korunma yaklaşımları kapsamında, özellikle fare ve kemirgen atıklarının bulunduğu alanlarda kuru süpürme ya da elektrikli süpürgeyle temizlik yapılmaması gerektiği belirtildi. Riskli alanların öncelikle havalandırılması, temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılması, tozun havaya karışmasını önlemek amacıyla yüzeylerin uygun şekilde ıslatılması ve dezenfekte edilmesi gerektiği aktarıldı.

Buluşmanın ikinci bölümünde ise Prof. Dr. Teker, NotebookLM’deki güncellemeleri ve yapay zeka destekli içerik üretim süreçlerini uygulamalı olarak ele aldı. Bu bölümde, akademik ve eğitsel içeriklerin hazırlanmasında NotebookLM’in nasıl kullanılabileceği; ders materyali olarak sunum, video ve test gibi çıktılar üretirken dikkat edilmesi gereken noktalar örneklerle gösterildi.
Gemini Gem’leri üzerinden uygun prompt yazma süreçlerinin de değerlendirildiği bölümde, etkili promptların yalnızca teknik komutlardan ibaret olmadığı belirtildi. Hedef kitle, içerik düzeyi, öğrenme çıktısı, format ve bağlam gibi unsurların açık biçimde tanımlanmasının yapay zeka destekli içerik üretiminde çıktı kalitesi açısından belirleyici olduğu ifade edildi. Bu çerçevede, öğretim üyelerinin ders içeriklerini daha sistematik ve hedefe dönük biçimde tasarlayabilmeleri için yapay zeka araçlarından nasıl yararlanabilecekleri uygulamalı örneklerle aktarıldı.
Son Güncelleme Tarihi: 13/05/2026 - 15:38