Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Türkiye ve Almanya’dan teknolojide iş birliği hamlesi: Sanayide dijital dönüşüm için yeni yol haritası

11.05.2026

İstanbul Medipol Üniversitesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu’nun raportörleri arasında yer aldığı Türkiye–Almanya ortaklı uluslararası rapor, yapay zekâ ve Endüstri 4.0 odaklı yeni nesil üretim modelleri için yol haritası sundu. Fraunhofer araştırma ağı ve Karlsruhe Institute of Technology (KIT) iş birliğiyle hazırlanan çalışmada; Türk KOBİ’lerinin dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, Avrupa değer zincirlerine entegrasyonunun güçlendirilmesi ve iki ülke arasında yeni Ar-Ge iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Faik Tanrıkulu Whitepaper Haber

İstanbul Medipol Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu’nun katkı sunduğu “Turkish-German Digital Technology Exchange: R&D Cooperation in Manufacturing Engineering and Manufacturing-Related Information & Communication Technology” başlıklı uluslararası rapor yayımlandı. Karlsruhe ve Ankara merkezli yürütülen çalışma; Almanya merkezli araştırma kuruluşu Fraunhofer-Gesellschaft bünyesindeki Fraunhofer IOSB ve Fraunhofer IPA enstitüleri, Karlsruhe Institute of Technology (KIT), IIB e.V., ENOSAD iş birliğiyle hazırlandı. Yapay zekâ, Endüstri 4.0, dijital veri alanları ve üretim teknolojilerine odaklanan rapor, Türkiye ile Almanya arasında yeni nesil Ar-Ge ve inovasyon iş birlikleri geliştirmeyi hedeflerken özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin Avrupa değer zincirlerine entegrasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor.

Üretim sektörünün artan maliyet baskısı, nitelikli insan kaynağı eksikliği, veri parçalanması ve Avrupa Birliği standartlarına uyum süreçleri gibi ortak sorunlara dikkat çekilen raporda, dijitalleşmenin artık bir tercih değil modern üretimin temel koşulu olduğu vurgulandı. Özellikle Türk sanayisinin veri temelli karar alma süreçleri, kestirimci bakım sistemleri, dijital ikiz teknolojileri ve entegre tedarik zincirleri konusunda Alman araştırma altyapısıyla ortak hareket etmesinin stratejik önem taşıdığı ifade edildi.

TÜRK KOBİ’LERİ İÇİN YENİ DİJİTAL DÖNÜŞÜM MODELİ
Raporda Türkiye’deki küçük ve orta ölçekli üretim işletmelerinin dijital dönüşüm süreçlerinde yaşadığı yapısal sorunlara özel bir bölüm ayrıldı. Buna göre Türk KOBİ’leri; yüksek maliyetler, veri yönetimi eksikliği, uzman personel yetersizliği ve hukuki belirsizlikler nedeniyle yapay zekâ ve Endüstri 4.0 teknolojilerine yeterince hızlı adapte olamıyor. Raporda, üretim sektöründe yapay zekâ kullanım oranının yüzde 7 seviyesinde kaldığı, işletmelerin yüzde 74,2’sinin ise yeterli uzmanlık eksikliğini en büyük engel olarak gördüğü belirtildi.

Bu kapsamda Türk işletmelerinin büyük ölçekli Ar-Ge ekipleri kurmadan da pilot projeler geliştirebileceği, Fraunhofer uzmanlarıyla ortak uygulama alanlarında çalışabileceği ve aşamalı biçimde ölçeklenebilir dijital çözümler geliştirebileceği ifade edildi. Ayrıca İstanbul’da kurulması planlanan inovasyon ve transfer merkezlerinin Türk sanayisinin Avrupa üretim ağlarına entegrasyonunu hızlandırabileceği kaydedildi.

YAPAY ZEKÂ, VERİ EKOSİSTEMLERİ VE DİJİTAL İKİZ TEKNOLOJİLERİ ÖNE ÇIKIYOR
Çalışmada modern üretimin geleceğini belirleyen temel alanlar arasında yapay zekâ, makine öğrenmesi, veri alanları (data spaces), dijital ikiz teknolojileri ve Manufacturing-X/Catena-X gibi uluslararası veri paylaşım altyapıları gösterildi. Özellikle dijital ikiz teknolojilerinin üretim tesislerinin simülasyonu, bakım süreçlerinin optimize edilmesi ve enerji verimliliğinin artırılması açısından kritik rol üstlendiği belirtildi.

Ayrıca Türkiye’nin OPC UA, Catena-X ve Manufacturing-X gibi uluslararası veri standartlarına entegrasyonunun; sınır ötesi veri paylaşımı, yapay zekâ uygulamaları ve Avrupa Yeşil Mutabakatı uyum süreçleri açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.

KARLSRUHE MODELİ TÜRKİYE İÇİN ÖRNEK GÖSTERİLDİ
Raporda Almanya’daki Aachen, Hamburg, OWL ve Karlsruhe inovasyon ekosistemleri örnek olarak incelendi. Özellikle Karlsruhe bölgesinin yapay zekâ, üretim teknolojileri ve bilgi teknolojileri alanında Avrupa’nın en güçlü araştırma merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Bölgenin; üniversiteler, Fraunhofer enstitüleri, araştırma merkezleri ve teknoloji şirketleri arasında kurduğu ortak inovasyon ağı sayesinde yüksek nitelikli istihdam ve uygulamalı araştırma kapasitesi oluşturduğu vurgulandı.

Yapılan çalışmada, Türkiye’de de benzer bölgesel inovasyon kümeleri kurulması önerildi. MEXT, Bilişim Vadisi ve Teknopark İstanbul gibi mevcut yapıların Almanya’daki Fraunhofer araştırma ağı ve Karlsruhe ekosistemiyle ortak pilot projeler geliştirebilecek merkezler arasında yer aldığı ifade edildi.

TÜRKİYE–ALMANYA AR-GE İŞ BİRLİĞİ İÇİN SOMUT ÖNERİLER
Raporda iki ülke arasında geçmişte uygulanan “2+2” modelindeki ortak Ar-Ge çağrılarının yeniden hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi. TÜBİTAK’ın 1071 Uluslararası Araştırma Fonlarından Yararlanma Kapasitesinin ve Uluslararası Ar-Ge İş Birliğine Yönelik Destek Programı’nın üniversiteler ile şirketlere önemli finansman imkanları sunduğu vurgulandı.

Araştırma kapsamında Türk ve Alman üniversiteleri arasında ortak yüksek lisans ve doktora programlarının geliştirilmesi, üretim bölgelerinde yüksek hızlı dijital altyapının yaygınlaştırılması ve yapay zekâ tabanlı üretim sistemleri için ortak eğitim merkezlerinin kurulması gerektiği ifade edildi. Ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu sürdürülebilir üretim modellerinin geliştirilmesi ile dijital ürün pasaportu ve veri yönetişimi alanlarında ortak standartların oluşturulmasının iki ülke arasındaki sanayi iş birliklerini güçlendireceği belirtildi.

Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, hazırlanan raporun Türkiye’nin dijital üretim kapasitesini güçlendirmesi açısından önemli bir yol haritası sunduğunu belirterek Türk sanayisinin Alman araştırma ekosistemiyle kuracağı uygulamalı iş birliklerinin hem teknolojik dönüşümü hızlandıracağını hem de Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerindeki konumunu güçlendireceğini ifade etti.

Son Güncelleme Tarihi: 11/05/2026 - 14:10



Bilgi / Destek Butonu