Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

‘Miras Sohbetleri’ Beylerbeyi’nden Kocaeli’ye uzandı

09.04.2025

İstanbul Medipol Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı tarafından düzenlenen Miras Sohbetleri serisinin üçüncü buluşmasında, şehirlerin kültürel kimliği ve tarihi yapıların korunması ele alındı.

12

İstanbul Medipol Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı tarafından düzenlenen ‘Miras Sohbetleri’nin üçüncüsü gerçekleşti. Güney Kampüs Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe, Tarihçi- Yazar Volkan Şenel ve Restorasyon Uzmanı Mimar Barış Han konuk oldu. Volkan Şenel, “Şehri Keşfetmek: Kocaeli’nin Kültürel Mirası” başlıklı sunum gerçekleştirirken; Barış Han “Bilinmeyen Mimari Yönleriyle Beylerbeyi Sarayı” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Etkinlik kapsamında, Kocaeli’nin kültürel yapıları ve Beylerbeyi Sarayı’nın bilinmeyen mimari detayları konuşuldu. 

ŞENEL: ŞEHİRLERİN RUHLARI VARDIR
Volkan Şenel konuşmasında, Kocaeli’ye ismini veren Akçakoca Bey’in anıt mezarından başlayarak, şehrin kimliğini oluşturan tarihî figürleri ve yapıları tek tek anlattı. Akçakoca’nın, tıpkı bir padişah otağını andıran anıt mezarının şehir kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şenel, “Bu şehir, bir Türkmen aşiretinin izinden doğmuş bir yerleşim birimidir.” ifadelerini kullandı. Kocaeli’nin sadece Türk değil, Ermeni, Rum, Yahudi ve Rus toplulukların da izlerini taşıdığını vurgulayan Şenel, “Bu şehirde gayrimüslim vatandaşlarımızın yaşadığı mahallelerde müslüman bir hanımefendinin hayır için yaptırdığı çeşmeleri görmek mümkün.” diyerek hoşgörü kültürünün önemine dikkat çekti. Şenel, şehirlerin yalnızca taş ve betondan ibaret olmadığını vurgulayarak, “Şehirlerin bir ruhu olduğuna inanıyorum. O ruhu hissettiğiniz anda, şehir size sırrını ve kapılarını açıyor. Çünkü anlattığımız aslında hepimizin hikâyesi; sizin hikâyeniz.” ifadelerini kullandı. Şenel, konuşmasının sonunda dinleyicilere samimi bir çağrıda bulunarak, “Yaşadığınız, doğduğunuz şehri mutlaka gezmeye, keşfetmeye çalışın. Tarihî ve anı değeri yüksek yerlerde mutlaka bir fotoğrafınız olsun. Yarın öbür gün farklı şehirlerde görev yapacak olsanız bile, gittiğiniz yerin kültürel mirasını tanıyın, tarihini öğrenin ve o şehrin ruhunu hissetmeye çalışın. Hep birlikte tarihin izini sürmeliyiz.” ifadesinde bulundu.

HAN: MİMARLIK BAYRAĞI SİZLERE EMANET
Restorasyon alanında uzun yıllardır uygulamalı çalışmalar yürüten Mimar Barış Han, Beylerbeyi Sarayı üzerine gerçekleştirdikleri kapsamlı belgeleme projesini anlattı. Konuşmasında hem mesleki deneyimlerinden hem de Türkiye’deki tarihi yapıların belgelenme eksikliklerinden söz eden Han, genç meslektaşlarına önemli sorumluluklar düştüğünü vurguladı. Sunumunda 1999 depremine de değinen Han, o tarihe kadar İstanbul’daki büyük camilerin dahi belgelenmemiş olduğunu hatırlatarak “Eğer o depremde daha büyük bir felaket yaşansaydı, bazı yapıları sadece fotoğraflardan tanıyor olacaktık.” ifadesinde bulundu. Beylerbeyi Sarayı’nın banisi olan Sultan Abdülaziz’in yapım sürecine doğrudan dahil olduğunu anlatan Han, padişahın sarayın ilk eskizlerine bizzat müdahale ettiğini, malzeme seçimlerine kadar katkıda bulunduğunu söyledi. Han, genç mimarlara seslenerek, tarihi yapıların belgelenmesi ve korunması görevini gelecek kuşakların devralması gerektiğini vurguladı ve “Biz gücümüz yettiğince bu bayrağı taşıdık. Bundan sonrası sizin vazifeniz. Bu yapılar, sizin ilginizle ayakta kalacak.” diyerek sözlerini tamamladı.

Son Güncelleme Tarihi: 04/03/2026 - 09:30



Bilgi / Destek Butonu