Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Prof. Dr. İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlandı

16.03.2026

İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

13 Mart Cuma günü hayatını kaybeden İstanbul Medipol ÜniversitesiHukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlber Ortaylı, sevenlerinin dualarıyla ebediyete uğurlandı. Galatasaray Üniversitesinde düzenlenen saygı töreninin ardından Fatih Camii’nde cenaze namazı kılınan Ortaylı, Fatih Camii Haziresi’ne defnedildi. Ortaylı’nın cenaze törenine ailesi başta olmak üzere İstanbul Medipol Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahadır Kürşat Güntürk, Genel Sekreter Doç. Dr. Abdurrahman Çetin, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu, uzun yıllar Ortaylı’nın asistanlığını yapan Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Başak Karaman, Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın, Prof. Dr. Mehmet İpşirli, Doç. Dr. Semih Korkut ile meslektaşları, öğrencileri ve Türkiye’nin dört bir yanından sevenleri katıldı.

DOÇ. DR. KARAMAN ORTAYLI’YI ANLATTI
İlber Ortaylı için Galatasaray Üniversitesinde düzenlenen saygı töreninde konuşan Başak Karaman, Ortaylı ile tanışma sürecini, birlikte yürüttükleri akademik çalışmaları ve hocasının tarih ile hukuk alanındaki yaklaşımını anlattı. Karaman, konuşmasında Ortaylı’nın uluslararası akademik çevrelerdeki etkisine ve özellikle Roma tarihi ile Roma Hukuku’na ilişkin derin bilgisine dikkat çekti.

Karaman, akademik hayatının başında yaşadığı bir deneyimin Ortaylı ile çalışmasının önünü açtığını belirterek şunları söyledi:

“Galatasaray’da asistanlığa ve yüksek lisansa başladığım dönemde, tez yazmak için gittiğim İtalya’da Roma Kamu ve Kişiler Hukuku Hocası Pierangelo Catalano ile tanıştım. Catalano enteresan bir tipti; bizim buralarda pek rastlanmayanlardandı. Koyu Katolikti, komünistti, et yemezdi. Ben ilgisini çekebilmiş, himayesi altına girmiştim. İtalyancayı etkin şekilde konuşmam, belki de gençliğe özgü bilmişliğim etkili olmuştu, bilemiyorum.”

Türkiye’ye döndükten sonra Ortaylı’nın bu akademik ilişkiyi öğrendiğini anlatan Karaman, şöyle devam etti:

“Galatasaray’a döndüğümde İlber Hoca, benim Catalano ile çalıştığımı öğrenmiş; ‘Bizim papaz bu kızı seviyorsa bu kızda iş vardır.’ demişti. İşte böyle başladım hocayı asiste etmeye. Sayısız seminere katıldık birlikte ama gelenek hâline gelen en başlıcası ‘Roma’dan Üçüncü Roma’ya Uluslararası Tarih Araştırmaları Seminerleri’ oldu.”

Bu seminerlerin içeriğine de değinen Karaman, Ortaylı’nın tarihsel tartışmalardaki yaklaşımını şu sözlerle aktardı:

“Seminerlerin asıl sahipleri, pagan ve Hristiyan Roma’nın yani ilk ikisinin temsilcisi Catalano ile üçüncü olanın, Müslüman olanın temsilcisi İlber Ortaylı’ydı. Üçüncü Roma’nın Moskova olduğu iddiasını her konuşmasında çürütmüştü hoca. Kayzer-i Rum Fatih’ti; Giorgio di Trebisonda’nın dediği gibi imparatorluğun merkezini alan, imparatorluğun yeni sahibiydi. Doğu ve Batı’nın Efendisi kitabında bunu çok güzel anlatır.”

Ortaylı’nın Osmanlı tarihine yaklaşımında Roma ve İran İmparatorluklarının merkezi bir yere sahip olduğunu belirten Karaman, hocasının bu konudaki görüşlerini şöyle aktardı:

“Osmanlı İmparatorluğu’nu anlamak için tarihte kendinden önce iki imparatorluk fevkalade önemlidir, derdi hoca. Bunlardan birincisi Roma İmparatorluğu, ikincisi ise İran’dır. Her ikisi de hocanın iştigal konusudur. ‘Türkler, birbirleriyle çatışan ve bazen de etkileşim içinde var olan bu imparatorlukların kurumlarını on bin yıllık tarih içerisinde süratle, göçle, yerleşmeyle, bizatihi devleti yenileyerek yaşatmıştır.’ derdi hoca.”

Karaman, Ortaylı’nın Roma tarihine ve Roma hukukuna dair bilgisinin derinliğine de dikkat çekerek konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“Roma bilgisinin, bir romanistin bilgisini kıskandıracak derinliği de bu bilinçte yatar. Kavramları çok iyi bilir; sistem ve düzen farklıdır. Roma sistemdir; iyi ve adil olanın sistemidir. Romanist sistemin yayılması kolonileşme ile değil, bizzat ulusal devrimlerle gerçekleşmiştir. Örneği Türkiye ve Japonya’dır. Hoca, ‘Romanizasyon’ der. 'Ius Romanum, ius Europaeum' değildir. Roma, bizim hukukumuzun mihenk taşıdır. Bir şehrin hukukunu bilmek için elzemdir; ilk şarttır.”

Ortaylı’nın Roma hukukunun akademideki yerinin korunmasına verdiği öneme de değinen Karaman, şöyle konuştu:

“Hoca bunun son derece bilincindeydi. Roma hukukunun ana bilim dalı olmaktan çıkarılmasına karşı verdiği tepki bunun en büyük göstergesiydi. Hoca, anonim şirketlere ilişkin bir problemi Pomponius’a yöneltsek onun doğru çözümü fevkalade şekilde verebileceğini söylemişti bir sempozyumda; haklıydı da. Roma iuris prudentes’ine saygısı büyüktü. Zaten Latinceyi pek çok romanistten, hiç değilse benimkinden, çok daha iyi bilirdi.”

Karaman ayrıca Ortaylı için hazırlanan akademik armağan kitabı çalışmalarına da değinerek şunları söyledi:

“Biz hocaya 80. yaş armağanı hazırlığındaydık. Bilimsel kurulun çok uluslu olması sebebiyle çağrı metnini yazarken İtalyanca, İngilizce, Rusça, Fransızca ve Almanca kullanma durumundaydık. Hocanın çok yönlülüğü, birçok farklı branşla iştigal eden akademisyenlerle bizi irtibatlandırmakla kalmadı; Türkiye’yi aşan sınırını bir kez daha gösterdi.”

Konuşmasının sonunda Ortaylı’nın yalnızca Türkiye için değil uluslararası akademi dünyası için de büyük bir kayıp olduğunu vurgulayan Karaman sözlerini şöyle tamamladı:

“Demem o ki, Türkiye için İlber Hoca’nın kaybının büyüklüğü yadsınamaz. Ama bu kayıp yalnızca Türkiye’nin kaybı değildir. Tüm akademiyanın başı sağ olsun. Hocamızın o güzel ruhu şad olsun.”

ORTAYLI KİMDİR?
1947 yılında Avusturya’nın Bregenz kentinde, Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen İlber Ortaylı, iki yaşındayken Türkiye’ye geldi. İlk ve orta öğrenimini İstanbul ve Ankara’da tamamladı.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yeniçağ Tarihi Bölümünden 1969 yılında mezun oldu. Daha sonra Viyana Üniversitesi’nde Slavistik ve Orientalistik alanlarında eğitim gördü.

1973 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde asistan olarak akademik hayata başlayan Ortaylı, “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” teziyle doktorasını tamamladı. “Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu” çalışmasıyla doçent, 1989 yılında ise profesör unvanını aldı.

Akademik kariyeri boyunca Paris, Berlin, Princeton, Viyana, Moskova, Roma, Cambridge ve Oxford gibi birçok üniversitede misafir öğretim üyeliği yaptı; seminerler ve konferanslar verdi. 2002 yılında Galatasaray Üniversitesine geçti ve burada uzun yıllar öğretim üyeliği yaptı. Son olarak İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi olarak akademik çalışmalarına devam eden Ortaylı, Tarih Bölümü’nün de kuruculuğunu üstlendi.

Bir dönem Topkapı Sarayı Müze Müdürlüğü görevini de yürüten Ortaylı, televizyon programları ve kitaplarıyla geniş kitlelere tarih anlatımıyla tanındı.

Türkçe dışında Almanca, Fransızca, İngilizce ve Rusça başta olmak üzere çok sayıda dili bilen Ortaylı, 2012 yılında Türkiye Bilimler Akademisi üyeliğine seçildi. Akademik üretimi ve kültürel katkılarıyla Türk tarih yazımının önde gelen isimleri arasında yer aldı.

Son Güncelleme Tarihi: 16/04/2026 - 10:44



Bilgi / Destek Butonu