Hatay’ın köklü zanaat mirası Medipol'ün genç tasarımcılarıyla geleceğe taşınıyor
İstanbul Medipol Üniversitesi, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Hataylı zanaatkârların üretimini desteklemek ve kentin kültürel mirasını geleceğe taşımak amacıyla yürüttüğü projede 100’ün üzerinde özgün ürün konsepti geliştirdi. Geleneksel ustalık bilgisini çağdaş tasarım ve teknolojiyle buluşturan çalışma kapsamında, Hatay’ın zanaat birikimini ulusal ve uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen HATRA markası da oluşturuldu.

6 Şubat 2023 depremleri, Hatay’da yalnızca binalara ve altyapıya değil, kentin yüzyıllardır süregelen üretim kültürüne de zarar verdi. Atölyelerini kaybeden pek çok zanaatkâr için geleneksel el sanatlarını sürdürmek ve bu birikimi gelecek kuşaklara aktarmak önemli bir mesele haline geldi. İstanbul Medipol Üniversitesi, Hatay’ın zanaat mirasının korunmasına ve yerel üretimin yeniden güçlenmesine katkı sağlamak amacıyla tasarım ve teknolojiyi merkeze alan bir proje geliştirdi.
Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü tarafından, Üniversitenin Toplumsal Katkı Komisyonu desteğiyle yürütülen “Hatay Zanaatında Teknoloji Destekli Tasarım Yaklaşımları” projesi, Hatay Valiliği ve Hatay Kültür Sanat Çarşısı iş birliğiyle hayata geçirildi. Mart 2026’da başlayan çalışmada akademisyenler ve öğrenciler, yerel zanaatkârlarla birlikte geleneksel üretim tekniklerini çağdaş tasarım yöntemleriyle yeniden ele aldı.

USTALARIN DENEYİMİ GENÇLERİN TASARIMLARIYLA BULUŞTU
Projenin merkezinde, geleneksel usta-çırak ilişkisinin ötesine geçen karşılıklı öğrenme anlayışı yer alıyor. “Post-Zanaat” olarak tanımlanan bu yaklaşımda, zanaatkârların yıllar içinde edindiği malzeme ve üretim bilgisi, genç tasarımcıların yaratıcı fikirleri ve teknoloji birikimiyle bir araya getirildi.
Öğrenciler, zanaatkârların kullandığı geleneksel yöntemleri ve üretim süreçlerini inceleyerek farklı ürün önerileri geliştirdi. Zanaatkârlar ise tasarım sürecine deneyimleriyle katkıda bulunarak önerilerin değerlendirilmesinde rol aldı. Böylece geleneksel bilgi yalnızca korunması gereken bir kültürel değer olarak değil, yeni tasarımlara kaynaklık eden bir üretim birikimi olarak ele alındı.
YÜZÜN ÜZERİNDE TASARIM VE HATRA
Proje kapsamında farklı zanaat alanlarında 100’ün üzerinde özgün ürün konsepti geliştirildi. Çalışmalar yalnızca ürün tasarımıyla sınırlı kalmadı. Hatay’ın kültürel kimliğini ve zanaat birikimini yansıtan ürünlerin daha geniş kitlelere ulaşabilmesi amacıyla bütüncül bir markalaşma stratejisi de hazırlandı.
Bu doğrultuda oluşturulan HATRA markasıyla geleneksel üretim tekniklerinin çağdaş ürünlere dönüştürülmesi, tasarımların pazarda konumlandırılması ve yerel zanaatkârlar için yeni ekonomik fırsatların oluşturulması hedefleniyor.
Projenin tasarım ve markalaşma çıktıları, 16 Ekim 2026 tarihinde Hatay Kültür Sanat Çarşısı’nda düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Programa Hatay Valisi Mustafa Masatlı, İstanbul Medipol Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Dikbaş, akademisyenler, öğrenciler ve zanaatkârlar katıldı.
MASATLI: HATAY’IN KÜLTÜREL MİRASI GELECEK NESİLLERE AKTARILMALI
Programda konuşan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da yalnızca barınma alanlarının oluşturulmasına değil, kültür, sanat ve zanaatın yaşatılmasına yönelik mekânların kazandırılmasına da önem verdiklerini belirtti. Bu anlayışla hayata geçirilen Hatay Kültür Sanat Çarşısı’nın, farklı şehirlere gitmek zorunda kalan sanatçı ve zanaatkârların yeniden Hatay’da üretim yapmalarına imkân sağladığını ifade eden Masatlı, kentin binlerce yıllık zanaat birikiminin korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.
DİKBAŞ: GELENEKSEL ZANAATLAR TASARIM VE TEKNOLOJİYLE BULUŞACAK
İstanbul Medipol Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Atilla Dikbaş ise Hatay Valiliği ile gerçekleştirilen iş birliğinin önemine dikkat çekti. Dikbaş, “İstanbul Medipol Üniversitesi olarak Hatay Valiliği ile yaptığımız bu iş birliği bizim için çok değerli. Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarında büyük başarılar ortaya koyan Hatay’ın köklü kültürel değerlerinin tanıtımının ve ekonomik değere dönüşümünün bu projeyle hız kazanacağına inanıyorum.” dedi.
Hatay’ın kültürel mirasının yaşatılması, yerel üretimin güçlendirilmesi ve yeni girişimlerin geliştirilmesi açısından iş birliğinin önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Dikbaş, geleneksel zanaat birikiminin çağdaş tasarım ve teknolojiyle buluşturulmasının girişimcilik açısından da yeni fırsatlar oluşturabileceğini ifade etti. Dikbaş, bu iş birliğinin yenilikçi ürün geliştirme, markalaşma ve sürdürülebilir ekonomik değer yaratma açısından taşıdığı önemi vurguladı.
KÜLTÜREL MİRASTAN SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİME
Proje, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine kültürel ve ekonomik açıdan katkı sağlamayı amaçlıyor. Hatay’ın geleneksel üretim bilgisinin yeni nesillere aktarılması kadar, bu bilginin günümüz ihtiyaçlarına yanıt veren ürünlere dönüşmesi de çalışmanın temel hedefleri arasında bulunuyor.

Bu yaklaşım, zanaatkârların üretim kapasitelerinin geliştirilmesine, tasarım yoluyla katma değer oluşturulmasına ve yerel ürünlerin yeni pazarlara ulaşmasına yönelik bir model sunuyor. Aynı zamanda öğrencilerin gerçek üretim koşullarında, yerel ustalarla birlikte çalışarak tasarımın toplumsal ve ekonomik boyutlarını deneyimlemelerine olanak tanıyor.
Dr. Öğr. Üyesi F. Ersin Alaca, Öğr. Gör. Hatice Armağan ve Prof. Dr. Başak Gezmen’in yer aldığı proje ekibinde, Endüstriyel Tasarım öğrencileri Zehra Barut, Tuba Nur Canıtez, Harun Yiğit, Hirad Maleki Diba ve Hirbod Maleki Diba görev aldı.
Hatay’ın zanaat mirasını çağdaş tasarımla buluşturan proje, üniversite ile yerel üreticiler arasındaki iş birliğinin kültürel mirasın yaşatılması ve sürdürülebilir ekonomik değere dönüştürülmesi açısından taşıdığı potansiyeli ortaya koyuyor.
Son Güncelleme Tarihi: 19/10/2026 - 11:30


