Geri
AKADEMİK

Eczacılık Günü çevrim içi konferansla kutlandı

14.05.2020

İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, 14 Mayıs Eczacılar Günü kapsamında çevrim içi konferans düzenledi.

Eczacılık Günü çevrim içi konferansla kutlandı

İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ve Medipol Eczacılık Öğrenciler Birliği (MEDUPSA) tarafından 14 Mayıs Eczacılar Günü kapsamında çevrim içi konferans düzenlendi. Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülden Omurtag tarafından modere edilen çevrim içi konferansa Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birsen Çetin konuk oldu. Koronavirüs (COVID-19) pandemisi ve dünyadaki salgınlar hakkında öğrencilere bilgiler veren Çetin, enfeksiyon hastalıklarının 21.yüzyılda insanlar için halen sorun teşkil ettiğini söyledi. Enfeksiyon hastalıklarının yeniden sorun oluşturma nedenlerini de açıklayan Çetin şöyle dedi: “1970’lerde enfeksiyonların sonu geliyor diye popüler bir iddia vardı. Tabi ki sonu gelmedi. Ekolojik değişim, tarımsal alan kullanımında artış, savaşlar, kuraklık, ticaret, ülkeler arası seyahat, endüstriyel gelişim, mikrobiyal adaptasyon, demografik değişim, halk sağlığı önlemlerinde kesinti ve yetersizliğe bağlı sebepler enfeksiyon hastalıklarının yeni ve yeniden sorun oluşturma nedenleri arasında yer alıyor. Tarihte 200 milyon insanın hayatını kaybettiği ‘Kara Ölüm’ veba salgını, 56 milyon insanın hayatını kaybettiği ‘Çiçek Hastalığı’, ‘İspanyol Gribi’ ve ‘Jüstinyen Vebası’ gibi pek çok salgın görüldü. 21.yüzyılda da görülmeye devam ediyor. COVID-19 da onlardan bir tanesi.”

“DAMLACIK VE TEMAS YOLUYLA BULAŞIYOR”
COVID-19’un yapısı ile ilgili bilgiler de veren Prof. Çetin, virüsün temas ve damlacık yoluyla bulaştığını hatırlattı. Yapılan araştırmalarda virüsün kaynağı ile ilgili bir sonuca henüz ulaşılamadığını ifade eden Çetin şöyle dedi: “Hastalığın bulaştırıcılık süresi kesin olarak bilinmiyor. Semptomatik dönemin 1-2 gün öncesinden başlayarak, semptom sonrası 14. güne kadar devam edebildiği ifade ediliyor. Asemptomatik kişilerin solunum yolu örneklerinde virüs tespit edilebilmekte ancak esas bulaşmanın hasta bireylerden olduğu kabul ediliyor. Hastalığın spesifik bir antiviral tedavisi mevcut değil. Hastaların evde istirahati, destek tedavileri, oksijen ve daha önceki SARS-CoV salgınındaki tecrübelerden yola çıkılarak kullanılan ilaçlar tedavide uygulanıyor. Güvenli ve etkili bir aşının toplu üretimi bir seneyi bulacak gibi gözüküyor. Normalleşme ise bilimin gerekliliklerine göre atılmalı, halkın ve sağlık çalışanlarının sağlığı korunmalıdır. Bu süreçte herkes dikkat etmeli ve kontrolü sağlamalıdır. Virüsten önceki alışkanlıklara dönebilmemiz için aşının bulunması, virüsün iyi anlamda mutasyona uğraması yani bulaşıcılığını kaybetmesi, sağlık çalışanlarının üzerindeki yükün kalkması ve toplumsal bağışıklığın kazanılması gerekiyor. Bunlar sağlanana kadar sosyal mesafe ve maske kuralına kesinlikle dikkat etmeliyiz.”