Ana içeriğe atla

Çamurcu: Yardım istemek de dayanıklı olmanın bir parçasıdır

10.10.2026

İstanbul Medipol Üniversitesinde düzenlenen Gençlik ve Ruh Sağlığı Söyleşileri’nde, psikolojik dayanıklılığın öğrenilebilen ve destekle geliştirilebilen bir kapasite olduğu vurgulandı. Beykoz İlçe Sağlık Müdürlüğü Psikoloğu Elmas Çamurcu, dayanıklılığın zorluklardan hiç etkilenmemek değil, zorlandıktan sonra yeniden denge kurabilmek olduğunu belirterek sosyal desteğin ve yardım istemenin önemine dikkat çekti.

SKS Ruh Sağlığı Konferansı


İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nın düzenlediği Gençlik ve Ruh Sağlığı Söyleşileri etkinliği, Güney Kampüs 2. Kat 203 numaralı amfide gerçekleştirildi. Beykoz İlçe Sağlık Müdürlüğü Psikoloğu Elmas Çamurcu’nun konuşmacı olarak katıldığı programda; psikolojik dayanıklılığın tanımı, tarihsel gelişimi, risk ve koruyucu faktörler ile modern yaklaşımlar ele alındı.  

ÇAMURCU: DAYANIKLILIK ZORLANIP YENİDEN AYAĞA KALKABİLMEKTİR
Elmas Çamurcu, psikolojik dayanıklılığın herkesin hayatında var olan bir kapasite olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:  

“Psikolojik dayanıklılık demek hiçbir şeyden etkilenmemek, hiç korkmamak, hiç kaygılanmamak demek değil. Zorlanabilmek ve bu zorlanmanın ardından yeniden denge kurabilme haline biz psikolojik dayanıklılık diyoruz.” 

Dayanıklılığın yalnızca bireysel bir güç olmadığını belirten Çamurcu, “Biyolojik altyapımız, bilişsel süreçlerimiz, aile ilişkilerimiz, sosyal çevremiz, kültürel bağlamımız psikolojik dayanıklılıkta birlikte rol oynuyor. Bazen yardım istemenin kendisi zaten dayanıklılığın bir parçası, bir göstergesi olabiliyor.” dedi.

İKİ TEMEL KOŞUL VE TARİHSEL GELİŞİM
Çamurcu, dayanıklılıktan söz edebilmek için iki koşul gerektiğini ifade ederek şunları kaydetti:  

“Birincisi bizi zorlayacak bir stresör olmalı. İkincisi, bu risklere rağmen psiko-sosyal işlevselliğimi sürdürebiliyor muyum veya bozulan işlevselliği yeniden toparlayabiliyor muyum? Bu ikisi varsa psikolojik dayanıklılıktan söz edebiliyoruz.”

Kavramın tarihsel gelişimine değinen Çamurcu, “1960-70’lerde yüksek risk altındaki bazı çocuklar için ‘yenilmez çocuk’ ibaresi kullanılıyordu. Zamanla bunların etkilenmez olmadıkları, koruyucu faktörlere sahip oldukları anlaşıldı. Modern yaklaşımda dayanıklılık sabit bir kişilik özelliği gibi görülmüyor; öğrenilebilen, desteklenebilen, koşullara göre değişebilen bir kapasite olarak ele alınıyor.” diye konuştu.

Risk faktörlerini bireysel, ailesel ve çevresel olarak sınıflandıran Çamurcu, “Bu faktörler kader değil. Çevresel koşullar ve sosyal destekle beraber güçlenebiliyor, müdahale edilebilir alanlar.” ifadelerini kullandı. Etkinlikte, psikolojik dayanıklılığın geliştirilebilir bir kapasite olduğu mesajı da öne çıktı.

Son Güncelleme Tarihi: 10/10/2026 - 14:07



Bilgi / Destek Butonu