Ana içeriğe atla

Bir asır geçti evlilikte beklentiler değişmedi

09.10.2026

İstanbul Medipol Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Başak Gezmen ile Araştırma Görevlisi Sena Savcı, 1918’de yayımlanan evlilik ilanlarını 2025’te sosyal medyada paylaşılan evlilik amaçlı metinlerle karşılaştırdı. Araştırma, her iki dönemde de güven, saygınlık ve ekonomik koşulların eş arayışında önemli bir yer tuttuğunu ortaya koydu. Bu beklentiler, tarihî ilanlarda aile itibarı, meslek ve mülk sahipliğiyle ifade edilirken sosyal medya paylaşımlarında evlilik niyetinin ciddiyeti, dürüstlük ve evliliğe maddi açıdan hazır olma vurgusuyla öne çıktı. 

Makale haberi


Evlilik ilanları, insanların kendilerini nasıl tanıttığını ve eş adaylarından neler beklediğini gösterirken evliliğe ilişkin toplumsal değerleri de görünür kılıyor. İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Başak Gezmen ve Araştırma Görevlisi Sena Savcı'nın, The History of the Family dergisinde yayımlanan "The public search for a spouse in Türkiye: İzdivaç advertisements in 1918 and marriage-oriented social media posts in 2025" başlıklı çalışması, 1918'de İzdivaç dergisinde yayımlanan evlilik ilanları ile 2025!teki evlilik amaçlı sosyal medya paylaşımlarını birlikte inceledi.
 
Araştırma, aralarında bir asırdan fazla zaman bulunan iki ilan grubunda da saygınlık, güven ve ekonomik güvencenin önem taşıdığını ortaya koyuyor. Bu beklentiler tarihî ilanlarda aile itibarı, meslek ve mülk üzerinden ifade edilirken güncel paylaşımlarda evlilik niyetinin ciddiyeti, güvenilirlik, kültürel uyum ve maddi hazırlık öne çıkıyor.

Çalışma kapsamında dergideki 68 evlilik ilanı ile Facebook ve Instagram’dan alınan 75 evlilik amaçlı paylaşım, nitel içerik analiziyle karşılaştırıldı. Yalnızca yazılı metinlerin değerlendirildiği inceleme; ahlak ve saygınlık, beden ve sağlık, ekonomik güvence, kültürel değerler ve evlilikte kadınlarla erkeklerden beklenen roller olmak üzere beş ana konu üzerinden yürütüldü. 

1918’DE EŞ ARAMAK İÇİN KELİME BAŞINA ÜCRET ÖDENİYORDU
İzdivaç, yalnızca evlilik ilanlarından oluşan bir yayın değildi. Evliliği kolaylaştırmayı amaçlayan dergide aile, sağlık ve sosyal hayata ilişkin yazılar da bulunuyordu.

İstanbul’da 6 Haziran–31 Ekim 1918 tarihleri arasında, iki haftada bir perşembe günleri yayımlanan derginin bir sayısı 5 kuruşa satılıyordu. Evlilik ilanları için kelime başına 40 para ücret alınıyor, ödeme önceden yapılıyordu. İlanlar, derginin ek sayfalarında ve kapak içlerinde diğer reklamlarla birlikte yer alıyordu.

Yayının bu özellikleri, tarihî ilanların hangi kesimlerin sesini duyurduğunu anlamak açısından önem taşıyor. İlan verebilmek için dergiye ulaşmak, ilan ücretini karşılamak ve Osmanlı Türkçesiyle yayımlanan basılı bir iletişim ortamından yararlanabilmek gerekiyordu. Bu nedenle metinler, dönemin bütün kesimlerinin eş arayışını temsil etmiyordu.

AİLE İTİBARINDAN EVLİLİK NİYETİNİN CİDDİYETİNE
Ahlak, saygınlık ve eş arayışını toplum önünde kabul edilebilir kılma çabası, her iki ilan grubunda da belirgin biçimde yer aldı.

1918’deki ilanlarda kişinin hangi aileden geldiği önemli bir tanıtım unsuruydu. Bir erkek ilan veren, kendisini itibarlı bir aileye mensup, geleceği parlak 24 yaşında bir genç olarak anlatıyordu. Başka bir ilanda ise ailenin İstanbul’un köklü ve saygın ailelerinden olduğu vurgulanıyordu.

Bu anlatımlarda aile geçmişi, kişisel bir bilgi olmanın yanında ilan verenin güvenilir ve uygun bir evlilik adayı olduğunu göstermek için de kullanılıyordu. Bazı erkek ilanlarında eş adayının bekâretine ilişkin açık koşullar bulunması, kadınlardan beklenen özelliklerin ahlak ve aile itibarıyla nasıl ilişkilendirildiğini ortaya koyuyordu.

2025 paylaşımlarında ise evlilik niyetinin ciddiyetini açıkça belirtme çabası öne çıkıyordu. Ciddi evlilik arayışı, yuva kurma isteği ve geçici ilişkilere kapalı olma gibi ifadeler, ilan verenlerin kendilerini tanıtma biçiminin bir parçasıydı. Dürüstlük, samimiyet ve güvenilirlik de aranan özellikler arasındaydı.

Araştırmacılara göre bu dil, çevrim içi ortamda tanımadıkları kişilerle iletişim kuran ilan verenlerin karşı tarafın niyetine ilişkin belirsizliği azaltma çabasını yansıtıyor. Tarihî ilanlarda aile itibarı ve toplumsal konumla desteklenen güven, sosyal medya metinlerinde daha çok kişinin niyetine ve davranışlarına ilişkin güvencelerle kuruluyor.

Ahlak ve saygınlıkla ilgili ifadeler, 1918 grubundaki 68 ilanın 52’sinde ve 2025 grubundaki 75 paylaşımın tamamında belirlendi. Bununla birlikte güncel paylaşımların açık evlilik niyeti taşıma koşuluyla seçilmiş olması, bu sayının değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken bir özellik.

GEÇİM GÜVENCESİ HER İKİ İLAN GRUBUNDA DA YER ALIYOR
Ekonomik koşullara ilişkin ifadeler, tarihî ilanların 44’ünde ve sosyal medya paylaşımlarının 32’sinde görüldü. Meslek, gelir ve mülk gibi unsurlar, hem kişinin kendisini tanıtmak hem de eş adayından beklentilerini açıklamak için kullanılıyordu.

İzdivaç ilanlarında meslek, askerî rütbe, gelir, miras ve aile serveti doğrudan belirtilebiliyordu. Bir erkek ilan veren, farklı bölgelerdeki mülklerini ve varlığını öne çıkarırken 33 yaşındaki bir askerî görevli, varlıklı bir aileye evlilik yoluyla katılmak istediğini ifade ediyordu.

Kadınların ilanlarında da ekonomik koşullara ilişkin açıklamalar bulunuyordu. Bir kadın, ekonomik bağımsızlığını belirtirken bağlılık gösterecek ve iyi bir baba olacak bir eş aradığını anlatıyordu. Bu örnekte maddi koşullar, aile hayatına ve çocuklara ilişkin beklentilerle birlikte sunuluyordu.

Bir başka dikkat çekici örnekte, anne ve babası hayatta olmayan genç bir memur içgüveyi olarak (erkeğin eşinin ailesinin evine yerleşmesi) evlenmek istediğini belirtiyordu. Aynı ilanda, ileride kendisine arazi miras kalacağını da açıklıyordu. Araştırma, bu örneği ekonomik ihtiyaçlarla toplumsal beklentilerin aynı metinde nasıl bir araya geldiğini göstermesi açısından değerlendiriyor.

2025 paylaşımlarında ekonomik güvence daha çok iş sahibi olma, ev ve araba sahipliği ve evliliğe maddi açıdan hazır bulunma üzerinden anlatılıyordu. Bir kadın, evlendikten sonra çalışmayı bırakmayı planladığını belirterek maddi güvencesi olan bir erkek arıyordu. Başka bir paylaşımda ise eş adayının hem ekonomik hem de duygusal açıdan evliliğe hazır olması bekleniyordu.

BEDEN VE SAĞLIK BEKLENTİLERİ FARKLI BİÇİMLERDE ANLATILIYOR
Yaş, görünüş, beden özellikleri ve sağlıkla ilgili ifadeler, tarihî ilanların 39’unda ve sosyal medya paylaşımlarının 46’sında yer aldı.

1918’deki bir ilanda, daha önce iki kez evlenmiş 55 yaşındaki bir erkek, önceki eşlerinin zayıf ve sık hastalanan kişiler olduğunu belirterek sağlıklı ve neşeli bir kadın aradığını anlatıyordu. Burada beden yapısına ilişkin tercih, güzellik anlayışının yanı sıra sağlık ve birlikte sürdürülecek hayatla da ilişkilendiriliyordu.

Bununla birlikte bütün ilanlarda görünüşe aynı şekilde yaklaşılmıyordu. On yaşında bir kızı olduğunu belirten bir kadın, kendisini yalnızca fiziksel güzelliği üzerinden değerlendirmeyecek, huzurlu ve saygılı bir hayat isteyen bir erkek arıyordu. Araştırma, bu örneğin kadınların görünüş üzerinden değerlendirilmesine karşı bir beklentiyi de dile getirdiğine dikkat çekiyor.

2025 paylaşımlarında yaş, boy ve kilo gibi bilgiler daha çok kısa bir profil tanıtımı biçiminde sunuluyordu. Özellikle erkek adına yapılan paylaşımlarda bu ölçüler, kişinin evlilik niyetini açıklamadan önce kendisini tanıtmak için verdiği bilgiler arasında bulunuyordu.

Çalışma, bu farklılığı fiziksel görünüşün günümüzde daha önemli hale geldiği şeklinde yorumlamıyor. Bulgular, bedenle ilgili beklentilerin her iki grupta da bulunduğunu, ancak farklı anlatım biçimleriyle ifade edildiğini gösteriyor.

PİYANO VE ŞİİRDEN AİLE DEĞERLERİ VE KÜLTÜREL UYUMA
Kültürel beklentiler, ilanların dikkat çekici ayrıntıları arasında yer aldı. İzdivaç metinlerinde eğitim, müzik, edebiyat, yabancı dil ve alafranga (Batı tarzı yaşam ve beğeniler) özellikler, eş adayında aranan nitelikler arasındaydı.

Bir ilan veren, evinde müzik dinlemek istediğini belirtiyor ve gelecekteki eşinin piyano ya da başka bir çalgıyı iyi çalmasını bekliyordu. Başka bir ilanda şiire ilgi duyan, modayı takip eden ve Batı tarzı yaşama yakın bir eş aranıyordu. Kadın adına verilen bir ilanda da edebiyat, müzik, şiir ve gösteri sanatlarına aşinalık öne çıkarılıyordu.

Araştırmacılar, bu özelliklerin kişisel hobilerin ötesinde bir anlam taşıdığını belirtiyor. Metinlerde bu ilgi ve beceriler, eş adayının belirli bir aile hayatına ve sosyal çevreye uygunluğunu anlatmak için de kullanılıyordu.

2025 paylaşımlarında ise dinî uygulamalar, aileye bağlılık ve kültürel uyum daha görünür durumdaydı. Namaz kılma, sigara ve alkol kullanmama, aile değerleriyle yetişmiş olma gibi özellikler, eş seçiminde belirtilen koşullar arasında bulunuyordu. Bir paylaşımda dövmesi olmayan, dinî görevlerini yerine getiren, işine bağlı ve Anadolu kültürel değerleriyle yetişmiş bir erkek aranıyordu.

Bu örnekler, Türkiye toplumunun bütününe ilişkin bir değişim sonucu olarak değerlendirilmiyor. Karşılaştırma, seçilen iki ilan grubunda kültürel uygunluğun hangi özellikler üzerinden ifade edildiğini ortaya koyuyor.

KADIN VE ERKEKTEN BEKLENEN ROLLER METİNLERE YANSIYOR
Evlilikte kadınlarla erkeklerden beklenen rollere ilişkin ifadeler, tarihî ilanların 49’unda ve sosyal medya paylaşımlarının 57’sinde belirlendi.

1918 ilanlarında kadınların ev işlerini bilmesi, temizliği, zarafeti, güzelliği ve ahlaki özellikleri sıkça öne çıkarılıyordu. Bazı kadınlar da kendilerini evi iyi yönetebilecek kişiler olarak tanıtıyordu. Erkeklerin tanıtımlarında ise meslek, rütbe, aile geçmişi, mülk ve geçim sağlama kapasitesi daha belirgindi.

2025 paylaşımlarında ev işlerine ilişkin açık beklentiler daha seyrek görülse de kadınlara ve erkeklere yüklenen roller varlığını koruyordu. Kadın adına yapılan paylaşımlarda erkeklerin istikrarlı, sorumluluk sahibi ve maddi açıdan evliliğe hazır olması bekleniyordu. Erkek adına yapılan paylaşımlarda ise kadınların güvenilirliği, ahlaki özellikleri, samimiyeti ve evlilik niyetinin ciddiyeti vurgulanıyordu.

Güncel metinlerde duygusal sorumluluk ve ilişkiye hazır olma gibi ifadeler de önem taşıyordu. Böylece evlilikte beklenen roller, evin geçimi ve ev işlerinin yürütülmesiyle birlikte kurulacak ilişkinin niteliği üzerinden de anlatılıyordu.

İLANLAR EŞ ARAYIŞINI GÖSTERİYOR, EVLİLİKLERİN SONUCUNU DEĞİL
Çalışmanın önemli sınırlarından biri, yalnızca 1918 ve 2025’e ait iki ayrı metin grubunu karşılaştırması. Aradaki yıllara ilişkin veriler bulunmadığı için araştırma, evlilik beklentilerinin bir asır boyunca nasıl değiştiğini kesintisiz biçimde açıklamıyor.

İncelenen ilanlar, bütün toplumun eş seçme biçimlerini de temsil etmiyor. Tarihî metinler ücretli ve basılı bir yayından yararlanabilen kişileri, sosyal medya metinleri ise evlilik arayışını kamuya açık biçimde paylaşmayı tercih eden kullanıcıları görünür kılıyor. Aile aracılığıyla tanışmalar, özel mesajlaşmalar, kapalı gruplar ve diğer eş bulma yolları araştırmanın kapsamı dışında kalıyor.

Metinler ayrıca ilan verenlerin gerçekte kiminle evlendiğini veya açıkladıkları beklentilerin evlilik sürecinde nasıl karşılandığını göstermiyor. İncelemenin odağında, kişilerin kendilerini nasıl tanıtmak istediği ve eş adayına hangi koşullarla seslendiği bulunuyor.

Gezmen ve Savcı’nın çalışması, evlilik ilanlarını eş adaylarında aranan özelliklerin ve evliliğe uygunluğun toplum önünde nasıl ifade edildiğini gösteren kaynaklar olarak ele alarak aile tarihi literatürüne katkı sunuyor. Evlilik amaçlı kendini tanıtmanın basılı yayınlardan dijital ortamlara uzanan farklı biçimlerini karşılaştırarak iletişim tarihine de katkıda bulunuyor. Araştırma, incelenen iki metin grubunda saygınlık, güven ve ekonomik güvencenin farklı ifadelerle dile getirildiğini; eş arayışının dilinin, metinlerin yayımlandığı tarihsel bağlam ve iletişim ortamıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. 

Son Güncelleme Tarihi: 09/10/2026 - 13:03



Bilgi / Destek Butonu