Ana içeriğe atla
Medipol Üniversitesi

Algoritmalar ne yapıyor, ‘Yankı Fanusu’nda biz ne izliyoruz?

05.02.2026

Dijital platformlarda hız ve etkileşim odaklı algoritmalar, kullanıcıların dikkat sürelerini her geçen yıl daha da kısaltıyor. İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Başak Gezmen, bu yapının bireyleri benzer görüşlerin tekrarlandığı “yankı fanusu”na sürüklediğini, dikkat ekonomisi içinde hızlı tüketim kültürünün dezenformasyonu adeta doğal bir yan ürün haline getirdiğini belirtti. Gezmen, yanlış ve yanıltıcı bilgilerin bu ortamda çok daha hızlı yayıldığına dikkati çekti.

 

Sosyal medyada saniyeler içinde tüketilen içerikler, dikkatimizi olduğu kadar karar verme yetimizi de aşındırıyor. Algoritmaların yön verdiği bu hız çağında, bir videoya ya da habere ayırdığımız süre her geçen yıl daha da kısalırken, bilimsel araştırmalar kullanıcıların dikkat süresinde ciddi bir düşüş yaşandığını ortaya koyuyor. Kısalan bu dikkat aralıkları, yanlış ve yanıltıcı bilgilerin doğru içeriklerden çok daha hızlı yayılmasına zemin hazırlıyor. Peki bir videonun yalnızca ilk birkaç saniyesi ya da bir haberin başlığı, kullanıcıyı doğru bilgiye ulaştırmaya gerçekten yetiyor mu?

 

İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Başak Gezmen, Anadolu Ajansına yaptığı değerlendirmede, dijital dünyada hız ve etkileşim odaklı algoritmaların bireylerin düşünme, sorgulama ve karar verme süreçlerini nasıl dönüştürdüğünü anlattı.

“ALGORİTMALAR BİZİ DÜŞÜNMEYE DEĞİL, TÜKETİME ALIŞTIRIYOR” 
Sosyal medya platformlarında sürekli akan bildirimler ve kısa video içeriklerinin kullanıcıları hızlı tüketime yönlendirdiğini belirten Gezmen, “Algoritmaların hızlı ve etkileşim odaklı yapısı, bireyleri derinlemesine düşünmeye değil, sürekli tüketmeye teşvik ediyor.” dedi.

 

Yeni medya teknolojileriyle birlikte “F-tipi okuyucu” olarak tanımlanan bir profilin yaygınlaştığını söyleyen Gezmen, “Bu okuyucu tipi uzun ve karmaşık metinleri tercih etmiyor. Sansasyonel, çarpıcı ve kısa başlıklar çok daha fazla ilgi görüyor.” ifadelerini kullandı. Gezmen, etkileşim arttıkça içeriklerin daha hızlı yayıldığını vurguladı.

 

“DUYGULARA HİTAP EDEN İÇERİKLER YANLIŞ BİLGİYİ HIZLANDIRIYOR” 
Gezmen, korku, öfke ve nefret gibi güçlü duygular uyandıran içeriklerin algoritmalar tarafından daha fazla öne çıkarıldığını belirterek, bunun kullanıcıların eleştirel düşünme becerilerini zayıflattığını söyledi.

 

“Hızlı tüketim ideolojisi, dikkat ekonomisi içinde dezenformasyonu adeta doğal bir yan ürün haline getiriyor.” diyen Gezmen, araştırmaların dezenformasyon içeriklerinin gerçek içeriklere kıyasla 7–8 kat daha hızlı yayıldığını ortaya koyduğunu vurguladı.

 

Yeni medya ekosisteminde kullanıcıların çoğunlukla 1–3 saniyede tüketilebilen içeriklerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Gezmen, bu hızın analiz, çözümleme ve eleştirel düşünme becerilerini zayıflattığına dikkat çekti. Gezmen, “Artık ‘Bu bilgi doğru mu?’ sorusundan çok ‘Ne kadar ilginç ne kadar sansasyonel?’ sorusu öne çıkıyor.” dedi.

 

KULLANICILAR ‘YANKI FANUSU’NA HAPSEDİLİYOR 
Dikkat ekonomisinin temel amacının kullanıcıyı platformlarda tutmak olduğunu ifade eden Gezmen, algoritmaların etkileşim oranı yüksek içerikleri daha fazla göstererek kullanıcıları “yankı fanusu” olarak adlandırılan ortamlara hapsettiğine dikkat çekti. “Bu ortamlarda sürekli aynı görüşler dolaşıma giriyor ve zamanla bu bilgiler, o ortamın mutlak gerçeğiymiş gibi kabul ediliyor.” diyen Gezmen, bunun dezenformasyonun ve bilgi kirliliğinin daha hızlı yayılmasına neden olduğunu belirtti.

 

Dikkat süresi kısa olan bireylerin öncelikle hızlı tüketim refleksini yavaşlatması gerektiğini vurgulayan Gezmen, “Dezenformasyon içeriğini paylaşan kişi, en az bu içeriği üreten kişi kadar sorumluluk taşır.” dedi.  Teyit okuryazarlığının önemine dikkati çeken Gezmen, bilgilerin tek bir kaynaktan değil, mümkün olduğunca farklı ve güvenilir kaynaklardan kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti.

 

DEZENFORMASYONLA MÜCADELE VURGUSU 
Gezmen, kullanıcıların algoritmaların işleyişini sorgulamasının dezenformasyonla mücadelede kritik öneme sahip olduğunu belirterek, “Bu içerikler neden sürekli karşıma çıkıyor, algoritma neden öfke, korku ve kutuplaşma içeren içerikleri öne çıkarıyor sorularını sormak, bireysel düzeyde dezenformasyonla mücadelede önemli bir adımdır.” diye sözlerini tamamladı.

İçerik Anadolu Ajansında yayımlanmıştır, izlemek için tıklayınız.

Son Güncelleme Tarihi: 16/04/2026 - 14:12



Bilgi / Destek Butonu