Bireysel Başvuruda Kabul Edilebilirlik Kriterleri Konferansı

Bireysel Başvuruda Kabul Edilebilirlik Kriterleri Konferansı
İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Milletlerarası Hukuk ve Dış Politika Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından ortaklaşa olarak 09 Aralık 2025 tarihinde Anayasa Mahkemesi Raportör Hâkimi Ceren Sedef Eren’in konuşmacı olarak katılımıyla “Bireysel Başvuruda Kabul EdilebilirlikKriterleri” başlıklı bir konferans gerçekleştirilmiştir. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, bireysel başvuru mekanizmasının Türk hukukundaki işleyişi, kabul edilebilirlik kriterlerinin kapsamı ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ayrıntılı şekilde ele alınmıştır.
Konuşmada, bireysel başvuru mekanizmasının –diğer adıyla anayasa şikâyeti yolunun– 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile hukuk sistemimize girdiği ve 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlandığı hatırlatılmıştır. Bu mekanizma; AİHS kapsamındaki ve Anayasa ilegüvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinin kamu makamlarınca ihlal edildiğini ileri süren bireylere, Anayasa Mahkemesi’ne başvurma imkânı tanımaktadır.
Raportör Hâkim Eren, bireysel başvurunun AİHM modelinden esinlenerek oluşturulduğunu, temel amacının ise temel hak ihlallerine karşı daha etkilibir iç hukuk yolu tesis etmek olduğunu vurgulamıştır. Bireysel başvurunun yalnızca hak ihlallerinin giderilmesine değil, aynı zamanda kamu makamlarında insan hakları farkındalığının artırılmasına ve insan hakları kültürünün gelişmesine önemli katkı sağladığı ifade edilmiştir.
Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi’nin resen inceleme yetkisinin bulunmadığı, Mahkemenin ihlal iddiasını inceleyebilmesi için başvurucunun usulüne uygun bir başvuru yapmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu yönüyle bireysel başvuru yolunun, olağan kanun yollarına ek bir denetim mekanizması değil, temel hakların kamu gücü müdahalelerine karşı korunması için öngörülmüş olağanüstü bir başvuru yolu olduğu özellikle vurgulanmıştır.
Raportör Hâkim Eren, bireysel başvuru sonucunda AYM’nin yalnızca ihlal tespiti yapmadığını; aynı zamanda ihlalin ve sonuçlarının giderilmesi için gerekli işlemleri belirlediğini açıklamıştır. İhlalin bir mahkeme kararından kaynaklanması hâlinde dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmekte; yeniden yargılamanın hukuki yarar taşımadığı durumlarda ise tazminata hükmedilebildiği ifade edilmiştir.
AYM’ye bireysel başvuru usulü, 6216 sayılı Kanun’un 45–51. maddeleri ile AYM İçtüzüğü’nün 59–84. maddeleri arasında ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Mahkeme, başvuruları esasına geçmeden önce kabul edilebilirlik yönünden değerlendirmekte; kanunda öngörülen şartlara aykırılık taşıyan, Anayasal açıdan önem arz etmeyen, başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı veya açıkça dayanaktan yoksun olan başvurular hakkında kabul edilemezlik kararı vermektedir.
Konferansta, bireysel başvuruların büyük çoğunluğunun kabul edilemezlik kararıyla sonuçlandığı, bu nedenle başvuruda bulunmayı düşünen bireylerin ve uygulayıcıların kabul edilebilirlik kriterlerini doğru ve eksiksiz şekilde bilmesinin büyük önem taşıdığı özellikle ifade edilmiştir.
Üniversitemiz, insan hakları ve anayasa yargısı alanındaki bu önemli konuların akademik düzeyde tartışılmasına katkı sunmaya devam edecektir. Konferansa değerli katkıları için Anayasa Mahkemesi Raportör Hâkimi Sayın Ceren Sedef Eren’e teşekkür ederiz.
Son Güncelleme Tarihi: 23/12/2025 - 10:05


