Skip to main content
Medipol University

How do infants sleep and how do parents cope with it?

03.04.2026

An international study involving Prof. Nalan Karabayır from Istanbul Medipol University has revealed that a single standardized approach does not apply to infant sleep methods.  According to the study conducted with 914 parents across five countries, 7 out of every 10 parents try at least one method; however, a significant proportion of these methods are abandoned before completion. The findings indicate that parents prefer more contact-oriented approaches and that infant sleep problems directly affect parental mental health. 

 

Bebeklik döneminde uyku sorunları hem çocukların gelişimini hem de ebeveynlerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir sağlık başlığı olarak öne çıkıyor. İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nalan Karabayır’ın yer aldığı uluslararası araştırma ekibi, bebeklerde kullanılan davranışsal uyku yöntemlerine ilişkin ebeveyn farkındalığını, kullanım oranlarını ve kabul düzeylerini inceledi.  “Awareness, Use and Acceptability of Infant Behavioural Sleep Interventions: An Initial Exploration Among Caregivers Residing in Five Countries” başlıklı çalışma, uluslararası prestijli bir yayın olan Journal of Sleep Research dergisinde yayımlandı.

Avustralya, Kanada, Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD’de yaşayan, 6-18 ay arası bebeğe sahip toplam 914 ebeveynle yürütülen araştırmada, farklı uyku yöntemleri bilimsel ölçütlerle değerlendirildi. Çevrim içi anket yöntemiyle yürütülen çalışmada ebeveynlere yedi farklı davranışsal uyku yöntemi detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcıların bu yöntemleri daha önce duyup duymadığı, kullanıp kullanmadığı ve ne ölçüde kabul edilebilir bulduğu bilimsel bir ölçüm aracıyla değerlendirildi.

HER 10 EBEVEYNDEN 7’Sİ BEBEĞİNİ KENDİ SEÇTİĞİ YÖNTEMLE UYUTUYOR
Araştırma bulgularına göre ebeveynlerin yüzde 50 ila 70’i bebek uyku yöntemleri hakkında bilgi sahibi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i ise en az bir yöntemi denediğini belirtiyor.

Çalışmada, ebeveynlerin en sık başvurduğu yöntemler arasında bebeğin ağlamasına müdahale edilmeden kendi kendine uyumasını beklemeye dayanan yaklaşımlar ile kontrollü şekilde müdahale edilen yöntemler yer alıyor. Bunun yanı sıra ebeveynin odada bulunarak ancak sınırlı etkileşim kurduğu uygulamalar, bebeğe kademeli destek verilerek uykuya geçişin sağlandığı yöntemler, bebeğin kucakta ya da kendi yatağında ebeveyn eşliğinde sakinleştirilmesi gibi daha temas odaklı yaklaşımlar da öne çıkıyor. Ayrıca bazı ebeveynlerin, uyku problemlerine çözüm olarak bebekle birlikte uyumayı tercih ettiği görülüyor.

Bu yöntemlerin kullanım oranı yüzde 25 ile yüzde 80 arasında değişiklik gösterirken, ebeveynlerin yüzde 30 ila 55’inin başladıkları yöntemi tamamlamadan bıraktığı tespit edildi. Bu durum, yalnızca yöntemlerin etkinliğinin değil, ebeveynler tarafından ne ölçüde benimsenebilir olduğunun da kritik bir belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. 

“AĞLATMA YÖNTEMLERİ” EN DÜŞÜK KABUL ORANINA SAHİP
Çalışmada, bebeğin ağlamasına sınırlı müdahale edilen yöntemlerin ebeveynler tarafından daha az kabul gördüğü ortaya kondu. Tamamen müdahalesiz bırakmaya dayanan yöntem en düşük kabul puanını alırken, ebeveynin odada bulunmasına rağmen müdahalesinin sınırlı olduğu yaklaşımlar da düşük kabul düzeyinde kaldı. Bu bulgular, ebeveynlerin özellikle bebeklerinin ağlamasına kayıtsız kalmayı gerektiren yöntemlere karşı mesafeli olduğunu gösteriyor.

Buna karşın araştırma sonuçları, ebeveynin bebeğe aktif destek verdiği ve temas içeren yöntemlerin daha yüksek kabul gördüğünü ortaya koydu. Kademeli destekle sakinleştirme, bebeği kucakta sakinleştirme ve yatakta eşlik ederek uyutma gibi yaklaşımlar daha olumlu değerlendirildi. Bu yöntemlerin, ebeveynlerin duygusal beklentileri ve bakım anlayışlarıyla daha uyumlu olduğu ve bu nedenle daha sürdürülebilir bulunduğu ifade edildi.

KÜLTÜREL FARKLAR YÖNTEM TERCİHLERİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Araştırma, bebek uyku yöntemlerine yönelik farkındalık ve kabul düzeylerinin ülkelere göre anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koydu. Aynı uyku yönteminin bir ülkede daha yüksek kabul görürken başka bir ülkede daha düşük kabul edilmesi, kültürel normların ve ebeveynlik anlayışının belirleyici rolünü gözler önüne serdi. Özellikle bağımsız uyku alışkanlıklarını teşvik eden toplumlarla, ebeveyn-bebek yakınlığını önceleyen toplumlar arasında anlamlı farklılıklar tespit edildi.

BEBEKLERDE UYKU SORUNLARI EBEVEYNLERDE DEPRESYON RİSKİNİ ARTIRIYOR
Araştırmada bebeklerde uyku problemlerinin dünya genelinde yüzde 15 ila 35 oranında görüldüğü belirtilirken, bu durumun yalnızca bebekleri değil ebeveynleri de doğrudan etkilediği vurgulandı. Özellikle sık uyanma ve uykuya geçişte yaşanan zorlukların, ebeveynlerde depresyon ve kaygı riskini artırabildiği, genel yaşam kalitesini ve psikososyal iyi oluşu olumsuz yönde etkileyebildiği ifade edildi. Bu bulgular, bebek uykusuna yönelik çözümlerin yalnızca çocuk sağlığı değil, aile bütünlüğü ve ebeveyn ruh sağlığı açısından da kritik öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. 

TEK TİP YAKLAŞIM YERİNE ESNEK VE BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ MODEL
Araştırmanın en önemli sonuçlarından biri, hiçbir uyku yönteminin tüm ebeveynler tarafından evrensel olarak kabul görmemesi oldu. Bu durum, standart ve tek tip yaklaşımların sınırlı etkisini ortaya koyarken, ebeveynlere farklı seçenekler sunan esnek modellerin gerekliliğini gündeme getirdi.

Araştırmacılar, ebeveynlerin kendi değerleri, yaşam koşulları ve kültürel inançları doğrultusunda seçim yapabilecekleri çok seçenekli bir yaklaşımın, yöntemlerin benimsenmesini ve sürdürülebilirliğini artırabileceğini vurguladı. 

LİTERATÜRE KATKI VE ÇALIŞMANIN ÖNEMİ
Bu çalışma, bebek uyku yöntemlerinin farkındalık, kullanım ve kabul düzeylerini aynı anda ve farklı ülkeler arasında karşılaştırmalı olarak inceleyen nadir araştırmalardan biri olma özelliği taşıyor.

Ayrıca, ebeveynlerin görüşlerini standart ve doğrulanmış bir ölçüm aracıyla değerlendirmesi sayesinde, farklı yöntemlerin doğrudan karşılaştırılmasına imkân tanıyor. Bu yönüyle çalışma, yalnızca yöntemlerin etkinliğine değil, ebeveynler tarafından ne ölçüde kabul edildiğine de odaklanarak literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor.

Araştırma sonuçları, çocuk sağlığı, pediatri ve ebeveyn danışmanlığı alanlarında daha kültürel duyarlılığa sahip, bireyselleştirilmiş ve uygulanabilir müdahale modellerinin geliştirilmesine katkı sunuyor. Aynı zamanda, ebeveynlerin bir yöntemi benimsemesinde kabul edilebilirliğin en az etkinlik kadar önemli olduğunu ortaya koyarak, gelecekteki klinik uygulamalar ve politika geliştirme süreçleri için yol gösterici bir çerçeve sunuyor.

Last Update Date: 18/04/2026 - 18:08



Knowledge / Support Button