Skip to main content
Medipol University

A new research focusing on molecular mechanisms in Parkinson's disease

06.02.2026

An international study involving researchers from Istanbul Medipol University and published by Springer systematically analyzed cell models that mimic Parkinson’s disease, shedding light on the molecular mechanisms underlying the disease and identifying potential novel drug targets.

k
 

İstanbul Medipol Üniversitesi araştırmacılarının da yer aldığı araştırma, Parkinson hastalığının hücre düzeyindeki işleyişini detaylı biçimde inceleyerek yeni tedavi hedeflerine işaret eden önemli bulgular ortaya koydu. Springer’de yayımlanan çalışma, hastalığın moleküler mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasına katkı sunarken, gelecekte geliştirilebilecek yeni ilaç çalışmalarına da ışık tutuyor.

Parkinson hastalığı, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve ilerleyici sinir hücresi kaybıyla karakterize edilen nörodejeneratif bir hastalık olarak biliniyor. Günümüzde kullanılan tedaviler çoğunlukla semptomların kontrol altına alınmasına odaklanırken, hastalığın ilerleyişini durdurabilecek ya da yavaşlatabilecek yeni yaklaşımlar üzerine bilimsel çalışmalar hızla devam ediyor.

Bu kapsamda yürütülen araştırmada, İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilim ve Teknoloji Araştırma Enstitüsü (SABİTA) araştırmacılarının da yer aldığı ekip, Parkinson hastalığının moleküler mekanizmalarını daha kapsamlı biçimde ortaya koymayı amaçladı. Çalışma, hastalıkla ilişkili moleküler süreçlerin daha iyi anlaşılmasına katkı sunarken, nörodejeneratif mekanizmalarla bağlantılı biyolojik yolların sistematik olarak analiz edilmesini mümkün kıldı.

SABİTA'dan Şeyma Çimen ile İstanbul Medipol Üniversitesi Uluslararası Tıp FakültesindenDr. Öğr. Üyesi Esra Nur Yiğit’in de araştırma ekibinde yer aldığı “Systematic Characterization of LUHMES Cell-Based Parkinson’s Disease Models Reveals Potential Novel Drug Targets”başlıklı çalışma, Springer tarafından yayımlandı.

Çalışma kapsamında geliştirilen deneysel yaklaşım, hücresel modellerde ortaya çıkan değişimleri çok boyutlu veri analiziyle değerlendirerek Parkinson patolojisine ilişkin yeni biyolojik göstergelerin ortaya konmasına imkân tanıdı. Elde edilen bulguların, hastalığın temel mekanizmalarının anlaşılmasının yanı sıra gelecekte geliştirilebilecek hedefe yönelik tedavi stratejileri açısından da önemli bir referans oluşturabileceği belirtildi.

PARKİNSON HASTALIĞINI TAKLİT EDEN HÜCRE MODELİ DETAYLI İNCELENDİ
Araştırmada, dopamin üreten sinir hücrelerine benzer özellikler taşıyan “LUHMES Hücre Modeli” kullanıldı. Parkinson hastalığıyla yakından ilişkili alfa-sinüklein proteininin hücrelerde artışıyla ortaya çıkan biyolojik değişimler incelenerek hastalık süreci moleküler düzeyde analiz edildi. RNA dizileme ve biyoinformatik analizler sayesinde hücrelerde hangi genlerin aktif hâle geldiği veya baskılandığı detaylı biçimde ortaya kondu.

Çalışma sonuçları, mitokondriyal fonksiyonlar, oksidatif stres yanıtı, enerji metabolizması ve protein katlanma süreçlerinin Parkinson patolojisinde merkezi rol oynadığını gösterdi. Daha önce hastalıkla ilişkilendirilen bazı genler yeniden doğrulanırken, yeni potansiyel biyolojik hedeflerin de belirlenmesi mümkün oldu. Araştırmacılar, bu bulguların hastalığın altında yatan mekanizmaların daha bütüncül şekilde anlaşılmasına katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.

BİTKİ KÖKENLİ MOLEKÜLLERİN KORUYUCU ETKİSİ DİKKAT ÇEKTİ
Araştırmanın dikkat çeken aşamalarından biri de doğal bileşiklerin hücre modeli üzerindeki etkilerinin incelenmesi oldu. Antioksidan özellikleriyle bilinen quercetin ve rutin adlı flavonoidlerin, Parkinson modelinde gözlenen hücresel stres ve hasarı azaltma potansiyeli gösterdiği tespit edildi. Bu moleküllerin, hastalık sürecinde değişime uğrayan bazı gen ifadelerini yeniden dengelemeye yardımcı olabileceği değerlendiriliyor.

Bilim insanlarına göre bu bulgu, mevcut ya da doğal kaynaklı moleküllerin yeni tedavi stratejilerine uyarlanabileceği yönünde önemli bir araştırma alanı açabilir. Özellikle erken aşama deneysel çalışmalar açısından bu tür bileşiklerin değerlendirilmesi, yeni ilaç geliştirme süreçlerine hız kazandırabilecek bir potansiyel taşıyor.

PARKİNSON ARAŞTIRMALARINA YENİ PERSPEKTİF: SİSTEM BİYOLOJİSİ YAKLAŞIMI
Çalışmada kullanılan sistem biyolojisi yaklaşımı, tek bir gen ya da protein yerine tüm hücresel ağların birlikte değerlendirilmesini mümkün kıldı. Bu yöntem sayesinde Parkinson hastalığında rol oynayabilecek yeni moleküler hedefler belirlenirken, genler arası etkileşim ağları da detaylı biçimde analiz edildi. Araştırmacılar, bu kapsamlı analizlerin hastalık mekanizmalarının daha doğru modellenmesine ve ilaç geliştirme süreçlerinde daha isabetli hedeflerin seçilmesine katkı sağlayabileceğini vurguluyor.

LİTERATÜRE KATKI VE GELECEKTEKİ PARKİNSON ARAŞTIRMALARI İÇİN YOL GÖSTERİCİ HARİTA
Araştırma, Parkinson hastalığına yönelik hücre temelli modellerin sistematik biçimde karşılaştırılması ve karakterize edilmesi açısından literatüre önemli katkılar sunuyor. Çalışma, laboratuvar ortamında geliştirilen modellerin gerçek hastalık süreçlerini ne ölçüde yansıttığını ortaya koyarak preklinik araştırmalar için daha güvenilir bir deneysel çerçeve sunuyor.

Elde edilen bulgular yalnızca hastalığın biyolojik temelinin anlaşılmasına katkı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda yeni ilaç hedeflerinin belirlenmesine yönelik güçlü bir veri seti oluşturuyor. Araştırmacılara göre bu yaklaşım, Parkinson hastalığına yönelik tedavi geliştirme çalışmalarında daha bütüncül ve veri temelli bir perspektif sunarak, gelecekteki klinik araştırmalar için yol gösterici olabilir.

Last Update Date: 18/04/2026 - 16:57



Knowledge / Support Button