A crisis guide for energy investments: Which strategy does the new model prioritize?
Tightening budgets and heightened uncertainty during periods of crisis render energy investments increasingly precarious. A novel model developed by academics at Istanbul Medipol University systematically delineates which strategies should be prioritized in such challenging contexts.

Ekonomik kriz dönemlerinde enerji yatırımları durmalı mı, yoksa yön mü değiştirmeli? İstanbul Medipol Üniversitesi akademisyenleri bu soruya veri temelli bir modelle yanıt veriyor. “Rethinking energy investment policies during economic downturns using an advanced hybrid decision-making model” başlıklı çalışma, dünyada “General Arts and Humanities” kategorisinde 176 dergi arasında ikinci sırada yer alan Humanities and Social Sciences Communications’ta yayımlandı.
İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Yüksel,Bankacılık ve Sigortacılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Dinçer ve Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Serkan Eti’nin yer aldığı araştırma, kriz dönemlerinde enerji yatırımlarının neden zorlaştığını ve hangi faktörlerin öne çıktığını ortaya koyuyor. Bütçelerin daraldığı, belirsizliğin arttığı bu dönemlerde doğru yatırım kararlarının her zamankinden daha kritik hale geldiği vurgulanıyor.
KRİZ DÖNEMLERİNDE KARAR ALMAK DAHA ZOR
Enerji yatırımları uzun vadeli ve yüksek maliyetli olduğu için ekonomik dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. Araştırma ekibi, bu zorlu ortamda karar vericilere yol göstermek amacıyla ileri düzey hibrit bir karar verme modeli geliştirdi. Model; ekonomik verilerin yanı sıra belirsizlikleri, uzman görüşlerini ve farklı kriz dinamiklerini birlikte değerlendirerek daha gerçekçi sonuçlar sunmayı hedefliyor.
GEÇMİŞ KRİZLERDEN BUGÜNE
Çalışmada enerji yatırımları açısından kritik beş dönem karşılaştırmalı olarak incelendi. 1973 petrol kriziyle başlayan süreç; 1980’lerdeki piyasa dalgalanmaları, 1997 Asya finans krizi, 2010’lu yıllardaki yeşil dönüşüm ve 2020’lerdeki küresel tedarik zinciri sorunlarına kadar uzanıyor.
Bu dönemler üzerinden enerji politikalarının nasıl değiştiği ve kriz anlarında hangi yaklaşımların daha etkili olduğu analiz edildi. Bulgular, son yıllarda sürdürülebilirlik ve dayanıklılık kavramlarının enerji yatırımlarında giderek daha belirleyici hale geldiğini gösteriyor.
TEKNOLOJİ VE POLİTİKALAR ÖNE ÇIKIYOR
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, kriz dönemlerinde enerji yatırımlarını en çok etkileyen faktörlerin teknolojik gelişmeler ve düzenleyici politikalar olması. Bu bulgu, yalnızca finansal kaynakların değil, yenilikçi teknolojilerin ve güçlü bir politika çerçevesinin de belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor.
Özellikle 2010’lu yıllarda hız kazanan yeşil yatırım yaklaşımı ile 2020’li yıllarda yaşanan tedarik zinciri sorunları, enerji yatırımları açısından en kritik kırılma noktaları arasında yer alıyor. Bu tablo, gelecekteki stratejilerin daha esnek ve sürdürülebilir bir yapıda kurgulanması gerektiğine işaret ediyor.
YENİ BİR KARAR VERME MODELİ GELİŞTİRİLDİ
Çalışma kapsamında enerji yatırımlarının daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için bulanık çok kriterli bir karar verme modeli geliştirildi. Modelde belirsizlikleri daha gerçekçi analiz edebilmek için Fermatean bulanık sayılar kullanılırken, uzman görüşlerinin ağırlıkları taxicab mesafesine dayalı kümeleme analiziyle belirlendi. Kriterlerin önceliklendirilmesinde ise SITDE yöntemi kullanıldı.
Bu yaklaşım sayesinde kriz ortamlarında enerji yatırımlarına ilişkin stratejik kararlar farklı senaryolar altında karşılaştırılabiliyor. Geliştirilen model, karar süreçlerini daha tutarlı, şeffaf ve veri temelli hale getirerek belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde daha güvenilir sonuçlar sunuyor.
POLİTİKA YAPICILAR İÇİN YOL HARİTASI
Çalışma, enerji yatırımlarının yalnızca ekonomik koşullara göre değil; teknoloji, düzenleyici çerçeve ve uzun vadeli hedefler birlikte düşünülerek planlanması gerektiğini ortaya koyuyor.
Elde edilen bulgular, özellikle politika yapıcılar ve yatırımcılar için önemli bir yol haritası sunuyor. Teknolojik inovasyonun desteklenmesi, düzenleyici istikrarın sağlanması ve uzun vadeli planlamaya odaklanılması, kriz dönemlerinde daha dirençli enerji sistemleri kurmanın anahtarı olarak öne çıkıyor.
Last Update Date: 18/04/2026 - 18:05