The burden of menopause is more severe in rural contexts: Quality of life signals a critical decline
A research team that includes Prof. Mehmet Levent Şentürk, a member at Istanbul Medipol University’s International School of Medicine, conducted a comprehensive field study revealing the prevalence of menopausal symptoms among middle-aged women living in rural areas and the impact of these symptoms on quality of life. While the study demonstrates that a substantial proportion of women experience intense complaints during the menopausal transition, it also shows that many do not seek support, and that low awareness, health perception, and psychosocial factors play a decisive role in shaping quality of life.

İstanbul Medipol Üniversitesi Uluslararası Tıp Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mehmet Levent Şentürk’ün de yer aldığı araştırma ekibi, kırsal bölgelerde yaşayan orta yaşlı kadınlarda menopoz belirtilerinin yaygınlığını ve bu belirtilerin yaşam kalitesi üzerindeki etkisini ortaya koyan kapsamlı bir saha çalışmasına imza attı. Maturitas Dergisinde yayımlanan “Climacteric symptoms and their impact on quality of life among middle-aged rural Turkish women: A preliminary study”başlıklı araştırma, menopoz sürecinin yalnızca biyolojik değil, sosyal, ekonomik ve psikolojik boyutları olan çok katmanlı bir dönem olduğunu somut verilerle ortaya koydu.
Menopoz, her kadının yaşamında doğal bir geçiş süreci olarak kabul edilse de bu dönemin nasıl deneyimlendiği yaşanılan çevreye, eğitim düzeyine, ekonomik koşullara ve sağlık hizmetlerine erişime göre önemli farklılıklar gösterebiliyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınların menopoz sürecine ilişkin deneyimlerine dair bilimsel verilerin sınırlı olması, bu alandaki bilgi boşluğunu daha görünür hale getiriyor. Araştırma ekibi, Güneydoğu Anadolu’daki kırsal bir yerleşimde yaşayan kadınları odağa alarak bu boşluğu doldurmayı ve menopoz belirtilerinin günlük yaşam üzerindeki etkisini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmeyi amaçladı.
KADINLARIN YÜZDE 66’SI BELİRTİ YAŞIYOR ANCAK ÇÖZÜM ARAMIYOR
Araştırma, Mardin’de yaşayan 40–65 yaş aralığındaki 257 kadınla yüz yüze görüşmeler yapılarak gerçekleştirildi. Katılımcıların yaş ortalaması 48,9 olarak belirlendi. Çalışmaya katılan kadınların yüzde 55,3’ünü perimenopozal dönemde olanlar oluştururken, geri kalanını postmenopozal dönemdeki kadınlar oluşturdu. Katılımcıların büyük çoğunluğunun evli olduğu, önemli bir kısmının ise düşük eğitim düzeyine sahip bulunduğu saptandı. Bu doğrultuda kadınların yüzde 38,5’inin okuma yazma bilmediği, yüzde 46,7’sinin ise yalnızca ilkokul mezunu olduğu tespit edildi. Ayrıca yalnızca yüzde 6,6’sının aktif olarak çalıştığı belirlendi. Katılımcıların yaklaşık yarısının fazla kilolu olduğu, önemli bir bölümünde ise hipertansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların bulunduğu ortaya kondu.
Araştırmada öne çıkan bulgulardan biri de menopoz farkındalığının düşük düzeyde olmasıydı. Kadınların yalnızca yüzde 37,7’si menopoz hakkında bilgi aldığını belirtirken, yüzde 66,1’i semptom yaşamasına rağmen herhangi bir çözüm arayışına girmediğini ifade etti. Öte yandan menopozal hormon tedavisi kullananların oranı ise yalnızca yüzde 4,7 olarak kaydedildi.
EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİLER: EKLEM AĞRISI VE SICAK BASMASI
Çalışma, menopoz belirtilerinin oldukça yaygın olduğunu ortaya koydu. Perimenopozal dönemdeki kadınlarda en sık görülen şikâyet eklem ve kas ağrıları oldu. Bu grupta kadınların yüzde 85,9’u bu tür rahatsızlık yaşadığını belirtti. Sıcak basması ve ani terleme gibi belirtiler ile sinirlilik de yüksek oranlarda görüldü. Postmenopozal dönemde ise en sık karşılaşılan sorun sıcak basması ve terleme oldu. Bu grupta kadınların yüzde 93’ü bu tür belirtiler yaşadığını ifade etti. Eklem-kas rahatsızlıkları ve yoğun yorgunluk da öne çıkan diğer şikâyetler arasında yer aldı.
Araştırmacılar, kırsal bölgelerde yaşayan kadınlarda eklem ve kas ağrılarının yüksek oranlarda görülmesinin, tarım ve hayvancılığa dayalı fiziksel çalışma koşulları, kilo fazlalığı ve yaşa bağlı değişimlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.
YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜREN GİZLİ FAKTÖRLER
Araştırmada menopoz belirtilerinin şiddeti ile yaşam kalitesi arasında güçlü bir ilişki saptandı. Özellikle kadınların kendi sağlık durumlarını nasıl değerlendirdikleri belirleyici oldu. Sağlığını “çok kötü” olarak tanımlayan kadınlarda belirtilerin daha ağır seyrettiği ve günlük yaşamın daha fazla etkilendiği görüldü.
Psikiyatrik destek alma öyküsü olan kadınlarda da menopoz belirtilerinin daha şiddetli olduğu belirlendi. Analizler, psikiyatrik destek geçmişinin toplam belirti puanını anlamlı düzeyde artırdığını ortaya koydu. Sürekli ilaç kullanımı ve menopoz hakkında bilgi sahibi olmamak da daha düşük yaşam kalitesiyle ilişkili bulundu. Düşük gelir düzeyi, okuryazar olmama, obezite, hipertansiyon, hareketsiz yaşam ve eş desteğinin sınırlı olması gibi sosyal ve sağlıkla ilgili faktörlerin de belirtilerin daha ağır hissedilmesine katkı sağladığı görüldü.
KIRSAL KADIN SAĞLIĞI İÇİN BİLİMSEL YOL HARİTASI
Türkiye’nin kırsal bir bölgesinde yaşayan kadınların menopoz deneyimini çok boyutlu biçimde ele alan çalışma, bu alandaki nadir araştırmalardan biri olarak öne çıkıyor. Araştırma, menopozun yalnızca hormonal değişimlerden ibaret olmadığını; sosyal koşullar, psikolojik durum ve sağlık okuryazarlığı gibi faktörlerle doğrudan bağlantılı olduğunu somut verilerle ortaya koyuyor.
Çalışma, kırsal bölgelerde menopoz farkındalığının düşük olduğunu gösteriyor. Kadınların önemli bir kısmı yaşadığı belirtileri doğal ve müdahale gerektirmeyen bir süreç olarak değerlendiriyor. Bu durum, birinci basamak sağlık hizmetlerinde menopoz danışmanlığının güçlendirilmesi ve kırsal bölgelerde bilgilendirme programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Elde edilen bulgular, sağlık politikaları açısından da yol gösterici nitelik taşıyor. Kadınların sağlık algılarının ve psikolojik destek geçmişinin yaşam kalitesi üzerinde belirleyici olması, menopoz döneminde yalnızca fiziksel değil psikososyal destek mekanizmalarının da önemini gösteriyor. Bu yönüyle çalışma, kırsal kadın sağlığına yönelik koruyucu ve destekleyici programların geliştirilmesine bilimsel zemin sunuyor ve literatüre katkı sağlıyor.
Last Update Date: 18/04/2026 - 17:54