Geri
AKADEMİK

“Oyun, çocuk gelişiminde gerçek ile hayal arasında bir köprüdür”

19.11.2019

İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Yavuzer, çocuk gelişiminde önemli bir yeri olan oyunun gerçek ile hayal dünyası arasında bir köprü olduğunu söyledi.

“Oyun, çocuk gelişiminde gerçek ile hayal arasında bir köprüdür”

İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü tarafından “Çocuğun Kendisini Özgür Hissettiği İki Etkinlik Alanı Oyun ve Resim” başlıklı bir konferans düzenledi. Güney Kampüs Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansta Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Yavuzer, çocuk gelişiminde önemli bir yeri olan oyunun gerçek ile hayal dünyası arasında bir köprü olduğunu söyledi. Oyunun dört önemli işlevi olduğunu kaydeden Yavuzer şöyle dedi: “Oyun, sonucu düşünülmeden ve zevk almak için girişilen bir etkinliktir. Oyun, çocuğa toplumsal beceriler kazandırdığı gibi onu özgürleştirir. Oyun yoluyla kendini tanımayı öğrenen çocuk birikmiş enerjisini de toplumsal açıdan kabul edilen bir şekilde boşaltma fırsatı yakalar. Çocuk toplumsal beceriler kazanırken duygusal doyum sağlar. Oyunun eğitim, gelişim, teşhis ve terapötik olmak üzere dört önemli işlevi var. Oyun tedavi edici özelliğe sahiptir. Çocuk gerçek yaşamda gerçekleştiremediği bir eylemi, oyun ortamında gerçekleştirerek katharsisi (duygusal arınmayı) yaşar, böylelikle rahatlar. Çocuk günlük yaşamda çevresinden aldığı uyarıların oluşturduğu gerilimden oyunla kurtulur ve en derin düşüncelerine ifade olanağı bulabilir, sorunlarını kendi kendine çözebilir.”
“RESİM ÇOCUKLARIN DIŞ DÜNYA İLE İLETİŞİMİNİ SAĞLAR”
Prof. Yavuzer, resmin ise çocukların başkalarıyla ilişkilerinde önemli bir ölçüt olduğunu söyledi. Resimlerin çocukların duygu ve düşünüş biçimlerinin yanı sıra diğer insanlarla olan sorunlarını da yansıttığı kaydeden Yavuzer şöyle devam etti: “Serbest resim faaliyetlerinde çocuğun kâğıdı kullanış biçimi, resimdeki kompozisyon ve kullanılan renkler uzman gözlemciler için anlamlıdır. Çünkü çocuk resim yaparken kendini özgür bir oyun ortamında hisseder ve tüm davranışları doğaldır. Bu doğal ortam çocuğu izleyen uzmana onun gerçek duygularından haberdar olma olanağı verir. Küçücük bir figür o çocuğun özgüveni ile ilgili bize bilgi verebilir. Örnek vermek gerekirse aile üyeleriyle kendisini resmederken çocuk aile üyeleriyle arasına bir gökdelen veya bir ağaç çizebilir. Bu, iletişimin kopuk ve yetersiz olduğunu bize anlatıyor. Dolayısıyla çocuklar oyun ve resim sayesinde iç dünyalarını doğal bir biçimde anlatabiliyor.”