Geri
AKADEMİK

İletişim Fakültesi, Medya Okuryazarlığı Forumu düzenledi

05.11.2019

İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Medya Okuryazarlığı Derneği tarafından Facebook İstasyon’da “2. Medya Okuryazarlığı Forumu” düzenlendi.

İletişim Fakültesi, Medya Okuryazarlığı Forumu düzenledi

İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi ile Medya Okuryazarlığı Derneği iş birliğinde UNESCO Küresel Medya ve Enformasyon Okuryazarlığı Haftası kapsamında “2. Medya Okuryazarlığı Forumu” düzenlendi. Maslak 42 Facebook İstasyon’da gerçekleşen forumda ‘Dijital Vatandaşlık’ ve ‘Dijital Okuryazarlık’ konuları ele alındı. İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Büyükaslan ve Medya Okuryazarlığı Derneği Başkanı Cansu Coşan programın açış konuşmalarını gerçekleştirdi. Forumun ikinci oturumunda İstanbul Medipol Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Müge Demir Ayral moderatörlüğünde panel gerçekleştirildi. Panelistler arasında Youth IGF Türkiye Koordinatörü Su Sonia Herring, Uluslararası Sosyal Medya Derneği Başkanı Sait Ercan, İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Başak Gezmen, İstanbul Aydın Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Başkanı Doç. Dr. Deniz Yenğin ve İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Ümit Sarı yer aldı. 
ERCAN: DİJİTAL HEPİMİZİ HUZURSUZ YAPTI
Panelde konuşan Uluslararası Sosyal Medya Derneği Başkanı Sait Ercan, dijitalde gelişen dilin bize ait olmadığını söyledi. Çocukların dijitale bağımlı değil, kötüye kullanım kurbanı olduğunu savunan Ercan şöyle dedi: “Dijital dünyanın herkesi huzursuz yaptığını düşünüyorum. İnternet kafelerin yetiştirdiği bir nesil var, oralarda bir nesli mahvettik. Bu çocuklar kabinlerde ne seyrediyor? Bunu hiç kimse umursamadı. Kabinde çocuk o yaşta seyretmemesi, görmemesi gereken şeyler gördü. Sigara dumanıyla, çetelerle tanıştı, babasından arkadaşından para çaldı, 5 dakika daha oyuna devam edebilmek için ilk defa yalvardı. Şimdide bağımlılıktan bahsediyoruz, çocukları bağımlı değil kötüye kullanım kurbanı. Sosyal medyaya çocuklar değil, anne baba bağımlı. Aksine gençlerin sosyal sorumluluktan empati kurma yeteneğine kadar çok iyi olduklarını düşünüyorum. İstanbul’da veliler biraz daha bilinçli ama Anadolu çok kötü durumda. Ailemize dijitalde de vakit ayırmayı bilmemiz lazım. Hangi anne bana çocuğuyla arkadaş? Biz arkadaş olmayı da unuttuk. Çocuğumuza en iyi telefonu, tableti alırsak en iyi anne baba biziz. Babalık, annelik ve çocukluk kavramının yeniden yazılması lazım. Altımızda çok eski bir kamyon var, son model arabayla yarışmaya çalışıyoruz.”
GEZMEN: SİBER ZORBALIĞA MARUZ KALDIĞIMIZIN FARKINDA DEĞİLİZ
İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Başak Gezmen ise siber zorbalığın sadece hakaret, iftira ve alay etmekle sınırlı olmadığını söyledi. Siber zorbalıkla ilgili daha fazla sese ve farkındalığa ihtiyaç olduğunu kaydeden Gezmen şöyle dedi: “Yirmi dört saatimizin büyük bir kısmını medyayla iç içe geçiriyoruz. Bu kadar fazla zaman geçirdiğimiz bir yerde, medya iletilerine nasıl maruz kaldığımızı ve bu medya iletilerinin içeriğiyle ilgili neler bildiğimizi sorgulamalıyız. Zaten medya iletilerinin içeriğini tam olarak bilmediğimizden gelen iletileri de sorgulayamıyoruz. Siber zorbalığa uğruyor muyuz, siber zorbalıkla ilgili herhangi bir ileti aldık mı bunlar üzerine düşünemiyoruz. Çok masum görünen davranış modelleri, günümüzde siber zorbalık olarak değerlendirilebilir. Siber zorbalık kapsamında sahte hesap açma, herhangi birinin profilinden fotoğraf alıp bunu kendi kimliğiymiş gibi canlandırma, her türlü hakaret ve kınama, ağır eleştiri, argo, küfür gibi söylemlerde bulunup iletilerin gönderilmesi, bunun dışında iftira, dedikodu gibi iletiler, bunların hepsi siber zorbalık örneği. Yapılması gereken temel şey bu alanla ilgili farkındalık oluşturmak.”