Kurucu'dan
Yazdır

“Kutadgu Bilig Türk tarihi açısından mücevher değerinde”

İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen ‘Türk Devlet Geleneği ve Kutadgu Bilig Paneli’nde konuşan Prof. Dr. Mahmut Arslan, Kutadgu Bilig’in Türk tarihi açısından mücevher değerinde olduğunu söyledi.

13.05.2019
“Kutadgu Bilig Türk tarihi açısından mücevher değerinde”

İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi tarafından ‘Türk Devlet Geleneği ve Kutadgu Bilig’ başlıklı bir panel düzenlendi. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Ali Resul Usul’ün moderatörlüğünde gerçekleşen panele Öğretim Üyemiz Prof. Dr. Mehmet İpşirli ve İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mahmut Arslan konuşmacı olarak katıldı. Güney Kampüs Konferans Salonunda düzenlenen programda konuşan Prof. İpşirli, devlet kurmada Türkler kadar mahir bir millet olmadığını söyledi. İpşirli, Balasagunlu Yusuf Has Hacip tarafından kaleme alınan Kutadgu Bilig’in dil, edebiyat ve kültür tarihimiz açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin zengin kültürel bir miras üzerinde oturduğunu kaydeden İpşirli, “Kutadgu Bilig, İslam öncesi Türk devlet geleneğini ve İslamiyet’in kabulünden sonraki anlayışı ortaya koyan, herkesin okuması gereken çok önemli bir eserdir” dedi.
 
PROF. ARSLAN: TÜRKLER 3 KERE MEDENİYET DEĞİŞTİRDİ
Panelde konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mahmut Arslan ise Kutadgu Bilig’in tür olarak bir siyasetname olduğunu kaydetti. Arslan, Kutadgu Bilig’in İslami Türk edebiyatının bilinen ilk büyük eseri olduğunu belirtti. Türklerin tarihte devlet kurmayı adeta sanat haline getirdiğini ifade Arslan şöyle devam etti: “İslam ortaya çıktığında Türklerin bin yıllık devlet tecrübesi vardı. Çinliler 5 bin yıl önce neredeyse bugün de orada. Biz Asya’da başlayıp batıya doğru sürekli ilerledik. Araplar kabileler halinde yaşarken Türklerin bu devlet kurma geleneği nereden geliyor? Atalarımız bozkırda çobanlık yapardı. Küçük göçebe çocuk 20 yaşına geldiğinde at üstünde ok atar, attığını vururdu. Bunların 10 bin tanesi bir araya geldiği zaman süper güç ortaya çıkardı. Sonra kabileler birleşir, içlerinden karizmatik bir lider çıkartır etrafında toplanırlardı. Bozkırda yaşamak teşkilatçılığa ve devlet kurmaya büyük fayda sağlamıştır. Türklerin kendine özgü bir başka özelliği ise 3 kere medeniyet değiştirmesidir.Türk kültürü, Uzak-Doğu uygarlık dairesinden İslam uygarlık çevresine, Tanzimat hareketinden beri de Batı uygarlık çevresine girmiştir ya da girme çabası içindedir. Türkler son iki yüzyıldır geçirmekte olduğu kültür ve uygarlık değişiminin sancılarını bin yıl önce İslam uygarlık çevresine girerken de bütün sıkıntı ve sarsıntılarıyla yaşamıştır. Bu sarsıntıları Kutadgu Bilig’de görebilirsiniz.”